Eskiden siyasal içerikli tartışmalarda kullanılan dile dikkat edilirdi… Ama “son hesaplaşmaya” doğru hızla gidilmekte olan günümüzde, “kızgın görünmeye bayılan ve bunu bağırıp hakaret etmekle özdeşleştirmiş olan” Trump’ın ABD Başkanı seçilmesiyle birlikte, işler değişti…

Sanki sihirli bir el değmiş gibi, başka ülkelerde de ona benzeyenler çıkmaya başladı…
Liderliğini sürdürebilmek için, başlarda bu yönteme başvuranlar zaten vardı… Ama Trump’la birlikte, uluslararası düzeye çıktı “kızgınlığını bağırıp hakaret ederek” göstermek…
“Kırmızıçizgiler” dönemi bitmiş, yerini “sıkıyorsa gel” tehditleri almıştı…
Trump ve onun karşısına çıkan Kuzey Kore Lideri Kim Jong-un, katkılarıyla bu yeni döneme hizmet ettiler…
Askeri kanadın bastırması sonucu “savaş çıkarmanın daha kolay olduğu” Ortadoğu’ya yönelen ve burada Netanyahu gibi bir hazine bulan Trump, sonunda AB Konseyi Başkanı Donald Tusk’ı da çileden çıkarmayı becerdi…
…Ve Tusk onun için “Böyle dostu olanın düşmana ihtiyacı yok” dedi…
Şu sıralar ABD içinde Trump belasından kurtulmaya çalışanlar var… Ne kadar çabuk olurlarsa, insanlık için o kadar iyi olur…
Ama bu yetmez… İsrail halkının da Netanyahu’dan bir önce kurtulması gerek… Kafasındakileri başkalarına bulaştırmadan önce…
Bu konuda deneyimli biri olduğunu ispatlamış biri o… Sadece elleriyle yetiştirdiği oğluna bakmak bile yetiyor…
Yair Netanyahu, önceki gün kendini sahneye attı ve Instagram hesabının hikâye bölümünden, Türk bayrağı üzerine “F.ck Turkey” yazarak paylaşım yaptı…
Galiba babasını da kızdırdı bu paylaşım ki, bir süre sonra Instagram hesabını kapatmak zorunda kaldı…
Beni endişelendiren şey, Türkiye’den bu paylaşıma kızıp, cevap vermeye kalkışmaları ve bunu benzer bir üslupla yapmaları ihtimali…
Çünkü o zaman kazananlar, “savaş çıkarmak için yeni fırsatlar arayanlar” olacak…
Unutmayın; en iyisi, savaşın “mecburiyet” haline getirilmediği bir dünyada yaşamak..!

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz