Davanın Adamı mı? Dava Adamı mı?

0
166

Yıllardır duyduğumuz dillere pelesenk olmuş şifreli bir sözdür; dava !!!
Sorsanız ne davasıdır seninki diye; içini başka başka şeylerle doldurduklarını görürsünüz , her kafadan bir ses çıkar.


Güçlü bir kavramdır çünkü söylendiğinde büyük anlamlar içerir kulağa hoş gelir söyleyenin sözünü süsler yüreklere hitap eder …Bu yüzdendir belkide bu kadar yaygın kullanılması.
Oysa her önüne gelenin ağzına almaması gereken derin anlamlar ihtiva eden uğrunda nice mücadelelerin verildiği kutsal bir terimdir.
İlk insandan bu yana tüm insanlığın bir davası vardır aslında ;bu dava emrolunduğu gibi dosdoğru olabilmek ,özü sözü bir , hakk üzere hareket etmek doğruluktan şaşmadan her zaman ve şartta yanlışın zulmün haksızlığın adaletsizliğin karşısında dimdik durabilmek ,güç elinde değilken nasıl zalime karşı durabiliyorsa gücü eline geçirdiğinde de zalimleşmemek erdemini gösterebilmeyi gerektirir.
Resululullah (s.a.v) in kendisine vadedilen para mal mülk hatta Mekke’yi yönetme tekliflerine karşılık “vallahi güneşi sağ elime ay’ıda sol elime verseniz yine de davamdan vazgeçmem” samimiyeti ve kararlılığında bir duruş sergilemeyi gerektirir aynı zamanda.
Yoksa davadan bahsetmek kolaydır içi boşsa!!!
Aslolan dava adamı olabilmektir ,davanın adamı değil!!
Aradaki farkı en iyi gösterecek emarede şüphesiz bu yolda gösterilen samimiyettir. Davası uğruna feda ettikleri, bıraktıkları şeyler mesabesince samimidir insanlar yoksa davanın adamlığını yaparak elde ettikleri biriktirdikleriyle değil!!!
Günümüzde en çok karşı karşıya kaldığımız manzara bu ne yazık ki ; herkes bir davadan bahsederek bir yerlere geliyor ama bu dava da Ülke Millet Vatan faydasına olan bir şey yok aksine cebini doldurma koltuk kapma Karşıt fikirdekileri asimile etmeye çalışma ,zorbalık yapma ,hak yeme ,tek tip insan yetiştirme ,insanları ayrıştırma ,kutuplaştırma vs hepsi var!!!
Bu mudur dava?
Bu mu olmalıdır?
Karşı taraf yaptığı zaman zulüm sayılan şeyler dava adamı olarak iktidara geldiğini söyleyenlerce yapıldığında zulüm olmaktan çıkmış mı oluyor?
Bizler mi kendimizi kandırıyoruz acaba ?
Dava fedakar insanların omuzlarında kemale ulaşır; zafer değil seferdir esas olan; ben değil biz diyebilmektir , şucu bucu şu cemaat bu parti şu mezhep değil ülke için vatan için olursa nihayete erer, anlam kazanır ve karşılık bulur aksi takdirde ne kadar yükseklere çıkarsa çıksın balon misali sönerek aşağılara inecektir.
Samimiyetini kaybetmiş davaların dava adamları da olmaz sadece davanın adamlığını yapan şekilsiz duruşsuz kişiliksiz varlıklar olur akbabalar misali paramparça ederler önlerine sunulanı!!!

Davalar emeline ulaşma aracı değil yaşamın gayesi olmalı tam ortasına yerleştirilmelidir hayatın .Mücadeleden kaçmadan korkusuzca doğruyu savunmalı, diliyle söylediğini kalbiyle de tasdik eden haliyle de anlatan insanlardan vücut bulmalıdır.
Samimiyet terkedilmeden yola çıktıkları yolda bırakılmadan hiçbir şart ve imkan karşısında duruştan taviz verilmeden emrolunduğumuz gibi dosdoğru yola devam edilmeli hayatın her alanında inandığı değerler uğrunda insanlığa hizmet etmeyi şiar edinmelidir. Bizim davadan anladığımızda dava adamı dediğimizde budur böyle de biline…
Selam ve dua ile…

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz