Cumhurbaşkanı Erdoğan: Cumartesi günü yeni rezerv miktarını açıklayacağız (2)- Yeniden

0
9

Aslıhan ALTAY KARATAŞ/ANKARA (DHA)- CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan, “Fatih Sondaj gemimizin keşfettiği 320 milyar metreküplük doğal gaz rezervinin haberi milletimizi adeta sevince boğmuştur. Bu gemimizin halen süren sondaj çalışmalarından da yeni müjdeler geliyor. İnşallah cumartesi günü Fatih sondaj gemimize giderek hem çalışmaları bizzat yerinde görecek hem de yeni rezerv miktarını açıklayacağız” dedi.
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda konuştu. TBMM grup salonundaki son toplantıyı 11 Mart tarihinde, yani Türkiye’de ilk koronavirüs vakasının tespitinin ertesi günü yaptıklarını hatırlatan Erdoğan, salgın döneminde milletvekilleriyle çeşitli vesilelerle telekonferans vasıtasıyla veya kısıtlı yüz yüze programlarla bir araya geldiklerini söyledi. Erdoğan, “Yaklaşık 7 ay sonra bir kez daha grup toplantımız vesilesiyle sizlerle birlikte olmanın memnuniyeti içindeyim. Meclisimiz 27’nci yasama döneminin en verimli yılını geçtiğimiz sene yaşadık. Kapandığı 29 Temmuz gününe kadar yaptığı 233 birleşimindeki 995 oturumunda 27’si kanun ve 40’ı sözleşme olmak üzere toplam 67 düzenleme Meclisimizde görüşülerek kabul edildi. Bütçeden yargı reformu paketlerine, askerlikten sosyal medyaya kadar pek çok hususu içeren bu tarihi düzenlemeler için yeri geldiğinde sabahlara kadar süren mesailer gerçekleştirildi. Yeni dönemde de bizi çok önemli bir gündem bekliyor” dedi.
‘YENİ YASAMA YILINI EN VERİMLİ ŞEKİLDE DEĞERLENDİRECEĞİZ’
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin karşılaştığı zorluklar ve meydan okumalar karşısında Meclisi tek ses, tek yürek olarak hep yanlarında bulduklarını, bu yüce kurumdan aldıkları güçle yollarını kesmeye yönelik saldırıları, hedefe yönelik bir engel olarak görmek yerine, yeni yol ve yöntem arayışlarının fırsatı haline dönüştürdüklerini dile getirdi. Önümüzdeki dönemde atacakları adımlarda da Meclisin güçlü desteğine ihtiyaçlarının bulunduğunu söyleyen Erdoğan, “Yeni yasama yılının geçen seneyi de geride bırakacak şekilde dolu dolu geçeceği şimdiden anlaşılıyor. Milletimizin beklentilerine ve ihtiyaçlarına cevap verecek düzenlemeleri titiz bir çalışmanın ardandan birer birer hayata geçirmekte kararlıyız. İnşallah Cumhur İttifakı olarak kendi içimizde ortaya koyacağımız güçlü dayanışma ve gerektiğinde sağlayacağımız çok daha geniş uzlaşmalarla Meclisin yeni yasama yılını en verimli şekilde değerlendireceğiz. Bugüne kadar girdiğimiz her mücadelede desteğini hep yanımızda bulduğumuz Cumhur İttifakı’ndaki ortağımız MHP’ye ve özellikle de Genel Başkan Sayın Devlet Bahçeli’ye şahsım ve tüm heyetim adına şükranlarımı sunuyorum. Cumhur İttifakı olarak ülkemizi yeni reformlarla yeni hizmetlerle buluşturmayı sürdüreceğiz” diye konuştu.
‘ASLA GERİ ADIM ATMAYACAĞIMIZI AÇIKÇA DİLE GETİRDİK’
Meclisin tatilde olduğu ağustos ve eylül aylarında Cumhurbaşkanı ve hükümet olarak çalışmaları kesintisiz devam ettirdiklerini anlatan Erdoğan, Ankara ve İstanbul’daki programların yanında Kocaeli, Rize, Bitlis, Muş, Giresun, Gaziantep, Konya illerine ziyarette bulunduğunu, ayrıca pek çok yere telekonferans yöntemiyle bağlanarak görüşmeleri, toplantıları ve açılışları gerçekleştirdiklerini bildirdi. Dünya liderleriyle yaptığı çok sayıda telefon ve telekonferans görüşmesinde, bölgesel ve küresel düzeydeki meseleleri değerlendirdiklerini kaydeden Erdoğan, “Özellikle Doğu Akdeniz, Libya, Suriye, Azerbaycan gibi kriz bölgeleriyle ilgili hususlarda tüm taraflarla sık sık görüşerek diplomasi kanallarını etkin bir şekilde kullandık. Suriye’de yeni insani trajedilere izin vermeyeceğimizi, sınırlarımızın güvenliği konusunda asla geri adım atmayacağımızı her görüşmemizde açıkça dile getirdik. Doğu Akdeniz’de ülkemizin ve Kıbrıs Türklerinin haklarını, hukuklarını, çıkarlarını gözetmeyen hiçbir planın hayata geçme şansı olmadığını, ortaya koyduğumuz sağlam duruşla herkese gösterdik” ifadesini kullandı.
‘YENİ MÜJDELER GELİYOR’
Konuşmasında sondaj gemilerinin Akdeniz ve Karadeniz’de yaptıkları çalışmalara da değinen Erdoğan, şöyle konuştu:
“Bölgede sondaj yapan Yavuz gemimiz bir süredir yürüttüğü çalışmayı bitirip, bakım için limana yanaştı. Bakımına müteakip yeni sondajlar için Akdeniz’e açılacak bu gemimizin güvenliğini donanmamız sağlıyor. Aynı şekilde Oruç Reis Sismik Araştırma Gemimiz de bakım çalışmalarının tamamlanmasıyla yeniden Akdeniz’deki görevine döndü. Barbaros Hayrettin Paşa gemimiz ise Akdeniz’deki sismik araştırma çalışmalarına zaten devam ediyor. AB ve NATO platformlarında yürütülen görüşmelerdeki sözlerini tutmayan Yunanistan’a ve Kıbrıs Rum Kesimi’ne hak ettikleri cevapları sahada vermeyi sürdüreceğiz. Ülkemizin sondaj filosuna kattığımız son gemi olan Kanuni bakım çalışmalarının bitmesinin ardından Karadeniz’deki görevi için yola çıktı. Önce İstanbul’a ardından Zonguldak’a uğrayarak, belirlenen sondaj sahasına ulaşacak. Kanuni gemimizin faaliyetlerinden de inşallah müjdeli haberler bekliyoruz. Fatih Sondaj gemimizin keşfettiği 320 milyar metreküplük doğalgaz rezervinin haberi milletimizi adeta sevince boğmuştur. Bu gemimizin halen süren sondaj çalışmalarından da yeni müjdeler geliyor. İnşallah cumartesi günü Fatih sondaj gemimize giderek hem çalışmaları bizzat yerinde görecek hem de yeni rezerv miktarını açıklayacağız.”
‘SANAYİ ÜRETİMİ ARTIŞINDA İKİNCİ SIRADAYIZ’
Erdoğan, ekonomideki tek güzel haberin, sondaj çalışmalarından gelmediğini, sanayi üretiminden ihracata kadar her alanda ardı ardına, salgın döneminin sıkıntılarının aşıldığına işaret eden veriler açıklandığını bildirdi. Erdoğan, şunları kaydetti:
“Eylül ayı ihracatımız 16 milyar doların üzerine çıkarak Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırmıştır. Dün de sanayi üretimi artışında dünyada Singapur’un ardından ikinci sırada yer aldığımız ağustos ayı rakamları ilan edildi. Otomobil üretiminden konut satışına, kurulan şirket sayısından kapasite kullanım oranlarına kadar her alanda ümit verici gelişmelerle karşı karşıyayız. Organize sanayi bölgelerindeki elektrik tüketiminin salgın dönemi öncesinin dahi üzerine çıkmış olması da önemli bir göstergedir. Bu gelişmeler beraberinde istihdamda toparlanmayı da getiriyor. Küresel ekonomi değerlendirmeleri Türkiye’nin dünyadaki üretim ve tedarik pastasından aldığı payın yükseldiğini ve bunun daha da artacağını vurguluyor.”
Türkiye’nin herhangi bir yerinde herhangi bir vatandaşın işiyle eviyle aşıyla eğitimiyle sağlığıyla güvenliğiyle bilhassa da geleceğiyle ilgili endişesi varsa bunu gidermenin boyunlarının borcu olduğunu vurgulayan Erdoğan, “İnşallah salgının kontrol altına alınmasıyla tedbirlerden kaynaklanan sorunlar kendiliğinden ortadan kalkacaktır. Sanayi ve ticaret alanında önümüzde açılan yeni pencereler hizmet sektörünü de hızla canlandıracaktır. Türkiye dünyadaki siyasi ve ekonomik yeniden yapılanma sürecinden hak ettiği yeri alarak, çıkacaktır. Buna inanıyorum, buna güvencim tam. İşte o güne kadar bize durmak ve dinlenmek yoktur. Türkiye’nin girdiği ve başarıyla çıktığı her mücadele ülke ve millet olarak geleceğimize daha güvenle bakabilmemizi sağlıyor. Milletimiz yaptığı hiçbir fedakarlığın boşa gitmediğini zaten görüyor ve biliyor” dedi.
‘TERÖRİSTLERİN YANINDA YER ALMAYA SİYASET DİYEMEYİZ’
“Muhalefet yapmak adına, bulduğu her yarayı kaşıyan, her çatlağı büyüten, amacına bakmaksızın bizim karşımızdaki herkesin yanında yer alan zihniyetten böyle bir basiret beklemiyoruz” diyen Erdoğan, şunları kaydetti:
“Ama en azından ülkenin ve milletin ortak çıkarları konusunda biraz feraset, biraz akıl, biraz vicdan, biraz ahlak beklemenin de hakkımız olduğunu düşünüyoruz. Teröristlerin yanında, zalim rejimlerin arkasında, darbecilerin safında, hasımlarımızın dizi dibinde yer almanın adına siyaset yapmak diyemeyiz. Milletimiz bu tavra bir isim mutlaka vermiştir. Muhalefet adına konuşanların çoğu defa hezeyan noktasına varan açıklamalarına gerektiğinde kabinedeki ilgili arkadaşlarımız, gerektiğinde parti yöneticilerimiz, gerektiğinde grup yönetimimiz zaten cevap veriyor. Biz de ihtiyaç olduğunda devreye giriyoruz. Meydanı, tek amaçları ülkenin istikrarını bozmak, birliğini ve beraberliğini çökertmek, ortaya çıkacak kaostan istifadeyle de kirli emellerini gerçekleştirmek olanlara elbette bırakmayacağız. Ama onların sinsi oyunlarına da asla gelmeyeceğiz. Burada asıl dikkat edeceğim husus şudur. Ülkemiz siyasetinin geleceğinde karşımızdakilerin ne dediği ve ne yaptığından ziyade bizim duruşumuzun belirleyici olduğudur. Hep söylediğim gibi AK Parti’nin ve geldiğimiz nokta itibariyle artık Cumhur İttifakı’nın kaderi ile ülkemizin kaderi bütünleşmiştir.”
‘HAFTA SONU ŞIRNAK’TA OLACAĞIZ’
Erdoğan, ilçe kongrelerinin çok büyük bir bölümünün tamamlandığını ve il kongrelerine başlayacaklarını belirterek, “Önümüzdeki günlerde yapılacak bazı il kongrelerimize şahsen biz de iştirak edeceğiz. Bu çerçevede inşallah hafta sonu Şırnak’ta olacağız. 24 Ekim’de Kayseri, 25 Ekim’de Malatya, 31 Ekim’de Van, 1 Kasım’da Samsun, 7 Kasım’da Kahramanmaraş, 8 Kasım’da Kocaeli il kongrelerimizde bizzat yer alarak milletimizle kucaklaşacağız. Ayrıca iktidara gelişimizin 18’inci yıl dönümünü geride bırakacağımız 3 Kasım’da, 1 milyon yeni üye kampanyamızı 81 ilimizde, 1 milyon fidan dikerek taçlandıracağız. AK Parti’nin gücü milletimizden aldığı destekten gelir” dedi.
‘MESLEK KURULUŞLARINDAKİ SORUNLAR TAHAMMÜL EDİLMEZ SEVİYEYE ULAŞMIŞTIR’
Türkiye’nin çözmesi gereken sorunlardan birisinin meslek kuruluşlarının sürdürülemez hale gelmiş çarpık yapısı olduğunu belirten Erdoğan, “Barolar ile ilgili sıkıntının çözümü konusunda geçtiğimiz dönemde gerçekleştirdiğimiz kanun değişikliğiyle önemli bir adım atmıştık. Türk Tabipleri Birliği (TTB) başta olmak üzere. Düşünebiliyor musunuz? Terör örgütünden birisini getirip, TTB’nin başına koydular. Ne zamandan beri terörle iç içe olanlar Tabipler Birliği gibi önemli bir kuruluşun başına geçebiliyor? Bunun adı demokratik bir yaklaşım değildir. Bunun adı terör örgütlerinin sivil toplum kuruluşlarına adeta el koyması hadisesidir. Onun için TTB başta olmak üzere diğer meslek kuruluşlarındaki sorunlar da artık tahammül edilmez seviyeye ulaşmıştır. TTB, bunun gibi kimi meslek kuruluşları açıkça Anayasaya aykırı faaliyet içindedir. Her şeyden önce bu meslek kuruluşlarının yönetimleri, söz konusu meslek mensuplarının tamamını temsil etmekten çok uzaktır. Çoklu baro sisteminde yapıldığı gibi aynı çalışmayı TTB ve diğer meslek odalarında da yapmak durumundayız. Cumhur ittifakı olarak da bu konuyla ilgili çalışmayı başarılı bir şekilde sürdüreceğimize inanıyorum” diye konuştu.
‘KUSURA BAKMAYIN SİZE ‘HOŞ GELDİN’ DEMEZ’
CHP’nin Azerbaycan’a yönelik tavrıyla ilgili eleştiriler yönelten Erdoğan, “Şu anda Azerbaycan’daki kardeşlerimiz topraklarını işgalden kurtarmanın mücadelesini verirken ana muhalefetten ciddi bir ses çıktığını duydunuz mu? Görüşme talebinde bulunduklarında da Azerbaycan olumsuz cevap veriyor. Niye? Çünkü olması gereken zamanlarda onların yanında olmazsanız, onlara düşman olanlara karşı eğer siz Ermenilerin – ben Ermeni vatandaşlarımı kastetmiyorum, Ermeni yönetimlerini kastediyorum- Ermeni yönetimlerinin yanında yer alırsanız kusura bakmayın bu millet size ‘Hoş geldin’ demez. Şu anda benim ülkemde 100 bin civarında Ermenistan kökenli Ermeni var ve bizim ülkemizde her türlü imkanlardan istifade ediyorlar. Biz onlara karşı olumsuz bir tavır hiçbir zaman takınmadık” ifadesini kullandı.
Azerbaycan’ın işgal edilen topraklarını geri istediğini vurgulayan Erdoğan, “Başka bir talep yok, istenen bu. Minsk üçlüsü Amerika, Rusya, Fransa hala oyalama taktiği ile bu işi geçiştiriyor. Versenize işgal altındaki topraklarını. Gitsin kendi topraklarına. Kendi topraklarında ne yapacaklarsa yapsınlar. Ama işgal var burada. İşgal altındaki bu topraklardan eğer dünyada insan hakları, demokrasi varsa ve siz de 30 yıldır bu Minsk üçlüsünün içinde bu sorunu çözmekle görevliyseniz yapmanız gereken nedir? Oyalama değil, bir an önce müzakereleri bitirip, bu toprakları sahiplerine terk etmektir, vermektir. Bir müzakere 30 yıl sürer mi? 30 yıldır oyalama. Acemlerin bir sözü var. Oturdular, konuştular, dağıldılar. Hep 30 yıldır bunu yaptılar. Bu kadar uzun sürecek bir iş değil. Vermediler. İş nereye geldi şimdi? İşte bu hale geldi” dedi.
‘TÜRK’ İFADESİ, ZATEN BUNLARA YAKIŞMIYOR’
Erdoğan, milletin değerlerine savaş açmanın, görev alanıyla ilgisi olmayan konularda bildiriler yayınlamanın, hükümetin her yaptığına karşı çıkarak siyasetin en çirkef halini sergilemenin de bir meslek kuruluşunun görevi olamayacağına dikkat çekerek, şöyle konuştu:
“Anayasanın ilgili maddesi ortada. Her meslek kuruluşunun kuruluş kanunu ortada. Şimdi bu Tabipler Birliği’yle ilgili de barolarla ilgili atılan adım ne ise aynı şekilde Tabipler Birliği’yle diğerleriyle ilgili de süratle bu dönemde bu adımları atıp, buralarda da her fikrin, her düşüncenin içinde yer aldığı Tabipler Birliği’ni oluşturmamız lazım. Mimarlar var; 27-28 tane bu şekilde kuruluş var. Bunların hepsi için bu çalışmaların yapılması lazım. Cumhur İttifakı olarak süratle bu adımı atmamız lazım. Diğer siyasi partiler buna katılır katılmaz ayrı bir konu. Onlarla da grubumuz görüşmelerini yapar ama bu adımı atmamız lazım. Vakit kaybına tahammülümüz yok. Önce meslek kuruluşlarıyla ilgili genel bir düzenleme, bunun yeterli olmadığı durumlarda da tek tek her meslek kuruluşuyla ilgili değişiklik için Meclisimiz derhal harekete geçmelidir. Grubumuzdan, MHP Grubu’yla da istişare halinde, gereken hazırlıkları süratle yapmasını istiyorum. Mümkünse diğer partilerin de desteğini alarak, değilse de Cumhur İttifakı’nın imkanıyla bunları en kısa sürede hayata geçirmeliyiz. Bütçenin hemen ardından Meclisimizin ilk işlerinden biri bu konu olmalıdır. Türk ve Türkiye ismini hak etmeyen meslek kuruluşlarından, bu imtiyazlarını derhal almalıyız. Türk Tabipleri Birliği’nin başındaki ‘Türk’ ifadesi, zaten bunlara yakışmıyor. Ondan zaten nefret ediyorlar. Onun için bir an önce bizim onların elinden bunu almamız lazım.”
‘SONUNA KADAR AZERBAYCAN’IN YANINDAYIZ’
Azerbaycan’ın, Ermenistan tarafından işgal edilen topraklarını kurtarmak amacıyla yürüttüğü şanlı mücadeleyi bir kez daha selamladığını dile getiren Erdoğan, “Vatan müdafaası yapan Azerbaycanlı kardeşlerimize Rabbimden güç kuvvet ve zafer temenni ediyorum. Ermenistan’ın, hem saldıran taraf hem ateşkesi bozan taraf olmasına rağmen, ısrarla Azerbaycan’a baskı uygulayan ülkelerin amacı; çatışmaları durdurmak değildir. Şayet öyle olsaydı, şimdiye kadar Azerbaycan’daki sivil yerleşim yerlerine ağır silahlarla, balistik füzelerle saldıran Ermenistan’ın kıpırdayamaz hale getirilmesi lazımdı. İşgal altındaki Azerbaycan topraklarında uygulanan zulümleri, katliamları ve hukuksuzlukları 30 yıldır görmezden gelenlerin bugün adalet ve hakkaniyet çizgisine gelmelerini beklemek beyhudedir. Yaşadığımız tecrübeler bize hak almanın ancak söke söke yürütülen bir mücadele sonunda olabildiğini gösteriyor. Azerbaycanlı kardeşlerimizin de böyle bir kararlılıkla hareket ettiklerini biliyorum. Türkiye olarak hem imkanlarımızla hem tüm kalbimizle sonuna kadar Azerbaycan’ın yanında olmayı sürdüreceğiz” dedi.
‘BU TOPRAKLARA SAHİP ÇIKAN SİYASİ İRADEYE DE SAHİP ÇIKMANIZ LAZIM’
Kıbrıs’taki gelişmeleri yakından takip ettiklerini kaydeden Erdoğan, 1974 Barış Harekatı’ndan beri kapalı olan Maraş bölgesindeki iki ana caddesi ile sahilinin geçtiğimiz günlerde Kıbrıs halkının kullanımına açıldığını hatırlattı. Kapalı Maraş bölgesinin açılmasının Kıbrıs için tarihi bir dönüm noktası olduğunu vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:
“Fakat bundan rahatsız olanlar var. Kim rahatsız oluyor ona bakacağız. Batı rahatsız oluyor. Kim rahatsız oluyor? Yunanistan rahatsız oluyor. Kim rahatsız oluyor? Güney Kıbrıs Rum, onlar rahatsız oluyor. Ama bir de bakıyorsun içeride de rahatsız olanlar var. Bunlar bizi gerçekten üzüyor. Kapalı Maraş bölgesi Kuzey Kıbrıs Türkü’nündür, bunun bir defa böyle bilinmesi lazım. Bunun üzerinde spekülasyonlar yapmaya gerek yok. Bugüne kadar hep kapanın elinde kaldı. Referandum yapıldı, yüzde 65 Kuzey Kıbrıs ‘Evet’ dedi. Güney, ‘Hayır’ dedi. Güney ‘Hayır’ dediği halde AB’ye aldılar. İdari ve mali noktada çok güçlü bir parasal destek vermeleri gerekiyordu Kuzey Kıbrıs’a, bu desteği vermediler. Hala vermediler, vermiyorlar. Bütün bu olanlar ortadayken şimdi Kapalı Maraş ile ilgili de, ‘Burası bizimdir’ havasına giriyorlar. Ben de Kuzey Kıbrıs’taki soydaşlarımıza Türk kardeşlerime sesleniyorum: Bu topraklar sizin. Bu topraklara sahip çıkmanız lazım. Bu topraklara sahip çıkan siyasi iradeye de sahip çıkmanız lazım. Eğer bunu tam anlamıyla ortaya koyacak olursak inanıyorum ki Kıbrıs’ta gelecek çok daha farklı olacaktır.”
‘SEÇİMDE EN DOĞRU KARARI VERECEKLERİNE İNANIYORUM’
Anamur’dan Kuzey Kıbrıs’a su taşıyan boru hattındaki arızayı uzun ve zahmetli bir çalışmanın ardından onararak adaya yeniden su vermeye başladıklarını belirten Erdoğan, “Bu boru hattı KKTC’nin içme suyu, sulama suyu ve kullanma suyu ihtiyacının tamamını karşılayabilecek kapasitededir. Adeta bir bereket kaynağı olarak Anadolu ile Kıbrıs’ı birbirine bağlayan boru hattımızın yeniden faaliyete geçmesini de adadaki kardeşlerimize hayırlı olmasını diliyorum. Tabi bu arada bir adım daha attık. Çok kısa bir zamanda İstanbul’da Atatürk Havalimanı ve karşı tarafta yapmış olduğumuz 1006 odalı hastanelerin benzeri bir hastaneyi de aynı şekilde Kuzey Kıbrıs’ta yaptık. Şu anda bitmek üzere, bu hastanenin bitişiyle de alternatif bir hastaneyi Kuzey Kıbrıs’taki kardeşlerimize kazandırmış olacağız, o da yine 2 aylık süre içerisinde bitti bitiyor. İkinci tura kalan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin de Kıbrıslı kardeşlerim için en hayırlı olacak şekilde neticelenmesini temenni ediyorum, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti vatandaşlarının kendileri ve ada için en doğru kararı vereceklerine inanıyorum” dedi.
FOTOGRAFLI