Bir: Ülkeyi yönetenler muhalefeti suçlayıcı, ötekileştirici sözlerden özenle kaçınarak toplumun tümünü kucaklayan bir anlayışa yönelmelidir.

İki: Aynı şekilde muhalefet liderleri ve sözcüleri de eleştiri ile hakareti birbirine karıştırmamalı, söyledikleri her olumsuz sözün toplumun belli katmanlarında öfke bulutlarının oluşmasına neden olduğunu unutmamalıdır.
Üç: Sadece ülkenin yönetim kademesinde olanlar değil muhalefet liderleri de her türlü saldırıya, provokasyona, suikast ve linç girişimine karşı dikkatle korunmalıdır.
Dört: İktidar yetkilileri de, muhalefet partilerinin yöneticileri de şehit cenazesi gibi toplumsal duyarlılığın tavan yaptığı törenlere hiç olmazsa bir süre katılmamalı, şehit ailelerine taziye dileklerini daha sonra ev ziyareti ile iletmelidir.
Beş: Türkiye’de cinayet suçunun cezası ağırdır ama kasten yaralama, darp gibi suçlara verilen cezalar caydırıcı olmaktan çok uzaktır.
Türk Ceza Kanunu’nda yapılacak değişiklikle bu tür suçların cezası ağırlaştırılmalıdır.
Altı: Sosyal medyanın sorumsuzca kullanılması toplumda kin ve nefret duygularının artmasına neden olmaktadır. Bu alana mutlaka çeki-düzen verilmelidir.
Yedi: Siyasi partilerin belli ittifaklar altında toplanması beklenen yararı getirmemiş, aksine keskin kutuplaşmalara, bölünmelere yol açmıştır.
Önümüzdeki süreçte ittifak konusu yeniden ele alınmalı ve her partinin seçimlere kendi başına katılması sağlanmalıdır.
Sekiz: Televizyon dizileri ve filmlerinde şiddetin sorun çözme aracı olarak gösterilmesi engellenmelidir.
Dokuz: Ana okulundan üniversiteye kadar eğitimin her kademesinde sevginin, hoşgörünün, karşı görüşlere saygının önemi vurgulanmalıdır.
On: İnsanların çabuk parlamasının, öfke nöbetlerine girmesinin, şiddete yönelmesinin arka planında ekonomik sıkıntıların bulunduğu da unutulmamalı, bu soruna da mutlaka çözüm bulunmalıdır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz