Ana Sayfa Yazarlar Çöken sadece bir bina mı?

Çöken sadece bir bina mı?

-

Kartal’da çöken sekiz katlı binanın üç katının kaçak yapıldığı ortaya çıktı.

Demek, yeterli denetim yapılmamış, kaçak yapılaşmaya göz yumulmuş.
Demek, bazı açıkgözler, “Nasıl olsa kimsenin bakıp ettiği yok, kaçak katlar çıkar, kazancımızı katlarız” demişler.

Demek, yine bu açıkgözler, “Çıktığımız kaçak katları ileride getirilecek bir imar affıyla beş on bin lira ceza verip yasallaştırırız” diye düşünmüşler.

++

Yani çöken sadece bir bina değil, aynı zamanda kamudaki yönetim anlayışıdır.
Yani çöken sadece bir bina değil, aynı zamanda kimi insanımızın yasadışı yollarla para kazanma hırsıyla yüklü ahlak anlayışıdır.

++

Peki, benzer felaketlerin yaşanmaması için bundan sonra neler yapılabilir?
İlk yapılacak şey, Anayasa’ya, bir daha imar affı çıkarılamayacağına ilişkin bir madde konulmasıdır. Üstelik bu madde, Anayasa’nın değiştirilmesi mümkün olmayan, değiştirilmesi teklif dahi edilemeyecek maddeleri arasında yer almalıdır.

İkinci yapılacak iş, Ceza Kanunu’nu değiştirerek, kaçak bina yapanlara, “Adam öldürmeye tam teşebbüs” suçu işleyenlere verilen cezanın aynısının verilmesini sağlamaktır.

Üçüncü yapılacak iş, İstanbul’a göçü kesinlikle önlemek, bu arada İstanbul’dan başka yerlere göçü özendirmektir.

Dördüncü yapılacak iş, artık yönetilemez hale gelen İstanbul’un üçer milyon nüfuslu beş ayrı şehre bölünmesidir.

++

Radikal sorunlar radikal çözümler gerektirir.
Ah vah etmek, taziye mesajları yayınlamak çözüm odaklı bir yaklaşım değildir.

SONSÖZ YORUMLARI

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen adınızı girin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Nuri Kayış
Nuri Kayışhttps://sonsoz.com.tr
Gazeteciliğe 1977 Son Havadis gazetesinde başladı, Hür Anadolu, Başkent, Ulus, Günaydın ve Sabah gazetelerinde çalıştı. RTUK Başkanlığı yapan yazarımızın 14 adet yayınlanmış kitabı bulunmaktadır.

Bu Haberler Kaçmaz!

Çocukların yüzde 30’u kabızlıktan yakınıyor

Çocuk Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Meltem Uğraş, çocukların yaklaşık yüzde 30’unun, polikliniklere başvuran çocukların ise yüzde 1 ila 2'sinin kabızlıktan yakındığını vurguladı.