ÇOCUK ÖLÜMLERİNİN VE HASTALIKLARININ TEDAVİSİNDE TÜRK SAĞLIĞINDA DEVRİM YAPMIŞ ÖNEMLİ BİR İSİM: PROF. DR. ALBERT ECKSTEIN

0
128

Hacı Ömer Tarman Anadolu Lisesi (HÖTAL), öğrencileri ve öğretmen kadroları ile yeni projelere imza atmaya devam ediyor. TÜBİTAK 4006 Bilim Fuarı kapsamında HÖTAL öğrencileri tarafından hazırlanan pek çok projeden biri olan Prof. Dr. Albert Eckstein- Bir Zamanlar Ankara’da ve Anadolu’da Projesi büyük ilgi görüyor.

ESMA ALTIN

- Reklam -

HÖTAL öğrencileri ve öğretmenleri bu yılki TÜBİTAK 4006 Bilim Fuarı için hazırlanan projeler ile ilgili bir sergi düzenledi. Öğrenciler tarafından hazırlanan ve birbirinden değerli pek çok proje arasında “Prof. Dr. Albert Eckstein- Bir Zamanlar Ankara’da ve Anadolu’da Projesi” dikkat çekiyor. Projenin sorumlu öğretmeni olan İngilizce Öğretmeni Fatma Deniz Akyol ve projede yer alan öğrenciler, hazırladıkları çalışma hakkında gazetemize bilgi verdi. Türk sağlığı açısından büyük devrimler yaratmasına rağmen insanlarımız tarafından çok bilinmeyen bir isim olan Albert Eckstein’ı tanıtmak ve herkesin Türkiye için yaptığı çalışmalardan haberdar olmasını amaçladıklarını kaydeden Akyol; “Cumhuriyet’in en temel problemlerinden biri olan çocuk, bebek ölümleri konusunda muazzam çalışmalar yapmış, tedaviler uygulamış. Böylesine iz bırakan bir insanın şu anda çok tanınmadığından hareketle yola çıktık. Hatta biz projeye ilk başladığımız zaman Albert Einstein ile karıştırıldı. Öğrencilerimize bir anket uyguladık. Hâlbuki bu farklı bir isim ve tanınmıyor. Projemizin amacı Albert Eckstein ile ilgili farkındalık yaratmak ve tanınmasını, hizmetlerinin görünür olmasını sağlamak.” dedi.

‘ÇOCUK ÖLÜMLERİNİN ve HASTALIKLARI TEDAVİSİNDE DEVRİM YAPMIŞ BİR İSİM’

Projenin sorumlu öğretmeni olan HÖTAL İngilizce Öğretmeni Fatma Deniz Akyol, proje hakkında kısaca bilgi vererek şunları kaydetti; “Ulu Önder Atatürk Tarafından Türkiye’ye davet edilen ve Yahudi zulmünden kaçan bilim insanları ile ilgili bir proje. Albert Eckstein da bu bilim insanlarından birisi. Atatürk’ün ve o dönemin Sağlık Bakanı Refik Saydam’ın daveti ile yurdumuza gelmiş ve 15 yıl süre Türkiye’de kalmış. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı kurucusu olmuştur. 15 yıl süreyle Anadolu’yu karış karış gezmiş. Cumhuriyet’in en temel problemlerinden biri olan çocuk, bebek ölümleri konusunda muazzam çalışmalar yapmış, tedaviler uygulamış. Anadolu insanı tarafından bağrına basılıp çok sevilmiş. 15 yıl sonra tekrar Almanya’ya dönmek üzere Ankara Garı’ndan uğurlanırken Ankaralılar ufak hediyeler vererek ve tedavi ettiği çocuklar ile birlikte anne-babalar ağlayarak onu uğurlamaya gelmişler. Böylesine iz bırakan bir insanın şu anda çok tanınmadığından hareketle yola çıktık. Hatta biz projeye ilk başladığımız zaman Albert Einstein ile karıştırıldı. Öğrencilerimize bir anket uyguladık. Hâlbuki bu farklı bir isim ve tanınmıyor. Projemizin amacı Albert Eckstein ile ilgili farkındalık yaratmak ve tanınmasını, hizmetlerinin görünür olmasını sağlamak. Bu çalışmamızı yaparken Albert Eckstein hakkında tek kitabı yazan hocamız TOBB Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı ve aynı zamanda Çocuk Hastalığı ve Sağlığı Öğretim Üyesi Mehmet Nejat Akar hocamızdan randevu alarak kendisinden bilgilendirme aldık. Bize çok yardımcı oldu. Kendi kaynaklarını kullanımımıza verdi.”

TOBB ETÜ Tıp Fakültesi Dekanı ve Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Akar, Albert Eckstein ile ilgili 1995 yılından bu yana araştırma yaptığını ve Albert Eckstein’ın Türkiye sağlığı açısından önemli isimler yetiştirdiğini belirterek şunları söyledi; “Bir cümle ile yaklaşık 25 yıldır bu konuda çalışıyorum. Çok değişik yerlerde kitap, sergi olarak fotoğrafları var. Albert Eckstein’ı tanıtmaya çalıştım. Kendisi gizli kalmış bir öğretim üyesiydi. Çalışmalarımı hazırlarken Albert Eckstein hakkında Türkiye’de yeterli kaynaklar bulabildim. Sadece 1930’lu yıllara ait aradığım bir kitabı Amerika’da bulabildim. Amerika’da bulduğum bu kitapla Eckstein’ın yakın çevresi, arkadaşları ve ailesiyle iletişime geçtim. Oğlu Klaows babasının fotoğraflarını annesine annesi de fotoğrafları Alman Arkeoloji Enstitüsü’ne veriyor. Çalışmalarım ve araştırmaların sonucunda Bozkırda Bir Umut: Dr. Albert Eckstein adlı kitabımı yayınladım. Bu kitabım 20 yıllık bir çalışmanın ürünü. Çocuk bölümüne çok katkıları olan bir hocadır. Türkiye’de üç tane öğrencisi var. Biri İhsan Doğramacı. Kendisi Hacettepe Tıp Fakültesi’ni kurmuştur. Diğeri Bahtiyar Demiral Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni kurmuştur. Son olarak da Sabiha Cura, İzmir Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni kurmuştur. Bu üç isim de çocuk bölümlerini kurmuştur. O minval üstüne devam etmektedir. Bu nedenle çok önemli bir kişiliktir. Hitler’in Yahudilere karşı olan tutumundan dolayı Atatürk’ün de vizyonuyla Türkiye’ye gelmiştir. Burada yaklaşık 15 yıl çalışmıştır. Aslında çocuk hekimleri Albert Eckstein’ı iyi bilirler. Zaman içinde de daha çok tanıdılar. ”

‘ALBERT ECKSTEİN, ALBERT EİNSTEİN İLE KARIŞTIRILIYOR’

Proje fikrini ortaya çıkaran ve bu projede aktif olarak yer alan HÖTAL öğrencisi Ege Mumcuoğlu; “Bu süreci şöyle anlattı; “Biz proje grubumuzu kurduktan sonra konumuz yoktu ve konu araştırırken bir gün internet üzerinden Albert Einstien’ı aratmıştık. Ancak kendisi yerine Albert Eckstein isimli birisi çıktı ve biz de bunu merak edip araştırmaya başladık. Sonrasında kendisinin Türk sağlığı, çocuk hastalıkları alanında çok büyük, devrim açıcı çalışmalarda bulunduğunu ancak kimsenin onunla ilgili bilgi sahibi olmadığını öğrendik ve konumuzu bundan kaynaklanarak oluşturduk.” dedi. 

Projenin amacı ve problemi kısmında çalışan HÖTAL öğrencisi Mustafa Ünsal, öncelikle projenin problemine değinerek şunlara dikkat çekti; “Albert Ecsktein’ın çocuk sağlığı ve hastalıkları konusunda ne tür değişiklikler, gelişmeler yaptığı yeterince bilinmemektedir. Bilgiler yetersiz kalmaktadır. Projemizin problemini de bu kısım oluşturdu ve buradan yola çıktık. Amacımız Nazi zulmünden kaçan bilim insanı Albert Eckstein’ın Türkiye’ye irticasının sonuçlarını araştırmaktır. Alt amaçlarımız ise; Türkiye’yi karış karış gezerek arkada bıraktığı belgelere ulaşmak, anlayışı ve sakin tavrının çocuklar ve hastalar tarafından nasıl karşılandığını incelemek, Nazi zulmünün üniversite reformuna sağladığı fırsatları araştırmaktır.”

‘NAZİ ZULMÜNDEN KAÇARAK ATATÜRK’ÜN VİZYONUYLA TÜRKİYE’YE GELİYOR’

Proje içerisinde yer alan öğrencilerden bir diğeri olan Furkan Akbaş da, Albert Eckstein’ın Türkiye geliş hikayesi hakkında bilgi vererek şunları dile getirdi; “Albert Eckstein Almanya’da antisemitist uygulamalar nedeniyle ülkesinden ayrılmak zorunda kalıyor. Daha sonra Ankara’nın daveti ile Türkiye’ye geliyor. Dönemin Sağlık ve Sosyal Bakanı Refik Saydam ile görüşme yapıyor. Refik Saydam kendisinin Anadolu köylerini gezmesini ve sorunu yakından görmesini istiyor. Kendisi de 60 köyü ve 60 bin nüfusu inceliyor, çalışmalarını ve tedavilerini yapıyor. Gencinden yaşlısına kadar birçok istatistik çıkartıyor. Türk Bebek ve Çocukları ile Türkiye Nüfus Siyaseti adında iki kitap yayınlıyor. Hatta bu iki kitap Sağlık Bakanlığı tarafından tıp fakültelerinde 2 yıl ders olarak veriliyor.”

Böyle bir proje içerisinde yer almanın kendisini çok gururlandırdığını ifade eden Akbaş; şunları ekledi; “Albert Eckstein dediğiniz zaman Albert Einstein ile karıştırılıyor. Dolayısıyla böyle bir ismi insanlara tanıtmak çok güzel bir şey. Biz eğer şu an buralardaysak kendinin çok büyük katkısı var. Çünkü çocuk ölümleri o dönemlerde çok fazla. Salgınlar çok fazla. Onun katkıları sayesinde günümüz tıp alanı modern seviyelere geliyor. İyi bir yükseliş var. O yüzden böyle bir ismi tanıtmak beni çok onurlandırıyor.”

‘HER ŞEY, BU ALMAN HOCA KİM, SORUSUYLA BAŞLIYOR’

Okulun eski Almanca Öğretmeninin teşviki ile projeye dahil olduğunu ve projenin söyleşi kısmında yer aldığını söyleyen Sudenaz Erdem, TOBB ETÜ Tıp Fakültesi Dekanı Akar ile Prof. Dr. Albert Eckstein ile ilgili gerçekleştirdiği söyleşiden bahsederek şunları aktardı; “Nejat Hoca Albert Eckstein ile ilgili çalışmalarına Ankara Üniversitesi’nde çalıştığı dönemlerde sürekli bir Alman Hoca lafını duyuyor ve bu Alman Hocanın kim olduğunu merak ediyor. Bu merakından dolayı kafasında soru işaretleri oluşuyor ve Albert Eckstein’ı bir şekilde buluyor. Albert Eckstein ile ilgili hazırladığı Bozkır Çocuklarına Bir Umut kitabının 20 yıllık bir çalışmanın ürünü olduğunu belirten Nejat Hocamız, bu konudaki çalışmalarının halen devam ettiğini ve yazmakta olduğunu söyledi. Albert Eckstein aslında kendi ülkesinde yaşadıklarından uzaklaşmak için öncelikle Amerika ve Fransa ile görüşme sağlıyor. Ama Glasgow’dan burada çalıştırmayız, laboratuvarda çalışabilirsiniz deniliyor. Bunun üzerine Albert Eckstein Türkiye’ye geliyor. Atatürk’ün bu konuda vizyonu devreye giriyor ve dönemin Sağlık Bakanı Refik Saydam’ın kendisine yaptığı çağrı da önemli oluyor. O dönemde Atatürk’ün vizyonu sayesinde 600 binin üzerinde bilim insanı Türkiye’ye gelmiş.”

Projenin öneriler ve beklentiler kısmı hakkında çalışan projenin bir diğer öğrencisi Ecem Göçer ise yaptığı çalışma sonuçları hakkında şunları kaydetti; “Araştırmamızın sonucuna göre Albert Eckstein’ın ve onun gibi bilim insanlarının ülkemizde çok fazla tanınmadığını gördük. Bununla ilgili birkaç önerimiz var. Albert Eckstein sonuçta ülkesini bırakıp Türkiye’ye gelen ve Türkiye’ye çok büyük katkıları bulunan bir bilim insanı ve onun gibi pek çok insan var. Temel amacımız bu insnaların ülkemizce bilinmesi, unutulmaması ve her zaman hatırlatılması. Bunun için de bazı öneriler hazırladık. Bizlerin ve gençlerin genetik biyoloji, tıp, fizyoloji gibi alanlarda ilerlememesi için Albert Eckstein gibi bilim insanlarının tanıtılması aynı zamanda onlar hakkında bilim olimpiyatları, bilgi yarışmaları, sergilelerin düzenlenmesinin faydalı olacağını düşündük. Milli Eğitim Bakanlığı’nın düzenleyebileceği bilim insanları hakkında tanıtıcı belgeseller, filmler düzenlenirse eğer bunlar okullarda sergilendiğinde daha çok ilgilimizi çeker ve daha çok öğrenebiliriz. Kendi geleceğimizi planlarken bilimden de faydalandığımız için bu doğrultuda Albert Eckstein’ı ya da diğer bilim insanlarını tanıtabilmemiz için akademisyenleri okullarımıza davet ederek söyleşiler düzenlenebilir. Okullarımızın rehberlik servisleri kariyer günleri etkinlikleri düzenlerse ve bu bilim insanları hakkında sunumlar yapılırsa bizler de bilgi sahibi oluruz. Aynı zamanda meslek seçerken bizlere çok büyük katkıları olur.”

Geçmişte ulusal ve uluslararası pek çok proje ile başarılara imza atan HÖTAL, öğrencileri ve öğretmen kadroları ile tarih, coğrafya, edebiyat, biyoloji, yapay zeka ve teknoloji ile pek çok alanda projeler üretmeye devam ediyor. Şu anda TÜBİTAK 4006 Bilim Fuarı için çalışmaları ise hızla sürüyor. 

- Reklam -