Çocuk işçiliği kanayan yara

0
90

Çocuk işçiliği, ülkemizin kanayan bir yarası olduğu gibi çok önemli bir insan hakları sorunudur da.Yokluk ve yoksulluğun artmasıyla birlikte geçim zorluğuna giren ailelerinin bütçelerine katkıda bulunmak için çocuk işçiler çok düşük ücretlerle tehlikeli iş koşullarında çalışmak zorunda kalıyorlar.

Bu çocukları kimi zaman bir atölyede çırak, kimi zaman da bir tarım işçisi olarak görmek mümkün.
TÜİK’in Çocuk İşgücü Araştırması, 2019 sonuçlarına göre de Türkiye’de 5-17 yaş grubunda çalışan çocuk işçi sayısı 720 bin . Başka bir araştırmaya göre ise Türkiye’de çocuk işçi sayısı 2 milyona yaklaşıyor. Her 10 çocuktan 8’i güvencesiz çalışıyor. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) ve UNICEF’in yayınladığı yeni bilgi notuna göre de, milyonlarca çocuk, COVID-19 krizi  nedeniyle çocuk işçiliğine sürüklenebilir;

Türkiye’de çocuk işçiliği ve iş cinayetleri raporuna göre 2013 yılında 59 çocuk, 2014 yılında 54 çocuk, 2015 yılında 63 çocuk, 2016 yılında 56 çocuk, 2017 yılında 60 çocuk, 2018 yılında 67 çocuk , 2019 yılında 67 çocuk ve 2020’nin ilk 8 ayında da 39 çocuk iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi.
Çocuk işçilikte yaşanan artışı ve iş cinayetlerinde hayatını kaybeden çocuk işçileri Meclis gündemine taşıyan ve son yıllarda çocuk işçi sayısının her geçen gün arttığını vurgulayan CHP Milletvekili Tekin Bingöl; “83 milyona yaklaşan Türkiye nüfusunun 22 milyondan fazlası çocuklardan oluşmaktadır. Türkiye’de 2 milyonun üzerinde çocuk işçi bulunmaktadır. 2017 yılında yüzde 20,3 olan çocuk işçi oranı 2018 yılında yüzde 21,1’e çıkmış; çocuk işçi sayısı bir yılda 7 bin kişi artmıştır. Çocuk işçilikte kayıt dışı oranları da çok yüksektir. Türkiye’de yaklaşık olarak 600 bin civarında kayıt dışı çalışan çocuk işçi mevcuttur” dedi.


Birleşmiş Milletler Genel Kurulu (UNGA), 2021 yılını “Çocuk İşçiliğinin Ortadan Kaldırılması Yılı” ilan etti. UNGA verilerine göre küresel olarak tüm dünyada 73 milyonu “tehlikeli” işlerde olmak üzere halen 5 – 17 yaş aralığında 152 milyon çocuk işçi bulunduğu tahmin ediliyor.Tarım çocuk işçilerin en fazla olduğu sektör durumunda.
ILO ve UNICEF’in bilgi notuna göre de, COVID-19 nedeniyle, yoksullukta artış olabilir; bu da, sağ kalmak için her yola başvuracak hanelerde çocuk işçiliğinin artmasına neden olabilir. Bazı araştırmalara göre, belirli ülkelerde yoksullukta yüzde 1 puanlık artış, çocuk işçiliğinde en az yüzde 0,7 artışa yol açıyor.


Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TBMM Başkanlığına sunduğu Meclis Araştırma önergesinde, dünyada ve ülkemizde artış gösteren çocuk işçiliği, çocuk ve kadınların zorla çalıştırılması, çocukların ekonomik ve ticari amaçlı sömürüsü gibi olumsuzluklara dikkat çekti. 
İş cinayetleriyle ilgili soruna da değinen Gürer, Meclis Araştırma Önergesinde şu ifadelere yer verdi: 
“Ülkemiz iş cinayetlerinde Avrupa birincisidir. İş kazaları sonucu  ölümlere ilişkin  detaylı verilerde  ise çocuk ölüm  sayılarında farklı rakamlar yer almaktadır.  Bakanlıklardan bu konularda yeterli bilgi akışı sağlanamamaktadır. 2017 yılında, 18 yaş altı SGK kapsamında  6 bin 348 çocuğun iş kazası geçirdiği görülüyor.  Bunların arasında iş kazası sonucu iş göremez hale gelenlerin varlığı da bir gerçektir. Sorunun çok yönlü ele alınıp Meclis araştırması ile durumun irdelenmesinin önemli olduğunu düşünüyorum.”
Salgın döneminde yoksulluğun çekilemeyecek boyutlara ulaşması ve okulların pandemi yüzünden kapanması daha fazla çocuğun zor koşullarda ailesine yardımcı olmak için çalışmasına yol açmaktadır. Artan çocuk işçiliğini önlemek için yoksulluğu ortadan kaldıracak tedbirler hayata geçirilmeli, bu çocukları okula döndürme önlemleri acilen alınmalıdır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz