Cilt Hastalıklarına Dikkat

73

Uzm. Dr. Gökçe Işıl Kurmuş ,’ Yüz, ense, boyun ve omuz gibi daha yoğun olarak güneş ışınlarından etkilenen bölgeler için sürekli güneşten koruyan ürünler kullanılmalı,güneş koruyucu kremleri cilde yeterli miktarda ve kalınlıkta sürülmelidir “dedi.

Yaz tatillerini deniz veya havuzda geçiren vatandaşlar, bilinçsiz güneşlenmenin cezasını çekmeye başladı. Güneşin etkisiyle  cilt hastalıklarına yakalanan bazı vatandaşlar, bu cilt hastalıklarından kurtulmak için dermatoloji doktorlarının yolunu tuttu.

Genellikle yaz aylarında maruz kalınan güneş ışınlarıyla ortaya çıkan birçok cilt hastalığı olan mantar, pişik, böcek sokması, güneş alerjisi ve yanık gibi hastalıklar vatandaşları rahatsız ediyor. Her ne kadar geçirdiğimiz yaz mevsimi çoğumuz için dinlenme, kış yorgunluğunu atma fırsatı sunsa da, bazı kişiler için sıkıntılı günler anlamına da gelebiliyor.

Uzm. Dr. Gökçe Işıl Kurmuş ile tatilden sonra yaşanan cilt hastalıkları üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik.

Uzm. Dr. Gökçe Işıl Kurmuş ,’ Güneş ışınlarına yüksek dozda ve uzun süre maruz kalmak, deride zaman içerisinde incelme, kırışıklık, cilt kuruluğu, kılcal damarların belirginleşmesi, erken yaşlanma, güneş yanığı, deri kanseri oluşma riskinin artması ve kalıcı cilt lekelerine yol açabilir. Güneşin zararlı etkilerine bağlı olarak en sık görülen cilt lekeleri çiller, melazma, kloazma (gebelik lekeleri/maskesi) ve solar lentigodur. Ayrıca bazı ilaçlar, kozmetik ürünler ve kimyasal maddelerin güneş ışınları ile etkileşimi ile de kalıcı cilt lekeleri ortaya çıkabilir.

Çiller; en sık yüz, el sırtı, kollar ve gövdenin üst kısımlarında yerleşen 5 mm çapında yuvarlak veya oval kahverengi lekelerdir. Genellikle erken çocukluk döneminde ortaya çıkar. Çiller hızlı melanin pigmenti ürettikleri için yaz mevsiminde güneş ışınlarının etkisi ile belirginleşir. Kış mevsiminde solma eğilimindedir” dedi.

Kurmuş,’ Solar lentigo; en sık yüz, boyun, göğüs, sırt, omuzlar ve el sırtı gibi güneşe maruz kalan bölgelerde görülür. Çillerden çok daha büyük, yuvarlak veya oval şekilli, kahverengi veya siyah lekelerdir. Açık tenli kişilerde görülme olasılığı esmerlerden çok daha fazladır. Genellikle uzun süre güneş maruziyeti olan kişilerde görülür. Çillerden farklı olarak yaşlanma ile artış gösterir.

Melazma; en sık güneşe bağlı olarak ortaya çıkar. Gebelik, doğum kontrol ilaçları, tiroid hormon bozuklukları, ilaçlar ve bazı kozmetik ürünler nedeniyle oluşabilir. En sık alın, yanak, burun, dudak üzeri, çene ve nadiren boyun ve kollarda görülen kahverengi lekelerdir. Görülme sıklığı kadınlarda çok daha fazladır. Genellikle yaz aylarında artar ve rengi koyulaşır. Koyu tenli kişilerde daha sık oluşma eğilimindedir. Melazmanın derinliğine göre farklı tedavi yöntemleri uygulanır.

Kloazma da ise gebelik lekeleri veya gebelik maskesi adıyla da bilinir. Melazmanın hamilelik döneminde görülen türüdür. Güneş ışınlarının etkisiyle belirginleşir. Doğumdan sonra kendiliğinden de gerileyebilir” ifadelerin kullandı.

 Kurmuş,’ Tüm bu cilt lekelerinin oluşmasını engellemek için yaz aylarında güneş ışınlarının zararlı etkilerinden doğru şekilde korunmayı bilmemiz gerekirdi. Güneş ışınlarının en şiddetli olduğu öğle 10.00-15.00 saatlerinde güneşlenmemeliydik ve güneşten koruyucu kremleri güneşlenmeden 20 dakika önce mutlaka vücudumuza sürmeliydik.

Güneşten koruyan ürünler kullanmalıydık

Yüz, ense, boyun ve omuz gibi daha yoğun olarak güneş ışınlarından etkilenen bölgeler için güneşten koruyan ürünler kullanılarak korunmalıydık.  Güneş koruyucu kremleri cilde yeterli miktarda ve kalınlıkta sürmemiz gerekirdi.  Güneşten koruyan ürünleri havuza veya denize sık girdiğimizde ve havlu ile kurulandığımızda her seferinde yeniden vücudumuza sürmeliydik.

Yaz aylarında kesinlikle Şemsiye, geniş kenarlı şapkalar kullanılmalı ve açık renkli giysiler giyimemiz gerekirdi. Gözler ve göz çevreleri için güneş gözlüğüyle gözlerimizi korunmalıydık. Çocuklar için deri tipine bakılmaksızın yüksek güneşten koruma faktörü olan ürünler kullanılmalı ve 3 yaşın altındaki çocukları kesinlikle korunmasız güneşin altında bırakmamamız gerekirdi.

İdeal güneşten koruyucu ürünlerin yüksek miktarda güneş ışınlarını süzen UVA ve UVB filtreleri içermesi gereklidir. Deriden yüksek oranda emilimi olmalı ve iyi nemlendirmelidir. Suya, denize, terlemeye ve buharlaşmaya dayanıklı, etki süresi uzun ve kullanımı kolay olmalıdır’ şeklinde konuştu.