Koronavirüs salgını bize yerli gıda üretiminin ne denli önemli olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Salgın sonrası birçok alanda olduğu gibi gıda ve tarım alanında da önemli değişimlerin olması kaçınılmaz.

Yeni dönemde üretim için kendilerini büyük görevlerin beklediği çiftçilerimiz borç yükü altında eziliyor. Çiftçilerimizin üretime devam etmeleri için her gün kat kat büyüyen sorunlarının biran önce çözüme kavuşturulması gerekiyor.

Ekonomik nedenlerle üretimden vazgeçen çiftçilerimizin motivasyona ihtiyacı var. Çiftçi sayımız 2,8 milyondan 2,1 milyona düştü. Başka bir deyişle 700 bin çiftçi mesleğini bırakmak zorunda kaldı.

Çiftçimiz son 17 yılda 34 milyon dönüm araziyi ekmekten vazgeçti.Çiftçilerimiz uygulanan yanlış tarım politikaları yüzünden ekmekten ve üretmekten vazgeçti.Tohum, gübre, ilaç, mazot gibi tarım girdilerine yapılan zamlar çiftçiyi canından bezdirdi. Hasat zamanında elde ettiği gelir giderini karşılayamaz oldu. Bu durum da çiftçilerimizi kredi kullanmaya yönlendirdi. 2004-2018 yılları arasında tarım kredi kooperatiflerinden toplam 100 milyar lira nakdi kredi kullanan çiftçilerimiz kredileri zamanında geri ödeyemedikleri için de icra takibine düştüler.

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, korona virüs salgını başlamadan önce de etkisini gösteren ekonomik krizin en çok tarım kesimini etkilediğini belirterek, “Salgın öncesinde binlerce çiftçinin icra takibinde olduğu bilinen bir gerçektir. Buna rağmen bakanlık resmi verileri paylaşmaktan imtina etmektedir. Ekonomideki kötü gidişi saklayarak bir yere varılamayacağı artık anlaşılmalıdır” dedi. 

Salgınla birlikte daha çok güç kaybeden çiftçiler için icra ve iflas takiplerinin 15 Haziran’a kadar ertelendiğini hatırlatan Gürer, “15 Haziran’dan sonra ne olacak? Ektiğini biçemeyen, biçtiğini değerinde satamayan, devletten destek göremeyen çiftçiler bu tarihe kadar borçlarını ödeyebilecek mi?” diye sordu.

Cumhuriyet Halk Partisi Adana Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve Köy İşleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut da, yüksek üretim maliyetleri altında ezilen Türk çiftçisinin kan ağladığını, desteklenmeyen üreticilerin gülmeyi unuttuğunu söyledi.

Bu dönemde üretimi artırmak için sürdürülebilir tarım politikalarının da ele alınması gerektiğine vurgu yapan uzmanlar da, özellikle bu salgın döneminde tarımda, üretimden tüketime kadar her alanda üreticilere daha fazla destek sağlanması gerektiğini belirtiyorlar.

Tarımda dijitalleşme adımlarının yeni yeni atıldığını ve önemli olduğunu aktaran Dr. Öğretim Üyesi Merve Hamzaoğlu da “Sonuçlarını uzun vadede alacağımızı düşünüyoruz. Türkiye’de yaşlanan bir tarım nüfusu var. Çiftçinin dijitalleşmeye uyum sağlaması için de birtakım uygulamalara ihtiyaç var. Gençlerin sahaya inmesi ve tarımsal üretimde bulunmaları için teşvik edilmeleri gerekiyor. Gençlerin üretimde yer alması, Türkiye’nin kalkınmasında da önemli rol oynayacaktır.” diyerek tarımda dijitalleşmenin önemine dikkat çekiyor 

Çiftçilerimizin geleneksel tarımdan kopamadığını, gençlerin tarımda yeni teknolojilere daha meraklı olduğunu belirten Hamzaoğlu ,Tarımda teknolojinin kullanılması için gençleri teşvik edip, bu şekilde daha fazla kar elde edeceklerini görmeleri sağlanabilir önerisinde bulunuyor.

Sonuç olarak çiftçilerimizin neden ekip biçmekten, üretmekten koptukları sorusuna acele yanıt aramalı ve tarımsal alandaki yetenek ve bilgi birikimimizi kaybetmenin önüne biran önce geçerek çiftçimizi küstürmekten vazgeçmeliyiz

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz