CHP’Lİ YÜCEER’DEN ENGELLİLER İÇİN ÇİFTE KANUN TEKLİFİ

0
172

CHP Tekirdağ Milletvekili Dr. Candan Yüceer engellilerin istihdama katılımının artırılması amacıyla ‘İş Kanunda’ değişiklik öngören ve engellilerin maaşları belirlenirken uygulanan hane halkı geliri kıstasından vazgeçilmesi için yasa teklifini TBMM Başkanlığına sundu.

CHP PM Üyesi ve Tekirdağ Milletvekili Dr. Candan Yüceer, 65 Yaşını Doldurmuş, Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun ile Devlet Memurları Kanunu ve İş Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi hazırladı. Dr. Yüceer’in hazırladığı 65 Yaşını Doldurmuş, Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nde engelli vatandaşların maaşlarının belirlenmesinde hane halkı gelirinin kıstas alınması uygulamasından vazgeçilerek, engellilerin öz gelirlerini ölçü alınması öngörülüyor. Öte yandan aylığın hesaplanmasında esas alınan gösterge rakamların arttırılması ve 16 yaşından büyük olanlar için aranan asgari ücretin 1/3’ünden daha az gelire sahip olanlar şartı asgari ücretin 2/3’ünden daha az olarak değiştirilerek engellilerin hak gaspına uğramaması hedefleniyor. Devlet Memurları Kanunu ve İş Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nde ise devlet kadrolarında çalıştırılması zorunlu engelli birey oranının yüzde 3’ten yüzde 6’ya, elli veya daha fazla işçi çalıştıran özel sektör işyerleri için yüzde 3’ten yüzde 6’ya, kamu işyerleri için yüzde 4’ten yüzde 8’e yükseltilmesi öngörülüyor. Dr. Yüceer, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunduğu iki kanun teklifinde de engellilerin birçok sorunla mücadele etmek zorunda kaldığını ve ayrımcılıkla mücadele ettiklerini ifade etti.

ENGELLİ AYLIĞI BELİRLENİRKEN KİŞİNİN GELİRİ ESAS ALINSIN

- Reklam -

Dr. Yüceer’in engellilerin maaşları belirlenirken uygulanan kriterleri belirleyen kanun hakkında değişiklik yapılması için verdiği kanun teklifinin gerekçesinde şu ifadelere yer verildi:

“Engelli yurttaş, önüne çıkan engellerin kaldırılması neticesinde olabildiğince hayatın her kesiminde var olabilmenin mücadelesini yapmaktadır. Sosyal devlet ise engellinin bu mücadelesine aktif veya pasif sosyal politikalar üreterek katkıda bulunan devlettir. Doğrudan kamu kaynaklı, kapsamı belirgin ve modem nitelikli güçlü sosyal yardımlar oluşturmak ve bunları ihtiyacı olan vatandaşlarına ulaştırmak ise sosyal devlet olmanın bir gereği ve Anayasal zorunluluktur. 2022 sayılı kanun kapsamında engellilere maaş bağlanmasında aranan kriterler engelli yurttaşlarımız için yeni bir mağduriyet yaratmaktadır. Engelli aylığı bağlanırken hane içinde kişi başına düşen gelirin esas alınması engelli yurttaşlarımızın sosyal yardımlardan yararlanamamasına sebep olmaktadır. Türk-İş’in 2021 Ekim ayı açlık ve yoksulluk sınırı rakamlarına göre dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) 3.093,20 TL, Gıda harcaması ile birlikte giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı ise (yoksulluk sınırı) 10.076 TL’dir. Söz konusu rakamlar dikkate alındığında engelli aylığı bağlanmasında hane içinde kişi başına geliri esas almanın, toplumumuzun büyük bir çoğunluğunu oluşturan engelli yurttaşlarımız için daha büyük mağduriyetler yaratmaktadır.

Kanun teklifimizle engelli aylığının bağlanmasında hane içinde kişi başına düşen gelir yerine kişinin kendi gelirinin esas alınması, aylığın hesaplanmasında esas alınan gösterge rakamların arttırılması ve 16 yaşından büyük olanlar için aranan asgari ücretin 1/3’ünden daha az gelire sahip olanlar şartı asgari ücretin 2/3’ünden daha az olarak değiştirilerek engelli yurttaşlarımızın hak gaspına uğramaması amaçlanmaktadır.”

“KANUN TEKLİFİMİZLE ENGELLİ BİREYLERİN SOSYAL YAŞAMA KATILIMI ARTACAK”

Devlet Memurları Kanunu ve İş Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin gerekçesinde ise şu ifadelere yer verildi:

“Engellilerimizin çalışma yaşamını belirleyen 4857 Sayılı İş Kanunu’nda yer alan kotalar, engellilerin iş erişimlerinin sınırlarını oluşturmaktadır. Diğer yandan 23.07.1965 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 657 Sayılı Devlet Memurları Kanun’un 53’üncü maddesinde engelli çalıştırmaya yönelik hükümler bulunmaktadır. Buna göre, kamu kurum ve kuruluşları bu Kanuna göre çalıştırdıkları personele ait kadrolarda yüzde 3 oranında engelli çalıştırmak zorundadırlar denilmektedir.

Ancak son yıllarda hem kamu işyerlerinde hem de özel sektörde söz konusu kanuna uygun istihdam koşullarına uyulmadığı, uymayanlara uygulanan müeyyidelerin yetersiz kaldığı anlaşılmaktadır. Artan nüfus ve engelli bireylerimizin yaşadıkları sorunlar da dikkate alınarak bu oranın arttırılması ihtiyaç haline gelmiştir. Kanun teklifimizle birlikte engelli bireylerin sosyal yaşama katılımı artmış olacaktır. Aynı zamanda istihdama katılan engelli bireylerin görünür olması sayesinde bu konuda önyargıların ve olumsuz yaklaşımların önüne geçileceği öngörülmektedir.

Bu nedenlerle kanun teklifimizle, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun engelli personel çalıştırma yükümlülüğü hususlarını düzenleyen 53’üncü maddesinde yapılan değişiklik ile kamu kuruluşlarında engelli personel çalıştırma oranı yüzde 3’den, yüzde 6’ya yükseltilmektedir.

4857 Sayılı İş Kanununun engelli ve eski hükümlü çalıştırma zorunluluğu ile ilgili hususları düzenleyen 30’uncu maddesinde yapılan değişiklik ile kamuda %4 olan zorunlu engelli ve hükümlü çalıştırma oranı yüzde 8’e, özel sektörde ise yüzde 3 olan bu oran yüzde 6’ya yükseltilmiştir.”

- Reklam -