CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak: “DOLAR, TÜM MÜDAHALELERE RAĞMEN HIZLA 15 LİRAYA DOĞRU GİDİYOR”

0
77

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, artan döviz kurları karşısında Türkiye’nin ekonomisindeki son duruma ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, MYK gündemini kamuoyu ile paylaştı.

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, sürekli hareket halinde olan döviz kurları karşısında Türkiye’nin ekonomisinde son yaşananlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bir ülkenin para biriminin o ülkenin statüsünü belirlediğini belirten Öztrak, Türkiye’nin dünya genelinde giderek eriyen Türk Lirası’yla bu statüyü kaybetmeye başladığını iddia etti. Türk Lirası’nın özellikle dolar karşısında bir mağlubiyet içinde olduğunu belirten Öztrak; “Merkez Bankası, dövize iki hafta içinde dördüncü kez müdahale etti. Ama artık Türk Lirası’nın dolar karşısındaki değeri tüm müdahalelere rağmen hızla 15 liraya doğru gidiyor. Herkes Merkez Bankası’nın kolunun kanadının kırık olduğunu görüyor.” dedi.
‘HER EKONOMİ TOPLANTISI TL’NİN DAHA FAZLA DEĞER KAYBETMESİNE NEDEN OLACAK’
Artan döviz kurları karşısında hızla değer kaybeden Türk Lirası’nın geldiği son durumu değerlendiren Öztrak, sözlerine şöyle devam etti; “Bozuk saat bile günde iki defa doğruyu söyler. Sayın Erdoğan bundan dokuz yıl önce Başbakanlık koltuğundayken; ‘Para, tıpkı bayrak gibi, tıpkı milli marş gibi, bir ülkenin gücünü, itibarını, bağımsızlığını simgeler’ diyordu. Dolar 14 lirayı geçti. Son üç ayda milli paramız; ABD Doları karşısında yüzde 40, Bulgaristan Levası karşısında yüzde 37, Pakistan Rupisi karşısında yüzde 37, Mozambik Metikali karşısında yüzde 41, Kaleşnikofla Merkez Bankası yöneten Taliban’ın, Afganisi karşısında yüzde 29 değer kaybetti. Ülkemizin gücünü, itibarını, bağımsızlığını simgeleyen milli paramızın karşısında pul olmadığı dünya üzerinde tek bir para birimi kalmadı. Merkez Bankası, dövize iki hafta içinde dördüncü kez müdahale etti. Ama artık Türk Lirası’nın dolar karşısındaki değeri tüm müdahalelere rağmen hızla 15 liraya doğru gidiyor. Herkes Merkez Bankası’nın kolunun kanadının kırık olduğunu görüyor. Erdoğan’ın bürokratlarla ekonomi zirvesi yapacağını duyurmasına rağmen dolar tutulamıyor. Güveni yok ettikten sonra, yapacağınız her ekonomi toplantısı, Türk Lirası’nın daha fazla değer kaybetmesine neden olacaktır. Bunları geçmiş krizlerde görmüştük. Şimdi aynı tabloyu yeniden yaşıyoruz. Bir kere daha tekrarlıyorum: Sebep değişmeden sonuç değişmez.”
Merkez Bankası’nın etkisiz bir hale getirildiğini iddia eden Öztrak, ekonomide uygulanan Çin Modeli’ne yönelik eleştirilerde bulundu ve şunları dile getirdi; “Piyasaları bir ringe, Merkez Bankası’nı da ringdeki boksöre benzetirsek, boksörün bir kolu döviz rezervleridir, diğer kolu da faiz aracıdır. Şimdi iki kolunu da kullanamayan Merkez Bankası’nın, ringde ağzı burnu dağılıyor. Ne fiyat istikrarını sağlayabiliyor ne de milli paramızın pul olmasını önleyebiliyor. Hem ekonomimize hem de milletimize korkunç bir Çin işkencesi uyguluyor. Çok açık söyleyeyim. Bugün ekonomide uygulanan Çin işi, Japon işi değildir. Olsa olsa 12 Eylül Modelidir. 12 Eylül askeri darbesinden hemen önce, Yüksek devalüasyonlarla emek ucuzlatıldı. Darbeden sonra sendikalar tasfiye edildi. İşçinin sesi soluğu tamamen kesildi. 1970’lerde ortalama yüzde 27 olan enflasyon, 1980’lerde yüzde 49’a sıçradı. Gelir dağılımı emek aleyhine hızla bozuldu. Fakirden zengine büyük bir kaynak transferi yapıldı.”


ASGARİ ÜCRETTE ÇİN’İN BİLE GERİSİNE DÜŞTÜK’
Türkiye’de son günlerde gündemde yer alan asgari ücret tartışmalarına da kısaca değinen Öztrak, şunları ifade etti; “Avrupa’nın en düşük asgari ücretli ülkesi haline geldik. Hatta asgari ücret, örnek gösterdikleri Çin’in bile gerisine düştü. Bugün Çin’in Shanghai bölgesinde asgari ücret 363 Euro, Türkiye’deki brüt asgari ücret 223 Euro. Oysa sene başında aynı brüt asgari ücret 392 Euro’ydu. Devalüasyonla işçinin 169 Euro’sunu gasp ettiler. Sadece bunu telafi etseler brüt asgari ücret, 2 bin 717 lira artmalı, 6 bin 295 Lira olmalı.”
Döviz kurlarındaki artış nedeniyle Türkiye’denin ekonomik dengesinin bozulduğunu iddia eden Öztrak, şunları söyledi; “Ülkemizde ucuzlayan sadece emek de değil. Milli varlıklarımızın değeri de, üç para, beş kuruş oldu. Değersiz Türk lirasıyla, fiyatlar arşa çıktı. Raflarda, tezgâhlarda etiketler saat başı değişmeye başladı. Milyonlarca yurttaşımızın satın alma gücü ışık hızıyla yok edildi. İç pazarımız kurutuldu. Bazı ürünlerde kıtlık baş gösterdi, karneyle mal satılır oldu. Bu ülkede milli gelirin yüzde 60’ı, ailelerimizin tüketiminden, yüzde 23’ü brüt ihracattan. ‘İhracat, ihracat’ deyip, yurt içinde tüketicinin satın alma gücünü yok ederseniz, içeriye mal satan esnafı bitirirseniz, bu ekonomide çarklar nasıl dönecek? Şanzımanı dağıttıktan sonra, araba nasıl hareket edecek? Fabrikalar durunca ihracat nasıl olacak? Geçtiğimiz hafta Ekonomi Masası olarak Bursa ve Balıkesir’deydik. Bu gerçeği Balıkesirli bir esnafımız çok güzel görmüş. ‘İhracat derken, iç piyasayı eziyorlar. Bu ülkenin insanı insan değil mi?’ diye feryat ediyor.”

- Reklam -


‘MİLLET, İŞ BULMA ÜMİDİNİ KAYBEDİYOR’
Dövizde yaşanan hareketlenmenin özellikle yaşlı ve emekli nüfusu derinden etkilediğini vurgulayan Öztrak, şunları aktardı; “Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı açıkladı; Türkiye yaşlı yoksulluğunu en derinden yaşayan ilk beş ekonomi arasında. 65 yaş aylığı diye verdikleri, sadece 789 lira. İki pazar alışverişinde bu yaşlı aylığı da uçar gider. Son döviz krizi, özellikle emekli ve yaşlılarımızı ezip geçti. Emekli aylıkları bir anda açlık sınırının altında kaldı. Emekli maaşlarındaki bu kaybın derhal giderilmesi gerekiyor. Sadece emekli ve yaşlılarımız değil, işi olmayan milyonlarca insanımız da fukaralığın pençesinde.”
TÜİK’in açıkladığı Ekim ayı işsizlik rakamlarına da değinen Öztrak, ülkedeki işsiz nüfusun giderek arttığını ve vatandaşların iş bulma noktasında giderek umudunu kaybettiğini belirten Öztrak; “En son Ekim ayı işsizlik rakamları açıklandı. TÜİK’in çakma rakamlarıyla bile işsiz sayısı son bir ayda, 387 bin kişi artarak 8 milyon 281 bine çıkmış. Daha kur şokunun ilk dalgasıyla insanlarımız iş bulma ümidini kaybetmeye başlamış. Ekim’de iş bulma ümidini kaybeden yurttaşlarımızın sayısı, 205 bin kişi artmış. ‘Ekonomi şöyle şahlandı, böyle kanatlandı’ diyorlar. Ama millet iş bulma ümidini kaybediyor. İşgücüne katılmakta da son derece utangaç davranıyor. İşgücüne katılım ve istihdam oranları, hala üç yıl önceki seviyelerin gerisinde. Bu arada son iki ayda ekonomide yaratılan işlerin niteliğinde de bozulma var. Son iki ayda toplam 619 bin kişi işe girerken, unun 447 bini zamana bağlı eksik istihdamda. Yani işe giren her 100 yurttaşımızın 72’si, daha fazla çalışmak istediği halde, isteğine uygun bir iş bulamamış. Bu arada Ekim’de sanayide çalışan 58 bin, inşaatta çalışan 4 bin yurttaşımız da işini kaybetmiş.” şeklinde konuştu.

- Reklam -