Cezası biten Elvan Palandöken’de kampa girdi

120

Doping kullandığı gerekçesiyle Uluslararası Atletizm Federasyonları Birliği (IAAF) tarafından verilen 2 yıl cezanın bitmesi ile birlikte Erzurum’a gelen milli atlet Elvan Abeylegesse, kendisine şans getirdiğine inandığı Palandöken’de, bu yıl yapılacak olan Akdeniz Oyunları ve Avrupa Şampiyonası’na hazırlanıyor.

Doping kullanmadığını ve spor yaptığı 19 yıl içinde buna hiç gerek duymadığını söyleyen Elvan Abeylegesse, “Cezam bitti ama duruşmalar devam ediyor. İnşallah hakkımı alacağım tertemiz bir spor yaptım” dedi. 19 Mayıs’ta geldiği deniz seviyesinden 3 bin 176 metre yükseklikteki Palandöken Yaylası’nda kampa giren evli bir çocuk annesi Elvan Abeylegesse, günde çift idman yaparak, kendisine verilen haksız cezayı unutmak istediğini söylüyor. Uluslararası Atletizm Federasyonları Birliği (IAAF), tarafından 2 olimpiyat gümüş madalyası ve bir dünya şampiyonası gümüş madalyası elinden alınan Abeylegesse’ye 2 yıl da pistlerden men cezası verildi. Cezasının bittiğini ancak duruşmaların devam ettiğini ifade eden milli atlet Abeylegesse, bugüne kadar spor hayatına kara leke sürecek bir harekette bulunmadığını belirtti. En kısa sürede gerçeklerin gün yüzüne çıkarak aklanacağını ifade eden Elvan Abeylegesse, “İki yıldır bir sorun yaşıyorum. Cezam bitti ancak duruşmalar devam ediyor. İnşallah hakkımı alacağım. Tertemiz bir spor yaptım. Hiçbir zaman ek bir şey almadım. Ama kısa zamanda duruşmalar tamamlanacak ve yoluma devam edeceğim. Doping almadım ve öyle bir madde kullanmadım antrenörümle de konuştum o da vermediğini söyledi. Zaten öyle bir maddeye ihtiyacım yok. Çünkü 19 yıldır sporcuyum hiçbir sorun yaşamadım 2008 ve 2007’deki her iki numunem tertemiz. 2007’de Osaka’da ‘bir sorun çıktı’ dediler. Teknik hatalarda var duruşmalar devam ediyor. Umarım kısa sürede tamamlanır” diye konuştu.
Elvan Abeylegesse, kampta sabah ve akşam olmak üzere günde iki antrenman yaptığını, serin ve temiz havası nedeniyle her yıl olduğu gibi bu yıl da kamp merkezi olarak Erzurum’u seçtiğini söyledi. Haftada ortalama 180-200 kilometre koştuğunu ifade eden Abeylegesse, Erzurum’da kamp yaptığı sürede tekrar eski formunu yakalayacağına inandığını belirtti. Bu sene çok önemli yarışlar olduğunu hatırlatan Abeylegesse, “25 Haziran’da yapılacak olan Akdeniz Oyunları’nda yarı maraton 7 ila 12 Ağustos’ta Berlin’de yapılacak olan Avrupa Şampiyonası’nda ise maraton koşacağım.
Yarışmalar her zamanki gibi yine iddialı hazırlanıyorum. Ülkeme altın madalya kazandıracağıma inanıyorum. Her yıl buraya gelmemin nedeni ise burası bana şans getiriyor. Tüm parkurları ezbere biliyorum. Kafam toplamak için de bana iyi geleceğine inanıyorum” dedi.

‘BENİ KURTARAN KEPÇE OPARETÖRÜ KORKTU’

Uzun süredir Erzurum’da yaşanan sağanak yağışların kendisine 2010 yılında yaşadığı bir olayı hatırlattığını sözlerine ekleyen Elvan Abeylegesse şunları söyledi:
“Yaklaşık 2 ay Erzurum’da Avrupa Atletizm Şampiyonası’na hazırlandım. Önce İstanbul ardından da şampiyonanın yapılacağı Barselona’ya gitmek üzere Erzurum Havalimanı’na doğru yola çıktım. Sağanak yağışın yol açtığı su akıntısının yolda biriktirdiği çakıl taşları nedeniyle Palandöken Kayak Merkezi yolunda bir süre taksi içerisinde mahsur kaldım. Su dağdan çok hızlı iniyordu. Taksinin içine su girmeye başladığında çok korktum. Taksi şoförü beni araçtan çıkardıktan sonra bir köşede kurtarılmayı bekledim. O sırada şantiyede çalışan bir işçi kepçeyle geldi. Kepçenin içine girdiğimde beni gören işçi çok korktu. Sanırım rengimden dolayı. Yıldırım çarptığını sandı ya da beni buralara suyun getirdiğini düşündü. Kendisini güçlükle sakinleştirdim. Sonra beni alıp güvenli bir yere götürdü. Ona minnettarım. O olayı hiçbir zaman unutmam. Burada her yağmur yağdığında aklıma geliyor.”

FAİR PLAY ÖDÜLÜ’NE SAHİP

1999 yılında Türk vatandaşlığına geçen Elvan Abeylegesse, Berlin’de gerçekleşen 13’üncü Dünya Atletizm Şampiyonası’nda 10 bin metre yarışını sakatlığından ötürü tamamlayamayan sporcu, rakibi Etiyopyalı Meselech Melkamu’nun koşu ayakkabılarını unuttuğunu fark edince kendi ayakkabılarını vermesi nedeniyle Dünya Fair Play Komitesi tarafından Dünya Fair Play Ödülü’ne layık görüldü ve ödülünü 27 Mart 2010’da, Macaristan’ın Pecs kentinde düzenlenen törenle aldı.