Uzun yıllardır uygulanan ithalata bağımlı enerji politikaları ve yanlış teknoloji tercihlerimiz yüzünden kış ayları Türk vatandaşlarının kabusu, dert ayları olmuş durumdadır.

Doğalgaz kullanımı ilk gündeme geldiğinde ülkemizi yönetenler doğalgaz ucuz ve temiz bir yakıt artık kış aylarında yüzünüz gülecek, eviniz ısınacak, sıcacık olacak diye bir dolu nutuk atmışlardı. Zaman içinde kazın ayağının öyle olmadığı, doğalgaz faturaları posta kutularına atılınca ortaya çıktı.

Üstelik çoğu ithal malzeme kullanan çok büyük bir altyapı değişimi de yapıldı; kimi evlere doğalgaz sobaları, kimilerine kombiler takıldı apartmanların kalorifer kazanları değişti ve yahut da kombili sisteme geçildi. Bunlarda ek yatırım masrafları olarak vatandaşların bütçesinden ve döviz olarak da ülkemizden çıktı elbette.

Rusya’dan, İran’dan döşenen boru hatları ile “al ya da öde” ilkesi çerçevesinde temin ettiğimiz doğalgaz yurdumuzun hemen hemen her noktasına ulaştı, bugün çoğumuz mutfaklarımızda Rus doğal gazı ile yemek pişirip, kombilerimizi Rus doğal gazı ile yakarak ısınıyoruz. Kaç kişi banyo yaparken kullandığı sıcak suyun taa Rusya’dan gelen gaz ile ısıtıldığını düşünüyor?

Ülkemizi İthal bir kaynağa bu kadar bağımlı kılmak nasıl bir stratejik akıl ve devlet yönetim biçimidir anlamak hiç mümkün değil doğrusu.

Kullandığımız enerji ithal olunca elbette ki döviz fiyatlarındaki değişim içerideki fiyatlamayı da etkiliyor. Doğal gaza bu yüzden durmadan zam geliyor.

Son bir, bir buçuk yılda konutlarda kullanılan doğalgaza gelen zamlar şu şekilde;

1 Ağustos 2018: Yüzde 9 zam

1 Eylül 2018: Yüzde 9 zam

1 Ekim 2018: Yüzde 9 zam

1 Ocak 2019: (Yerel seçim öncesi)Yüzde 10 indirim

31 Temmuz 2019: Yüzde 14,9 zam

31 Ağustos 2019: Yüzde 14,9 zam

1 Ağustos 2018 de 100 lira olan doğalgaz faturamız bu yapılan zamların birleşik etkisi ile 153,8 Türk Lirasına çıkmış durumdadır! Yerel seçim öncesinde kaşıkla verilen, seçim sonrasında kepçe ile geri alınmıştır.

Bu dönemde evlerimizde kullanılan doğal gaz maliyetlerimiz yüzde 53,7 artmış, lakin ücretler bu fiyat artışı ile aynı oranda artmamış! 2020 asgari ücretindeki artışın da 2019’da gerçekleşen doğalgaz fiyatlarındaki artışın gerisinde kaldığı görülüyor. Türkiye’de 2020 için asgari ücrette net yüzde 15 artış yapılırken, sadece 2019’da doğalgaz fiyatları toplamda yüzde 37 artış kaydetmişti.

Oysa aynı dönemde Rusya ve ABD’nin Avrupa’ya doğalgaz satma yarışı yüzünden oluşan rekabet fiyatları aşağı çekti. Türkiye’de doğalgaza zam üstüne zam gelirken Avrupa’da doğalgaz fiyatı son 10 yılın en düşük seviyesine geriledi. Enerji piyasası verilerine göre Avrupa piyasalarında bin metreküp doğalgazın fiyatı ortalama olarak 110-120 dolar seviyelerinde seyrederken Türkiye’ye gelen gazın fiyatı 250-280 dolar seviyelerindedir. Başka deyişle Türkiye’ye doğalgaz yaklaşık iki kat daha maliyetli ulaşıyor.

Hikayenin başında ucuza kolayca tertemiz ısınacağız diye yola çıkan Türk insanı bugün fatura korkusundan kombisini açamıyor, eve soba kurmuş odun kömür yakıyor. Bu gelinen nokta iktidarların uzun yıllardır uyguladığı basiretsiz enerji politikalarının sonucudur. Hatalı teknoloji seçimi ve bu seçim yüzünden ortaya çıkan hem kaynakta dışa bağımlılık ve hem de satın almak için yaratılan döviz bağımlılığı Türkiye’nin en önemli sorunlarından biridir.

Türkiye hem enerji kaynaklarını ve hem de teknoloji tercihlerini ivedilikle gözden geçirmeli bu alanda reform değil devrim yapmalı, devrimsel adımlar atmalıdır yoksa daha çok uzun kışlar boyunca bebe beliği soğuk odalarda sabahlatır, battaniye altında, ufo yakarak televizyon seyreder dururuz.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz