Türkiye’de ekonomik hayatın bir türlü çözülemeyen sorunu çek sorunudur.

Bu sorun çözülemez çünkü yaklaşım yanlıştır.

Çekin dünyadaki genel kullanım amacı banka aracılığı ile para ödemesi yapmaktır. Çek insanları nakit para taşıma zahmetinden kurtaran bir ödeme aracıdır.

Ülkemizde kullanılan vadeli çek yöntemi ise çeki bir ödeme aracı olmaktan çıkartıp bir borçlanma aracı haline getirmiştir.

Aslında bugünün elektronik bankacılık ortamında çek ile ödeme yapmak anlamını yitirmiş durumdadır. Hesaptan hesaba havale ya da elektronik fon transferi (EFT) yapmak artık o kadar kolay ve pratik ki nakit ödeme aracı olarak çek kullanmaya en ufak bir ihtiyaç dahi kalmamıştır. İhtiyaç olarak geriye sadece vadeli çekin borçlanma aracı olma vasfı kalmaktadır.

Türk ekonomisinde finans piyasalarının kredi üretme yeterliliği sınırlıdır. Bir çok ticari işletmenin de sermayesi ve finans gücü çok zayıftır. Önce senet ve sonrada vadeli çek piyasada ticaretin dönebilmesi için tacirlerin kendi arasında bir finans yaratma metoduna dönüşmüştür.

Vadeli mal ya da hizmet satan bir işletme alıcının o an için parasının olmadığını bilmektedir, bu işletme vadeli satışı kabul ederek hem bu riski kabul etmiş ve hem de bu riske karşılık gelen risk primini fiyata ilave etmiş durumdadır. Vadeli satışın fiyata en azından beklenen enflasyon oranının üzerinde belirli bir faiz oranı eklenerek yapıldığı da muhakkaktır. Bu durumda satıcı kendini banka yerine koymakta hem mal ve hem de para satmaktadır. Elbette hiçbir satıcı bir banka kadar doğru risk primi ve faiz oranı tespit edilemez işte bu yüzden vadeli satışlar hemen hemen daima alıcıya banka kredisi kullanmaktan daha pahallıya mal olur. Bu uygulama fiyatlar genel seviyesini de yukarı çeker.

Peki ülkemizde alıcılar neden banka kredisi kullanıp vadeli çek ya da senet kullanmak yerine peşin, nakit alış veriş yapmıyorlar?

Satıcılar ise neden bankanın kredi vermediği kişi ya da kurumlara kredi açıyor, vadeli satış yapıyor?

Bunun sebebi aşırı rekabet ile Türk finansal sisteminin ve ticari işletmelerinin sermaye yetersizliği ve finansal güçsüzlüğüdür. Bu güçsüzlük yüzünden son derecede sağlıksız işleyen, sık sık krizlere sahne olan vadeli çek, senet ve veresiye ile dönen bir ticaret ortamı oluşmuştur. Bu sağlıksız ticari ortamı iyileştirmeden Türk ekonomisi sağlığına kavuşamaz.

Diğer yandan banka kredi borcu, senet borcu ya da veresiye borcu yüzünden hiç kimse cezai yaptırımlar ile karşılaşmazken çek borcu yüzünden insanlar hapse girmektedirler.

Karşılıksız kalan Çeke uygulanan hapis cezası Anayasamızın 2. maddesinde düzenlenen “Hukuk Devleti” ilkesine, Temel Hak ve Hürriyetlerin sınırlanmasına ilişkin 13. maddesinde yer alan “Ölçülülük İlkesi”ne, suç ve cezalara ilişkin esaslara dair 38. maddesindeki “Hiç kimse, yalnızca sözleşmeden doğan bir yükümlülüğü yerine getirememesinden dolayı özgürlüğünden alıkonulamaz” ilkesine, aykırı bir uygulamadır.

Ödenemeyen çeke karşı hapis cezası uygulanması hem adaletsiz, hem yararsız ve hem de Anayasamıza aykırıdır.

Çek sorununun çözümü için öncelikle basılı çek uygulamasına bir son verilmelidir. Örneğin çek ya da vadeli çek vermek isteyen internetten banka hesabına girip orada ödeme tarihi ve ödeme miktarı belirli karekodlu bir çek formu doldurup bunu elektronik olarak satıcının bankasına göndermelidir. Çeki alan da gene internet bankacılığı üzerinden çeki ciro edebilmelidir. Bu şekilde banka çek sahibinin kaç liralık çek keşide edebileceğini kontrol edebilir, bu yöntemle firma ya da kişiye tahsisli limitin üzerinde çek keşidesi engellenebilir. Oysa bugün 20 sahifelik bir çek defteri alan işletme 100 bin liralık da, 100 milyon liralık da çek keşide edebilmektedir. Bu çek kullanımını disipline edecek uygulanabilir bir yöntemdir.

Ayrıca bir düzenleme ile de çekin ancak üzerinde yazılı tarihte tahsil edilebileceği de yasallaştırılmalıdır. Elbette çeklerde uygulanan hapis cezası da kaldırılmalıdır, sonuçta hiçbir satıcı rızası olmadan vadeli çek kabul etmiyor değil mi? Rızaya dayalı bir ticari sözleşmede bir tarafı hapis cezası ile cezalandırmak ne kadar doğru oluyor?

Facebook Comments

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz