“Suç bende değil onlarda” diye başlayan ve giderek sertleşen uyarılar, hatta açık tehditlerle durumu kurtarmaya çalışmak, başka çaresi kalmayanların başvurabileceği son şey…

Ama tarih, bu yolla kazanılmış mücadelelerden söz etmez…

Bir sonraki evre olan “bizi yok etmeye çalışıyorlar” propagandasının sonuçları da daha büyük hüsranlar olmuş hep…

Günümüzde hala bunları uygulamaya çalışan liderler olması şaşkınlık veriyor…

Demokratik toplumlarda liderleri halk seçer… Peki nasıl oluyor da halklar böyle liderleri seçiyor..?

Genelde her ülke için farklı nedenleri var bunun… Eğitim seviyesi çok önemli tabii… Ama bu tek neden değil… Ülkedeki dini eğilimin de büyük rolü var…

…Ve kendilerini ırkı yaklaşımlara kaptıranlar…

ABD gibi demokratik bir ülkede, Trump gibi birinin Başkan seçilmesi; dünyanın başına bela oldu… Bunun tam da, dünyada onun kadar dengesiz ve hırslı liderlerin olduğu bir döneme denk gelmesi ise en istenmeyecek şeydi…

Şimdi el birliğiyle insan soyunu bilinmeyen bir yöne götürüyorlar…

Kendini, sadece kendini kurtarmaya çalışan Trump, çırpınışlarıyla hemen her gün onlara yeni fırsatlar veriyor…

Son çıkışı, Dünya Ticaret Örgütüne yönelikti… “ABD’nin DTÖ’de yıllardan beri çok kötü muamele edip dezavantajlı bir konuma ittiğini ve bu durumun değişmesi gerekiyor. Hizaya gelmezlerse, DTÖ’den çekilirim” şeklinde oldu…

ABD Temsilcisi Robert Lighthizer de, Ocak ayında yaptığı açıklamada, “Çin’in 2001 yılında DTÖ üyeliğine kabul edilmesini hata olarak gördüğünü” açıklamıştı…

Uzmanlar, bizzat çok uluslu serbest ticaret sistemini kurmakta öncülük eden ABD’nin DTÖ’den çekilmesi durumunda, başta ABD olmak üzere küresel ekonominin ve dünya ticaretinin olumsuz etkileneceğini vurguluyor…

Bu arada, ABD içinde giderek yaygınlaşan “görevden alma” çabalarına da sessiz kalamadı Trump ve “ara seçimlerde Cumhuriyetçiler’in Kongre’de kontrolü kaybetmesi durumunda, ülkede şiddet dalgasının başlayabilir” dedi…

Akıl almaz bu sözler, New York Times gazetesinin “Beyaz Saray’da evanjelist liderlere yemek veren Trump’ın ses kaydını” yayınlamasıyla ortay çıktı… Trump konuşmasında açık açık “Sahip olduğunuz her şeyi kaybetmeye sadece bir seçim uzaktasınız. Kongre’yi kaybedersek her şeyi derhal bitirecekler.” de diyor…

Dünyayı bunalımdan kurtarmanın yolu, önce tüm demokratik ülkelerdeki halkların üstüne düşeni yapmasından geçiyor…

Çıkarcılara kanmadan, kendilerini ırkçı düşüncelere kaptırmadan, dini inançlarını bir kenara koyup aklını kullanarak liderlerini seçmesi son çare…

Elbette aradan sıyrılacak otoriterler olacaktır… Onların çaresini de, çoğunlukta olacak demokratik ülkeler bulacak…

Bu en kötü ihtimalle savaş bile olabilir… Ama bu dünyayı huzura kavuşturmak için yapılan “ilk” ve kesinlikle “son” savaş olacak…

İnsan soyu olarak bunu başaramazsak, hep birlikte ölürüz..!

FACEBOOK YORUMLARI