Bazı olayları ve dönemleri yaşandıktan birkaç yüz yıl sonra anlamak daha kolaydır ancak yaşandığı dönemde anlamakta bayağı zorlanıyoruz. Örneğin içinde yaşadığımız dönemin anlaşılması hiçte kolay değil.

Anlaşılması kolay değil diyorum ama asıl zorluk anlatmakta… Bazılarına anlatılması ve bazılarının anlaması nerede ise imkansız… Örneğin, Osmanlı’nın son, Cumhuriyetin ilk yani 1. Dünya Savaşı dönemini Atatürk kaç kişiye anlatabilmişti, Atatürk’ten başka kaç kişi anlayabilmişti?

Bugün size içinde yaşadığımız dönemi tabak gibi gözlerinizin önüne sermeyeceğim ama büyük resmin önemli birkaç karesini dikkatinize sunacağım.

Aynı zamanda CIA ajanı’da olan Graham Fuller 2007’de bir kitap yazmış, bu kitap 2008’de “Yeni Türkiye Cumhuriyeti” adıyla Türkiye’de yayınlanmıştı. Ak Parti iktidarına övgüler düzen, Atatürkçüleri yerden yere vuran kitap okuduğumda beni oldukça rahatsız etmiş ve 2011’de bu köşemde kitapla ilgili görüşlerimi anlatmıştım. Eski yazılarıma 1 dakikada girip bulabilirsiniz.

Fuller, Atatürkçülüğü yeriyor, ılımlı İslamı, Kürt açılımı ve kimlik politikalarını, Türkiye’nin Ortadoğu’ya yönelmesini açıkça savunuyor ve bu yolda olan Erdoğan İktidarına övgüler düzüyordu. Arada, yeni dönemde Türkiye, ABD ile bazen karşı karşıya gelecek ama bu Türkiye’nin daha itibarlı olmasını sağlayacak gibi, övücü ama soru işareti doğuran cümleler de ediyordu. BOP’tan ise hiç bahsetmiyordu.

Kitabın amacı açıkça belliydi, öyle ki Fuller, Türkçe baskıya yazdığı önsözde “Kitap herhangi bir ABD politikasını veya istihbarat gündemini ileri taşımak için tasarlanmış değildir.” cümlesini yazma ihtiyacını hissetmişti. Halbuki 1960’lardan beri işi-gücü Türkiye’yi yönlendirmek olan birinin 50 yıllık alışkanlıkla sonunda “… bir ABD politikasını veya istihbarat gündemini ileri taşımak” dışında amacı olamazdı…
Nitekim Graham Fuller hakkında 15 Temmuz darbe teşebbüsü sonrası İstanbul Cumhuriyet Baş Savcılığınca tam da bu nedenlerle yakalama kararı çıkarıldığını çok iyi hatırlıyorum. Tabi kaçtıktan sonra…

Ak Parti iktidarı ABD içerisindeki küresel güç merkezlerinden birinin tasarımıydı. Sosyolojik ve siyasi gidişat görülerek tasarlanmış çok iyi bir projeydi. Ak Parti ile Ergenekon, Balyoz, Kozmik oda gibi operasyonlarla Atatürkçü kesimler ve TSK çökertildi ve direnemez hale getirildi. Milli ve manevi değerler yok edildi. Ülkü birliği kalmadı. Ancak zaman içinde koşullar değişti, ABD yönetimleri ve stratejileri değişti. İşler farklılaştı…

Bugün geldiğimiz süreçte, Ilımlı İslam projesi tutmadı, siyasal İslam 1900’lerin başında olduğu gibi tekrar yenildi. Kürt açılımı istedikleri gibi sonuçlanmadı. Türkiye, Ortadoğu’da nerede ise tüm İslam ülkeleri ile sorunlu hale geldi. İsrail en huzurlu ve güvenlikli dönemini yaşadı. Şimdi, AB’den kopan, Batı’dan ise kopmayı son haddine kadar zorlayan bir Türkiye var. Türkiye, ekonomisi derin bir krizde, toplumsal olarak ise bölünmüş durumda…

ABD’nin veya diğer küresel güçlerin yeni oyunlarını iyi anlamak gerek. Türkiye’deki Anayasa değişikliği ve sonrasında getirilen “Cumhurbaşkanlığı Hükumet Sistemi” kesinlikle bir projenin parçasıdır. Çünkü, binlerce yıllık devlet geleneğimiz Başbakanlığı kaldıran, tüm yetkileri sadece tek kişiye veren böyle bir merkezi yönetim, padişahlık, hakanlık dönemlerinde dahi görülmemiştir. Mutlaka devlet aklını ve hafızasını devre dışı bırakan “Cumhurbaşkanlığı Hükumet Sistemi” üzerinden bir oyuna maruz kalacağız ve halen o oyun oynanıyor…

Anlatmaya çalıştığım tablo kara kalemle çizilmiş bir karikatür gibi… İsterseniz siz renkli yağlıboya tablo haline getirebilir, isterseniz sürecin video çekimini yapabilirsiniz…
Yine de bazıları çok şeyi görmeyecektir…

FACEBOOK YORUMLARI

SONSÖZ YORUMLARI

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen adınızı girin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.