Bu kafayla gidersek

0
225

Dolar beş liraya dayanınca memleket insanı nedense bir anda 16 yıllık uykudan uyandı, “ne oluyor, nereye gidiyoruz” diye sormaya başladı.

Doğal olarak memlekette sadece pembelikleri anlatmayı adet edinenler, bu defa da devreye girdiler, kurlardaki zıplamaları “dış mihrakların oyununa” bağladılar vatandaş da buna inandı.

Dünya Gazetesi’nin yaptırdığı bir ankete göre, ankete katılanların yüzde 80’ne yakını ekonomide batının baskısı olduğuna, yani olup bitenin dış oyunlardan kaynaklandığına inanıyormuş.
Nasıl inanmasın ki! Bir başka örnek: A Haber TV kanaldan bir haber. Haber, “Türkiye’nin Türk Lirasına dönüş hamlesi ABD’yi endişelendirdi. CIA bağlantılı ABD düşünce kuruluşu Stanford, lira seferberliğinin dünyadaki sistemi değiştirebileceğini açıkladı” şeklinde başlıyor, “Türkiye parasına sahip çıktı, dünya devlerini endişe sardı. ABD, lira seferberliğinden korktu” diye devam ediyor.
Haberi izlerken gözlerimiz yaşardı, sevinçten yerimizde duramadık, gidip liramızı liraya çevirerek yeni sistemde pozisyon aldık!
Bizim paramız, yani son iki ayda faiz üzerine faiz kararlarına rağmen dünyada, rekor hızda, en fazla değer kaybeden bizim paramız, sadece dövizlerin liraya çevrilmesiyle, bırakın ABD’yi, dünya para sistemini ve ticaretini yerle bir edecek, doları, avroyu eritecek, uluslararası ve bölgesel ticaretin ülke para birimleri üzerinden yapılmasının öncülüğünü yapacak. Defalarca haberin kaydını izledik ve inandık.
Nasıl ki; son üç yıldır doların her zıplamasını “spekülasyon, manipülasyon, geçici, makul yerine gelecek” (not: bu kelimeleri biz yazmaktan, siz duymaktan bıktınız, ama birileri de günde üç fasıl tekrarlamaktan bıkmadı) sözleriyle açıklamaya devam edenlere; son bir buçuk yıldır her gün enflasyonun “gelecek ay tek haneye düşecek” vaatlerine inandığımız gibi.
“Dövizini bozdur” diye çıkarılan sefer görev emrine uyarak en ucuzundan satıp üç gün sonra dolardan altından ne kadar zarar ettiğimizi hesapladığımız gibi.
“Faizler düşecek, düşüreceğim yoksa karşılarında beni bulurlar” tehditlerinin işe yaramadığını, ekonomide tüm bilenenlere yeni bir boyut getiren “faiz enflasyonu artırıyor” söylemine hayretler içinde bakan yabancıların da tepkilerini Türkiye’den çekip giderek gösterdikleri gibi.
Ve şimdide yüksek faizlerle paramızı pul olmaktan kurtarmaya çalıştığımız gibi.
Aylardır ekonomide en büyük sorunun makro büyüklüklerin bozulmasından öte güvensizlikten kaynaklandığını yazıyoruz.
Kusura ister baksınlar ister bakmasınlar, güven sorununu da muhalifler, karşıtlar değil yukarıdaki benzeri haber ve açıklamalarla bizzat iktidar ve yandaş medyası yaratıyor..
Her eleştiri “vatan haini, yerli işbirlikçi, şunun bunun uzantısı” algısına çevrilirse sonuç kendi söylediklerine kendilerinin inanmasına kadar gider ki buna iktidar zehirlenmesi diyorlar.
Yine Dünya Gazetesinin anketine göre; dolar kaç lira olur diye sorulmuş, ezici çoğunluk “beş lira” demiş.
Bu kadar açıklamaya, abartılı haberlere karşın eğer vatandaş dolar beş lira diyorsa bu kafayla, Londra’da otellerinde güven ve parayı daha çok ararız.

- Reklam -
- Reklam -

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz