Boy verme oy ver

355

Her seçim bizim için tarihidir ama bu defaki bambaşka. Artık istesek de istemesek de kimileri tarafından “tek adam rejimi” olarak adlandırılan Cumhurbaşkanlığı Hükümeti” sistemine fiilen geçiyoruz.

Başbakanlık makamı tamamen ortadan kalkıyor. Parlamento’nun çoğu yetkisi Cumhurbaşkanına geçiyor. Herşey, her karar, uçan kuştan kaçan kurda kadar kararnamelerle Cumhurbaşkanın dudaklarının arasında. Bunlar arasında en kritik olan bütçe yapma ve onaylama yetkisi. Bu kadar çok yetkiyi kullanmak insanüstü bir güç ister, o da ayrı bir mesele. Bu yetkileri beş yıl boyunca kimin kullanacağına da seçmenler karar verecek. Bunun için seçimlere katılım çok büyük önem taşıyor.
Seçimlere bir hafta kalan Ramazan Bayramı dolaysıyla güneydeki turizm merkezlerine giden vatandaşlara yerel yönetimler afişler hazırlamışlar. Afişlerde, “24 Haziran’da sahillerde bakım var, evinize dönün, oy kullanın, 25’inde yine bekleriz”. mesajları veriliyor.
Kampanyanın sloganı için denizlerde, havuzlarda derinliği ölçmek için kullanılan “boy verme” merkez alınmış ve “boy verme oy ver” olarak simgeleştirilmiş. Bu başka yerler için “boş verme, vazgeçme, umursamazlık” anlamında, “koy verme, oy ver” olarak da geliştirilebilir.
Son yıllarda rastladığımız en sevimli kampanyalardan biri. Hedef kitlesi de büyük çoğunluğu CHP’li olan seçmenler. Yıllarıdır yaz aylarına denk düşen seçimlerde CHP’li seçmenlerin deniz, kum, tatil nedeniyle oy vermedikleri söylenir, durulur. Bunu hatırlatırcasına bu kampanyayı başlatılmış.
Zaten bu defa bayram nedeniyle şehirler fazla boşalmadı. Üniversitelerde, orta öğretimde sınavlar bayram sonrasına kaldı. 23 Haziran gecesi vatandaş kayıtlı bulunduğu seçim bölgeleri için gidecektir. Bu da önemeli bir hareket yaratacaktır. Umarız kullanılan her oy yerine gider, karanlık emellerde yok edilmez.
DOLARA DİKKAT
Seçimler için kampanyaların sonuna da geliniyor. Ağırlıklı olarak büyük şehirler hedef alınacak. Bize göre beklenmedik bir performansla bu seçimlere damgasını vuran CHP’nin adayı Muharrem İnce’nin üç büyük şehirdeki mitinglerine katılım sandık sonuçları için önemli işaret verecek.
Seçimlerde ne olacağını Bayram süresince her köşede konuşacağız. En çok sorulan da “gider mi, bırakır mı, tamam mı devam mı? soruları. Bazılarının, “bırakmaz, gitmez, B planını devreye sokar, ikinci turu yaptırmaz” gibi tuhaf yorumlarını bir kenara bırakalım da ekonomiye bakalım. Gözler yine döviz kurlarında. ABD’de yeni faiz artırılmasıyla lira gibi diğer gelişmekte olan ülkelerin paraları yine değer kaybetme sürecine girdi.
Esas lira dolar dengesinin ne olacağını gelecek hafta göreceğiz. Bize göre özellikle gelecek Çarşamba gününden itibaren eğer dolar çok hızla değer kazanmaya başlarsa, (tahminimiz) Cumhurbaşkanı seçiminin ikinci tura kalacağıdır. Tam tersi olursa bu iş ilk turda biteceğini gösterir.
Neden böyle bir bağlantı derseniz, seçimleri en yakından izleyenlerin başında yabancı finans kesimi gelir. Onlar da bir sürü gizliden gizliye anketler yaptırırlar ve yatırmacılarıyla paylaşırlar ve nedense bunların anketleri çok küçük hata payı ile doğru çıkar. Eğer, beklentileri doğrultusunda bir yönetim iş başına gelecekse seçimlerden üç dört gün önce tepki verirler. Ya giderler ya da daha fazlasını getiriler. Geçen 16 Nisan referandumundan bir hafta sonra piyasalarımız 7 milyar dolar girdiğini hatırlatalım. .
Yeni seçilecek Cumhurbaşkanını bekleyen en büyük sorun, OHAL’i kaldırmak filan değil, en kısa sürede açıklanacak ekonomi kadrolarıyla piyasalarda güven oluşturmaktır. Eğer bu güven sorunu aşılamazsa, ekonomideki dağınıklık daha da kötüye gideceğini söylemeye gerek yok.
Seçim biter ama geçim derdi bitmez. İyi bayramlar.