Boş koltuk kurları düşürdü

0
69

Damat beyin Instagram üzerinden istifa etmesi sonrasında pazartesi günü herhalde dünya ekonomi tarihine geçecek bir olay yaşandı. Düşünün bir ülkede hem en tepedeki yöneticinin ailesinden olan ve hem de hazine ve maliyeden sorumlu olan bir bakan tuhaf ve kaotik bir şekilde istifa etmiş, ortada bir kavga olduğu açık, lakin piyasa açılır açılmaz kurlar yüzde 5 kadar düşüyor, borsa ise yükseliyor, piyasanın tedirgin olması gerekirken bu haber adeta bir müjde havası estiriyor.

Dahası aynı hafta sonu Merkez Bankasına partili bir siyasetçi başkan atanmış, bu atamanın Merkez Bankasının bağımsızlığını ortadan kaldıracağı aşikar, normal şartlar altında piyasanın bu atamaya son derecede olumsuz bir tepki vermesi beklenirken böyle bir tepki de görmüyoruz.

Bitti mi elbette bitmedi Amerika Birleşik Devletlerinde seçimi Joe Biden kazanmış, antidemokratik rejimler hakkındaki söylemleri, Türkiye ve özellikle de Erdoğan hakkında ki olumsuz görüşleri bilinen bir isim dünyanın en güçlü koltuğuna oturmuş, lakin piyasalar beklenenin tam aksi yönde bir tepki veriyor.

Bana göre; ya bu üç olumsuz olgunun bir araya gelmesi piyasaları şoka sokmuştur, yahut da Türkiye gibi büyük bir ülkede ekonominin hiçbir ekonomi deneyimine sahip olmayan damat beye emanet edilmiş olmasına o kadar büyük bir tepki vardı ki, diğer haberler hiç dikkate alınmamıştır. Muhtemelen Bektaşi babasının dediği gibi “nasılsa bundan kötüsü olmaz” yaklaşımı ile ekonominin başına daha liyakat ehli ve güvenilir bir insanın gelebileceği beklentisi diğer faktörlerin hiç umursanmamasına yol açmıştır.

Aradan 36 saatten fazla zaman geçtiği halde ne Hazine ve Maliye Bakanlığından ve ne de saray cenahından resmi bir açıklama ya da görüş beyanı gelmemesi, AKP’li siyasetçilerin bile topu taca atan söylemleri istifa haberlerindeki belirsizliği arttırmış, durum nerede ise bir devlet krizine dönüşmüştür.

Saatler sonra Resmi Gazete’de yer alan karara göre istifa eden Berat Albayrak’ın yerine Lütfi Elvan atanmış bulunuyor. AK Parti hükümetlerinde daha önce bakanlık görevinde bulunan Elvan, Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanlığı görevini sürdürüyordu, böylece bu belirsizlik de sona ermiş oldu. Durum o kadar kaotik bir hal almıştı ki yeni Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan karara ilişkin TBMM’de muhabirlerin sorularına karşılık olarak “Benim için de sürpriz oldu” ifadelerini kullandı.

Yeni bakanın Berat Albayrak ile de görüştüğü ve sağlık sorunları nedeniyle devir teslim olmayacağı söyleniyor. Bu durum da devlet teamüllerine aykırıdır, saray içi ciddi bir kavganın başladığı ve sürmekte olduğunu göstermektedir. Belki erken bir görüş ama Albayrak grubunun iktidar ile arasının açılması ve sorunun daha ciddi boyutlara ulaşması kaçınılmaz görünmektedir.

Diğer yandan AKP, MHP koalisyonunda Bahçeli ve Soylu ekibinin güç kazandığı ve damat beyin bir saray darbesi ile halledildiği de iddia edilebilir.

Bu arada tamam Berat Albayrak AKP içinde de pek sevilen bir bakan değildi, kamuoyunda ise zaten çok tepki vardı kabinenin en sevilmeyen bakanı olmaya adaydı. Fakat uyguladığı ekonomik politikalar kendisinin değildi tamamı ile sarayın ekonomik politikalarıydı, yani ortada bir başarısızlık varsa bu öncelikle damat beyin değil sarayın başarısızlığıdır.

Gelelim yeni atamaya; işin açığı Lütfü Elvan damat beyden çok daha ciddi bir görüntü veriyor, bir kere “kalkınmacı” bu önemli bir vasıf. Umarım saraydaki üç beş danışmanın vesayetinden ari, kalkınmacı politikaları öncelleyen bir ekonomik strateji uygulamayı başarabilir.

Peşinen söyleyeyim önündeki en büyük engel sarayın “enflasyonun sebebi faizdir” gibi ekonomi bilimine ters ekonomik teorileri olacaktır. Ekonomik doğruları saraya karşı savunabilecek mi, doğru zamanda doğru işleri yaparak, dirayetli, ekonomi bilimi ve rasyonel akla uygun politikaları uygulamaya gücü yetebilecek mi göreceğiz.

İşler eski tas eski hamam devam eder, Hazine ve Maliye Bakanlığı koltuğunda sarayın emanetçisi olarak oturarak sarayın bu bugüne kadar ne kadar yanlış olduğu açık ve net olarak ortaya çıkmış politikalarını uygulamaya devam ederse bugünkünden başkaca bir sonuç elde edebilmesi tabiki mümkün olmayacaktır.

İzleyip göreceğiz, lakin bir siyasetçinin Merkez Bankasına Başkan olarak atanması gelecek hakkında hiç de umutlu bir tablo çizmiyor, bence saray “dediğim dedik öttürdüğüm düdük” yaklaşımını devam ettirecek, hiç kimseyi dinlemeden bildiğini okumaya ve aynı çukurlara tekrar tekrar düşmeye devam edecektir. Kurların bu atamalar sonrası tekrar yukarı yönlü hareket etmesi piyasalarında böyle düşündüğünü göstermektedir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz