Borsa sudan ucuz

0
42

Dünya gazetesi yazarlarından Şebnem TURHAN tarafından yapılan bir haberde; “yabancı yatırımcılar 2020 yılbaşından bu yana Türk Lirası varlıklarında pozisyonlarını azaltıyor. Özellikle hisse senedinde bu çok daha net görülüyor. Borsa İstanbul’da yabancı payı yüzde 42,63’e kadar geriledi. Bu gerileme yılbaşından bu yana yüzde 12,71, 19, Mart’tan buyana da yüzde 5,43’lük azalmaya işaret ediyor. Yabancının çıkışı sürerken Borsa İstanbul endeksleri yatırımcılar için oldukça ucuz olmaya da devam ediyor.

Borsa İstanbul BİST 100 endeksi 176 dolara kadar indi. Bankacılık endeksi ise 136 dolar seviyesinde. 500 dolarların görüldüğü Mayıs 2013’ten bu yana BİST 100 endeksi dolar bazında yüzde 64,63 geriledi. 19 Mart’tan bu yana ise dolar bazında düşüş yüzde16,89 oldu. Her ne kadar hisse senetleri ucuz olsa da yabancının satış tavrı değişmemiş görünüyor.” ve “Yabancı özellikle bankacılık endeksinde yoğun satış yapıyor. Bankacılık endeksi 136 dolara geriledi. Mayıs 2013’te 1000 dolar seviyesindeydi.” bilgileri paylaşılıyor.

Endeks Türk Lirası bazında artıyor olsa dahi dolar bazında bir türlü artmıyor bunun da en önemli sebebi enflasyonist etkidir.

Borsada işlem gören, alınıp satılan bir şirket hissesi neden değerlenir ve fiyatı niye artar?

Öncelikle her şirketin aktifleri ve mal varlıkları vardır, bunların değerini ölçme işleminde kullanılan para biriminin değeri düşerse varlık değerleri nominal olarak yükselir, lakin bu gerçek bir yükseliş değildir.

Örneğin bir şirket düşünün bir gayrimenkulü olsun para değerindeki değişim yüzünden bu gayrimenkulün değeri nominal olarak artıyorsa şirketin hisse senetlerinin değeri de nominal olarak artacaktır, çünkü siz bir hisse aldığınız zaman o varlığı da satın almış olursunuz, ilişki bu kadar basittir.

Bir şirketin gerçekten de değer kazanması ancak kârının artması ile olur. İşleri iyi giden, cirosu ya da verimliliği artan bir şirketin doğal olarak kârı da artar ve paydaşlarına daha fazla kâr dağıtma olanağına sahip olur. Bu durumda da şirketin ve şirket hisselerinin değeri artar. Eğer bir ülkede borsada işlem gören çoğu firmanın işleri iyi gidiyor ve kârları artıyorsa hisse senetlerinin de değeri yükselir bunun yansımasını da endekslerdeki artış olarak görürüz.

Bir şirketin işlerinin iyi gidebilmesi çoğu durumda elbette ki o şirketin faaliyetlerini sürdürdüğü ekonomik iklimin iyi gitmesine bağlıdır. Krizde olan, kötü yönetilen bir ekonomide, bazı şirketlerin işleri iyi gitse de çoğu şirketin işleri kötüye gider, ciro ve kâr kayıpları yaşarlar. Bu durumda da şirketin ve hisselerinin değeri düşer.

Endeksin doğru ölçüp ölçmediğini anlayabilmek için enflasyonist etkilerden daha az etkilenen ve yahut da enflasyonun etkilerinin daha sağlıklı ölçülebildiği bir para birimi kullanmak bu yüzden önemlidir.

Ülkemizde dolar cinsinden endeksin seyrini izlemek çoğu yatırımcıya Türk Lirası bazındaki endeksin seyrinden daha anlamlı bir sonuç verecektir.

Diğer yandan 2013 yılından bu yana Türkiye’de hem siyaset ve hem de ekonomi son derecede kötü yönetilmektedir. Serbest piyasa ekonomisinde asla yapılmaması gereken bir iş yapılmış ve BAAS tipi bir tek adam rejimi tesis edilmiştir. Böyle bir rejimde ekonominin aktörlerini etkileyecek kararlar geniş bir katılımla tartışılmadan, son derecede ani bir şekilde alınabilmekte, yatırımcılar sürpriz kararlar ile karşılaşmaktadırlar.

Yatırımcı önünü görmek, geleceği rahatlıkla öngörebilmek ister; puslu havayı, belirsizliği ve sürprizleri sevmez. Bir ülke yatırımcıya yatırıma uygun bir iklim sunamaz ise yatırımcı asla riske girmez ve oraya yatırım yapmaz.

Yatırımcıların birinci ilkesi daima “can ve mal bir kere gitti mi geri gelmez” olarak belirlenmiştir. Bu yüzden yatırımcı yatırımını planlarken kar etmekten önce zarar etmemeyi; malını, mülkünü ve servetini kaybetmemeyi önemser, yatırım kararı alırken bu ilke ile hareket eder.

Siz bir ülke ekonomisinde riskleri ve belirsizlikleri arttırırsanız o ülkede risk alıp yatırım yapmak isteyenler azalır. Risk ve belirsizlikleri kabul edilebilir bir seviyenin üzerine çıkarırsanız, bırakın yeni yatırımcı çekmeyi var olan yatırımcıyı bile tutamazsınız. İşte tam da bu yüzden Borsa İstanbul’da hisse senetleri sudan ucuz hale geldiği halde yatırımcılar gelmiyor, hisse satın almıyorlar.

Türk ekonomisine güveni arttırmadıkça da demedi demeyin yatırımcı matırımcı hiçbir şekilde gelmeyecektir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz