Türkiye’de dar gelirliler borçlanarak yaşıyor. Ailelerin yüzde 40’ının geliri harcamalarını karşılamaya yetmediği için kredi kartına yüklenmek zorunda kalıyor.

Salgınla birlikte daha da büyüyen ekonomik kriz, bankalara olan borç ve borçlu sayısı ile ödenemeyen borçları sürekli arttırıyor. Vatandaşların vadesinde geri ödemesini yapamadıkları için bankaların takibe aldığı tüketici kredisi ve kredi kartı borcu ise yılbaşından Nisan ayı başına kadar 476 milyon lira artarak 21,2 milyar lira oldu. Bankalara tüketici kredisi ve kredi kartı borcu bulunanların sayısı da bu yıl Ocak ayında 31 milyon 983 bin kişiye yükseldi. Borçlu vatandaş sayısı bir yıl öncesine göre 725 bin kişi arttı. 

Bankalara borcu iyice artan dar gelirli vatandaş sadece kredi kartına değil, bankaya, esnafa, akrabaya hatta komşuya bile borçlanıyor. Yapılan araştırmalar dar gelirlilerin ciddi bir borç yükü altında olduklarını gösteriyor.

Koronavirüs salgını nedeniyle ekonomideki yavaşlama işsizlik ve yoksulluğun daha da artmasına yol açtı. Artan işsizlik,  ücretlerin düşüklüğü nedeniyle alım gücünün iyice düşmesi dar gelirli kesimi daha da zora soktu.

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonun Ar-Ge birimi KAMU Ar’ın, Ankara’daki pazar ve marketlerden fiyatlarını her ay düzenli olarak derlediği ve halkın en fazla tükettiği 77 gıda maddesinden oluşan bir sepeti esas alarak yaptığı “halkın enflasyonu” araştırmasının mayıs ayı sonuçları açıklandı. Araştırmaya göre söz konusu sepet için harcanan para son bir yılda (Mayıs 2019’a göre) yüzde 28,1 oranında arttı. 12 aylık ortalama fiyatlara göre artış ise yüzde 38,8 olarak hesaplandı.

Araştırmayla, gıda fiyatlarında yaşanan yükselişten en büyük zararı, gelirinin büyük bölümünü gıdaya ayırmak zorunda olan ve enflasyona karşı herhangi bir koruması bulunmayan ücretlilerin ve yoksulların yaşadığı gerçek enflasyonun boyutunun ortaya konuyor.

 Dar gelirli aileler gıda için harcadıkları her 100 liranın 17,9 lirasını pirinç, ekmek, bulgur, buğday unu, makarna ve şehriye gibi ürünlere harcıyor. Gıda için harcanan her 100 liranın 5,5 lirası tereyağı dışındaki yağlara,10,8 lirası meyveye, 15,1 lirası sebzeye, 6,1 lirası şeker, reçel, bal gibi gıda ürünlerine, 3,1 lirası çay ve kahveye, 3,6 lirası alkolsüz içeceklere, 2,2 lirası ise diğer gıda maddelerine ayırıyor.

Araştırmada da görüldüğü gibi yoksullar gıda harcamalarının büyük bölümünü ekmek, tahıl ve sebzeye ayırmak zorunda kalıyor.

 Ankara Sosyal Araştırmalar Merkezi (ANAR)  tarafından yapılan başka bir araştırmada da  ‘Koronavirüs salgını dışında ülkenin en önemli sorunu nedir?’ sorusuna katılımcıların yüzde 77,6’sı ‘ekonomi’ cevabını verdi. Bu oran Şubat ayında yüzde 70,2 olarak belirlenmişti. Ankete katılanların yüzde 50,5’i gelirinin azaldığını, yüzde 36,2’si borçlarım arttı derken, yüzde 14,9’u da işimi kaybettim cevabı verirken yüzde 12’si de hiçbir şekilde etkilenmediklerini belirtiyor.

Anket sonuçlarının gösterdiği gibi Koronavirüs belasından sonra en önemli sorun ekonomi. Yoksulluk, hayat pahalılığı ve işsizlik başı çekiyor. Millet olarak ciddi bir borç yükü altındayız. Artık har vurup, harman savurma zamanı çoktan geçti. Şimdi tasarruf zamanı

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz