Bor katkılı, 10 faktörlü sıvı sabun üretildi

0
3

Ali Fuat GÜÇLÜER/AFYONKARAHİSAR, (DHA) – AFYON Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) Veteriner Fakültesi’nden Doç. Dr. Mustafa Kabu ve Doç. Dr. Recep Kara, borlu sıvı sabun ‘Borbio’yu üretti. 10 faktörlü sabunun yan etkisinin bulunmadığı, ellerdeki tahrişin onarılmasında etkili olduğu belirtildi. Ekip, bor katkılı el, yüz ve vücut kremi de üretti. 
AKÜ Veteriner Fakültesi’nde görevli Doç. Dr. Mustafa Kabu ve Doç. Dr. Recep Kara, AKÜ Zafer Teknopark’ta iş insanları İbrahim ve Eyüp Birliktir’in desteğiyle bor katkılı ‘Borbio’ adlı sıvı sabun ile el, yüz ve vücut kremi üretti. Kabu ve Kara, sıvı sabunun ekstra etkili olduğunu, el, yüz, vücut kreminin de çatlakların iyileşmesinde etkili olduğunu belirtti. Piyasadaki sıvı sabunların üzerinde sabun ürettiklerini aktaran Kabu ve Kara, 10 faktör ve borlu ürünün yan etkilerinin olmadığını söyledi.
‘6 AY LABORATUVAR ÇALIŞMAMIZ OLDU’
Yaklaşık 15 yıldır bor elementiyle ilgili birçok çalışmaları olduğunu aktaran Doç. Dr. Mustafa Kabu, gerek hayvan sağlığı gerek gıdalarda bor kullanımıyla ilgili çalışmalar yaptıklarını söyledi. Koronavirüs sürecinden önce borun hijyen amaçlı kullanıldığını bildiklerini vurgulayan Kabu, “Biz genellikle bu tür çalışmalara, 1- 1,5 yıllık Ar-Ge çalışması sonrasında başlıyoruz. Koronavirüs sürecinde çalışmalarımız biraz daha hızlandı. Borun antibakteriyel özelliğinin yanında özellikle günlük kullanımda çok fazla tüketilen sıvı sabun ve hepimizin vazgeçilmezi el, yüz, vücut kremlerinin içerisine adaptasyonu sağlamak için yaklaşık 6 ay civarında laboratuvar çalışmamız gerçekleşti. Saha çalışmalarıyla ilgili olarak da ürünün çıkışı, ürünün yapılması için Zafer Teknopark’ta bir yatırımcımız bu olanakları bize sağladı. Ar-Ge çalışmalarını yaptıktan sonra ürünlerin kullanım aşamasına başlandı. Ürünler çeşitli illerde zincir marketler ve eczanelerde bulunuyor” diye konuştu.
‘BORU UZUN SÜRE KONUŞACAK GİBİ GÖRÜNÜYORUZ’
Sıvı sabunun kendi antiviral ve antibakteriyel özelliğinin yanı sıra bunu borla daha da güçlendirerek, el yıkamadaki etkinliği artırmaya çalıştıklarını anlatan Doç. Dr. Kabu, şöyle konuştu:
“Sahada ve deney hayvanları üzerinde de bazı çalışmalar yürüttük. Aynı zamanda el, yüz, vücut kremleri ile ilgili çalışma yaptık. Biz el, yüz, vücut kremlerinin çalışmasına başlarken 2017 yılında bir bilim adamının çalışmasına rastladık. Özellikle meme kanseri hastalarında radyoterapi esnasında deride oluşan yaraların iyileşmesi ile ilgili borlu jel uygulaması yapılmış. Çalışmanın sonuçlarını incelediğimizde yara iyileşmesinin hızlandığını, bunun da borun antioksidan özelliğinden ve yara iyileşmesi üzerine olumlu katkılarından olduğunu gördük. Kişisel bakımın yanında ayrıca bor el, yüz, vücut kremi ile ilgili özellikle yara, yanık ve diğer deri hastalıkları ile ilgili çalışmalar üzerinde duracak ve başlayacağız. Şu anda ürün raflarda yer almaya başladı, bazen sosyal medyadan geri dönüşlere bakıyoruz. Kullanıcılarımızın çok güzel ve çok olumlu tespitleri de bizim açımızdan çok önemli. Durum şunu gösteriyor, önümüzdeki süreçte hem antiviral etkinliği hem de derideki oluşan lezyonlar ve derinin bütünlüğü korumak amacıyla boru uzun süre konuşacak gibi görünüyoruz.”
‘KREME BOR İLAVE EDEREK KİŞİSEL KORUNMAYI ARTIRMAYI AMAÇLADIK’
Borun yerli ve milli bir mineral olduğunu, farklı alanlarda çalışmalarının devam ettiğini, kişisel bakım ürünlerinde olabildiğince yelpazeyi geniş tutmaya çalıştıklarını anlatan Doç. Dr. Kabu, “Ürünsel anlamda çalışmalarımız tamamlandığında da paylaşımlarımızı yaparız. Günlük yaşamda en çok rastlanılan koronavirüs sürecinde iki problem vardı. Sıvı sabunlar özellikle çok uzun kullanıldığı için elde tahriş yapıyordu. Bizim borlu sıvı sabunla doğal bileşenler ve artı bor faktörüyle beraber ne kadar uzun yıkasanız da eldeki o kötü oluşan etkiyi görmüyorsunuz. Kış ayları yaklaşması sebebiyle hepimiz aynı endişeyi taşıyoruz. Kişisel bakım ve hijyen çok daha önemli hale gelecek. Biz el, yüz, vücut kreminin içine boru ilave ederek oluşturduğumuz inovasyonla kişisel bakımda kişisel korunmayı borun antibakteriyel ve antiviral etkinliğini de artırmayı amaçladık” diye konuştu.
‘KIŞ ETKİLERİ DE BORLU KREMLE ORTADAN KALKACAK’
Kişisel hijyen ve en önemlisi el yıkamanın hastalıklardan korunmada en önemli faktör olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Recep Kara ise koronavirüs döneminde ellerin daha fazla su ve sabunla yıkanmaya başlandığını belirterek, şöyle konuştu:
“Tahrişler oluşmaya başlıyor. Hastalıktan korunalım derken bu kez farklı yan etkiler ortaya çıkıyor. Bunun birinci sebebi merdiven altı diye tabir ettiğimiz ürünler nedeniyle, hastalıklardan korunalım, mikro organizmalardan ellerimizi temizleyelim derken ellerimizde farklı kimyasal riskleri taşımaya başlıyoruz. Borlu sabun ve krem altyapısında en az 1- 1,5 yıllık ön çalışmalarımız ve araştırmalarımız oldu. Borlu sıvı sabun özellikle koronavirüs sürecinde daha fazla etkin rol oynayacağını düşündüğümüz için direkt Zafer Teknopark bünyesinde böyle bir projeyi başlattık. Burada doğal bileşenleri içeren sıvı sabun ve bor ilaveli olması önemli ve normal sabunların bıraktığı kuruma hissini, çatlatmaları ya da diğer zararlı etkileri ortadan kaldırabilecek şekilde bor bileşiğini ilave etmek. Bu sayede ellerimiz kuruma, çatlama yapmıyor, yumuşak bir his bırakıyor. Aynı şekilde el, yüz, vücut kreminde de benzer durum söz konusu. Kış geliyor, ellerimiz çatlıyor. Koruma yapabilmek, ekstra hijyen sağlayabilmek için, ikinci ürün olarak da bor ilaveli el, yüz, vücut kremini planladık. Bunun da aynı proje kapsamında üretimini sağlamış olduk.”
‘FARKLI ÜRÜNLER GELMEYE BAŞLAYACAK
Her bor bileşiğinin her yerde kullanılamayacağını, ilaçla zehri birbirinden ayıran en önemli unsurun kullanılma yeri, zamanı ve dozu olduğunu belirten Doç. Dr. Kara, “Borun güvenlik seviyesi oldukça fazla. Burada herhangi bir tereddütte düşmeye gerek yok. Bundan sonraki aşamalarda kişisel hijyen ve kozmetik alanında da farklı ürünler gelmeye başlayacak” dedi. 
Borun savunma sanayiinden temizlik sanayisine, özellikle gıda sanayisi gibi birçok alanda yer bulduğunu söyleyen Doç. Dr. Kara, son zamanlarda da kişisel hijyen ürünlerinde etkiyi kuvvetlendirmek açısından bor kullanımına başlandığını kaydetti. Doç. Dr. Kara, “Patentleme süreçlerimiz devam ediyor. Bazıları başvuru aşamasında, bazıları inceleme aşmasında, bir kısmı da patentlenmiş ürün olarak şu anda elimizde” diye konuştu. 

FOTOĞRAFLI