Allah Bereket Versin der büyüklerimiz, Bereketini Gör diye de karşılık bulurlar, Yağmur bereket yağdırır mesela ,topraktan elde edilen ürüne Bereketli Olsun denir, ömrüne kesene bereket diye dua eder analar..

Sahi nedir bu Bereket dedikleri? Yazının başlığındaki cümle daha da ilginç gelmedi mi size “Bolluk içerisinde bereketsizlik”

Bereket zaten var olan şeyin artması çoğalması demekken nasıl oluyor da bolluk içinde bereketsizlik yaşanıyor .Evet gerçekten toplumunuzda şu anda bolluk içinde yaşadığımız bir bereketsizlik hakim kıymetli okurlar.

Her şeyimiz fazla eşyamız fazla para miktarımız fazla giysilerimiz fazla zamanımız fazla arkadaşlarımız fazla cümlelerimiz fazla dini bilgimiz fazla Müslüman sayımız fazla pozitif bilimlerde bilgimiz fazla ama aslında her şeyden aldığımız tat lezzet yani bereketi az hem de çok az ne yazık ki..

Sadece biliyoruz uygulamıyoruz sadece alıyoruz kullanmıyoruz sadece tutuyoruz çevremize dahil etmiyoruz.

Eşyanın kıymeti yok, cümlelerin samimiyeti, arkadaşlıkların vefası zamanın kalitesi yok.

Hayatın Bereketini kaçıran bizleri o huzurdan o tattan mahrum eden unsurlar neler acaba hayatımızda hiç düşündük mü; Sağlıklı çalışabilecek durumda olup işyeri açan bir kişi helal yoldan insanları aldatmadan hile katmadan iş yapmak yerine kısa yoldan nasıl bu işten kar elde edebilirimi düşünürse, öğrenci okulda ders dinleyip amaç belirleyip vatan ve milleti için çalışmayı hedeflemek yerine tek gayesi kısa yoldan nasıl devlete kapak atıp rahat ederim olursa, cami cemaati toplumsal sorunlar yerine birbirinin dedikodusu veya siyasetten bahsederse, trafikte herkes canavar kesilirse, ticaret aldatmacayla dönüyorsa ,arkadaşlıklar bundan nerede ne kadar faydalanabilirim hesapçılığı etrafında kurulursa ,kısacası herkes birbiri üzerinden çıkar sağlamak derdinde olursa ne doğruluk ne dürüstlük kavramlarından bahsedilir nede bereketten…

Kul hakkı kavramını bizler ne zamanki rafa kaldırdık önemsemez olduk her şeyin çok olması da hiçbir şey ifade ettirmedi bize yine yoksun kaldık yine kaybettik. Sağlığımızı kaybettik her şeyden önce, kazancımızın bereketini sonra evlatlarımızın hayrını, zamanın kıymetini ve huzuru en önemlisi de hayatın tadını bereketini …

Tüm Otokontrol mekanizmamızı çalıştırarak hayata bakış açımızı değiştirebilirsek sadece birey değil bir toplum olduğumuzu ,her birimizin bir duvarın tuğlaları gibi olduğumuzu ” Ben “ değil “Biz” etrafında şekillendiğimiz zaman daha güçlü daha huzurlu ve daha mutlu olabileceğimiz şuuruyla hareket ettiğimizde işte hayatımızdan kayboluveren “Bereket” dediğimiz tadımız tuzumuzda geri gelecektir.

Ömrünüzün Bereketli Olması Temennisiyle…

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz