Bize ait olması gereken 156 adet ada var

57

CHP Parti Sözcüsü Bülent Tezcan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Dışişleri Bakanı’nın açıklamalarını eleştirerek, “Sanki Türkiye Cumhuriyeti Devleti bir şamar oğlanı. Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanı çıkmış, edep, ahlak, vicdan, vefa kavramları ile izah edilemeyecek bir tutum.

Tarihe geçmiş Medine müdafaasındaki o önemli isim Fahrettin Paşa’ya ağıza alınmayacak hakaret eden sözler. Onun üzerinden bugünün Türkiye’sine dönük hakaret içeren sözler kabul edilmesi mümkün değildir. Yemen Türkülerinin yakıldığı bir milletin evlatlarıyız. Birazcık ahde vefa, emeğe, dökülen kana saygı olsa söylediğiniz sözün vicdan azabını duyarsınız. Biliyoruz ki o coğrafyayı Arap halkları yönetmiyor. O coğrafyayı yönetenler petrollerini çalan gerçek hırsızları bilmeyip sırtlarını o gerçek hırsızlara dayayarak o toprakları s avunmak isteyenlere kafa tutmayı maharet saymışlardır. Bu densizliği şiddetle kınıyoruz. Türkiye’ye kimsenin ne tarihinden ne bugününde hakaret etmeye hakkı ve haddi olmadığını bir kez daha hatırlatıyoruz” dedi.

CHP Parti Sözcüsü Bülent Tezcan, MYK sonrası açıklamalarda bulundu.

“BU SORUŞTURMA TALİMAT İLE HAZIRLANMIŞTIR ‘TOPLAYIN BUNLARIN HEPSİNİ’ DİYE TALİMAT GELMİŞTİR”

Tezcan, “6 Kasım 2016 tarihinde Parti Meclisi Bildirisi yayınladık. Bu bildiri üzerine Cumhuriyet Başsavcılıkları, soruşturma başlattı. Milletvekillerimiz hakkında fezleke düzenlendi. Bu soruşturmanın açılmış olması dahi o bildirinin ne kadar haklı olduğunun delilidir. Bu soruşturma talimat ile hazırlanmıştır ‘toplayın bunların hepsini’ diye bir talimat gelmiştir. Muhalefeti korkutmaya, sindirmeye dönük bir adımdır.

Korkmayacağız, sinmeyeceğiz. Sözümüzün arkasındayız. Bu sözleri söylemeye devam edeceğiz. Eksiği var fazlası yok. Rahatsız olanlar yapmasınlar. İkinci mesele, Cumhurbaşkanına hakaret … Cumhurbaşkanı mı var Türkiye’de? Tarafsız bir Cumhurbaşkanı mı var? Bugün Cumhurbaşkanlığı makamını işgal eden kişi bir siyasi partini genel başkanıdır. Bu Genel Başkan ile mücadele edeceğiz siyaseten. Niye sırtına Cumhurbaşkanlığı zırhını alıp da Türk Ceza Kanunu’nun 289’una sığınıyorsun? Mücadeleyse gel mertçe mücadele edelim. Mertlik söz ile olur. Savcılardan yardım dileyerek, mahkemelerden yardım bekleyerek değil. Türk Ceza Kanunu’nda Cumhurbaşkanına hakaret suçu artık işlenemez suç haline gelmiştir. Böyle bir suçun fiilen işlenmesi mümkün değildir. Çünkü o maddenin koruduğu Cumhurbaşkanı yoktur Türkiye’de. Tarafsız bir cumhurbaşkanını korumak için konmuştur ne yazık ki tarafsız bir cumhurbaşkanı yoktur” diye konuştu.

“BİZE AİT OLMASI GEREKEN 156 ADA VE KAYALIK ŞU ANDA YUNANİSTAN’IN İŞGALİ ALTINDANDIR”

Tezcan sözlerini şöyle sürdürdü: “Bunlarla uğraşırken Yunanistan Savunma Bakanı çıkıp genel başkanımıza dönük bir açıklama yapıyor işgal ettikleri Ege adaları ile ilgili. Genel Başkanımıza laf atıyor; ‘topraklarımızı talep ediyor gel de al’ diyor. Bize meydan okuyor Yunan Savunma Bakanı. Meydan okuma konusu Türkiye’nin olması gereken ve işgal ettikleri topraklar. Hükümetten bir ses yok şu ana kadar. Yerli ve milli olmaksa bundan daha yerli ve milli mesele var mı? 18 değil, 156 ada ve kayalıktır gerçek rakam. Yunanistan’nın Ege’de haksız işgal ettiği bize ait olması gereken 156 ada ve kayalık şu anda Yunanistan’ın işgali altındandır. Hükümet bugüne kadar buna sessiz kalmıştır. CHP Genel Başkanı buna gereği gibi cevap vermiştir. Ama Hükümet’ten herhangi bir itiraz, ya da Yunan Savunma bakanının açıklamasına dönük bir açıklama görmedik.

YUNANİSTAN BU SÖZÜ İLE İŞGALİ İKRAR ETMİŞTİR. BİNALİ YILDIRIM HÜKÜMETİNE SESLENİYORUM; ‘BENİM’ DİYOR

Yunanistan bu sözü ile işgali ikrar etmiştir. Binali Yıldırım hükümetine sesleniyorum; ‘benim’ diyor. Kemal Kılıçdaroğlu sözünü söyledi. Sizin buna söyleyecek sözünüz yok mu? Bundan daha milli hangi mesele olabilir? Hükümet sessiz kalsa da bu millet buna gerekli cevabı verecek güç ve inançtadır. Verileceğinden de kimsenin şüphesi olmasın. Yunanistan Savunma Bakanı’na söylüyorum; bu maceralardan, heveslerden, hezeyanlardan vazgeçsinler. Bu coğrafyada hala Kuvay-ı Milliye ruhu hala yaşıyor. Verilecek bir karış toprağımız yok.”

“BAE DIŞİŞLERİ BAKANI’NIN AÇIKLAMALARI EDEP, AHLAK, VİCDAN, VEFA KAVRAMLARI İLE İZAH EDİLEMEYECEK BİR TUTUM”

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Dışişleri Bakanı’nın açıklamalarını eleştiren Tezcan, “Sanki Türkiye Cumhuriyeti Devleti bir şamar oğlanı. Hükümetin bu pozisyonundan sonra sağdan soldan ona saldırılar var. Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanı çıkmış, edep, ahlak, vicdan, vefa kavramları ile izah edilemeyecek bir tutum. Tarihe geçmiş Medine müdafaasındaki o önemli isim Fahrettin Paşa’ya ağıza alınmayacak hakaret eden sözler. Onun üzerinden bugünün Türkiye’sine dönük hakaret içeren sözler kabul edilmesi mümkün değildir. Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanı’na bir şeyi hatırlatmak isterim; o coğrafyada bu milletin evlatları aç, çıplak, yoksulluk içinde sıtmadan ölürken kutsal toprakları korumak için canlarını verdiler. Yemen Türkülerinin yakıldığı bir milletin evlatlarıyız. Birazcık ahde vefa, emeğe, dökülen kana saygı olsa söylediğiniz sözün vicdan azabını duyarsınız. Biliyoruz ki o coğrafyayı Arap halkları yönetmiyor. O coğrafyayı yönetenler petrollerini çalan gerçek hırsızları bilmeyip sırtlarını o gerçek hırsızlara dayayarak o toprakları s avunmak isteyenlere kafa tutmayı maharet saymışlardır. Bu densizliği şiddetle kınıyoruz. Türkiye’ye kimsenin ne tarihinden ne bugününde hakaret etmeye hakkı ve haddi olmadığını bir kez daha hatırlatıyoruz” ifadelerini kullandı.

“YENİ SORUŞTURMALAR İCAT ETMEK PEŞİNDEYSE DEVLET ELLERİNDE İSTEDİKLERİ SORUŞTURMALARI İCAT EDEBİLİRLER”

Tezcan, “İçişleri Bakanı eğer kendisi yeni soruşturmalar icat etmek peşindeyse devlet ellerinde istedikleri soruşturmaları müfettişler ile icat edebilirler. Hesap vermeyecek hiçbir şeyimiz yok. Ataşehir Belediye Başkanımız savcılığa mal varlığı ile ilgili dilekçe verip bunu araştırın diyen cesarettedir. Bütün belediye başkanlarımız aynı cesarette bunun üzerine malvarlığı araştırılmış herhangi bir şekilde rüşvet, yolsuzluk veya izah edilemeyecek bir kazanç ile elde edilmiş bir mal varlığı olmadığı ve soruşturmayı gerektirecek bir husus olmadığı o kararları da kesinleşmiş takipsizlik kararları da tespit edilmiştir. İstifa etmesi gereken birisi varsa, sayın Süleyman Soylu’dur. Bunu da Türkiye biliyor ve bekliyor. Eder etmez bunu bilemem” diye konuştu.