Birinci Ulusal Sağlık Yöneticileri Kongresi başladı

43

İSTANBUL Yeni Yüzyıl Üniversitesi tarafından düzenlenen “Birinci Ulusal Sağlık Yöneticileri Kongresi” başladı.

Üniversitenin Cevizlibağ Yerleşkesi’nde gerçekleşen kongre, bilimsel çalışmaları daha genç nesillere aktarmak ve sektörün duayenlerinin deneyimlerini katılımcılara aktarmak amacıyla düzenlendi. Kongrenin açılış konuşmasını yapan İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yaşar Hacısalihoğlu, üniversite öğrencisini en önemli kılan şeyin kalibresi yüksek soru sorabilme kapasitesi olduğunu ifade etti. Prof. Dr. Hacısalihoğlu, öğrencilere, çok iyi dinleyip zihinlerinde kalan cevapsız sorular varsa mutlaka onların cevaplarını almalarını tavsiye etti. Yönetim kavramının güç anlamına geldiğini dile getiren Hacısalihoğlu, “İyi yönetilemeyen gücün hiçbir potansiyeli yoktur, önemli olan bu gücün farkında olmak ve onu iyi yönetmektir” dedi.

İş dünyasında kendilerinden sonraki neslin artık direksiyon başına geçtiğini söyleyen Kongre Başkanı ve İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Sağlık Yönetimi Bölümü Başkanı Prof. Dr. Resul İzmirli, “Onlar artık yapay zekâya, üç boyutlu yazıcılarla, robotlarla, e-ticaretle, bulutla, sosyal medyayla, veri madenciliğiyle, kurumsal yönetişimle, şeffaflıkla, kurumsal itibar ve etikle, çevreyle, toplumsal sorumluluk projeleriyle ilgileniyorlar ve bizim yönetim tarzımızı sorguluyorlar” diye konuştu.

İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Cüneyt Ulutin ise kongre ve sağlık yönetimi alanındaki sorunlara dair şunları söyledi:

“Yaşadığımız bu sağlık evreninde herhangi bir şekilde zaman içerisinde gerçekleşebilecek olan sorunlara ne gibi stratejilerle müdahale edebileceğimizi ve bu müdahaleler için geliştirilebilecek yeni stratejileri hep birlikte bir konsensüs halinde oluşturmayı hedefliyoruz. Sektörün çeşitli alanlarını görmeden iyi bir yönetici olmamız mümkün değil. O yüzden ilk olarak sabırlı olmak gerek. İkinci olarak sağlığın her alanında şiddet söz konusu. Üçüncü olarak mezun olan öğrencilerimiz kamuda çok fazla iş bulamıyorlar. Oysa özel sektör daha mezun olmadan bile öğrencileri istihdam etmeye başlıyor. Dolayısıyla devletin politikalarında bazı değişiklikler yaparak sahadan veya alaylı dediğimiz yetişmiş insanlardan daha çok bunun bilimini hatta yüksek lisansını yapmış kişileri istihdam etmesini sağlaması gerek.”