Asılacaksan İngiliz sicimiyle asıl’nasihatleri yanı sıra ‘Amerikan ipiyle de kuyuya inme’ telkinlerinin kafa karışıklığı içerisinde,Amerikan Marshall yardımları kapsamında dağıtılan süt tozuyla beslendi, yani pekte helal süt emmedi 68 kuşağı.

Hele ben peşpeşe iki ‘Amerikanlaştırma projesi’ okulda okudum. Lisem Kadıköy Maarif Koleji  önceden Amerika’da eğitilmiş  Türk hocalar ve misyoner İngiliz ve Amerika’lı hocalarla 1955’de,Demokrat Partili yıllarda kurulmuştu. McCarty döneminde ülkeleri için tehlike gördükleri kominizmin kökünü Amerika dışında kurutmak amacıyla CIA (Merkezi Haberalma Teşkilatı) kurdular. Bize Peace Corps/ Barış Gönüllüleri olarak gönderilen öğretmenler de CIA tarafından görevlendirilmişti. Benden ilk başkaldırıyı lisede yediler. Bir yandan Boğazda Amerikan Uçak gemileri güvertelerinde basketbol, okul sahnelerin de İngilizce Shekesphere’den Julius Ceasar oynarken, öte yandan Camus, Jean Paul Sartre ve tabii Nazım Hikmet etkileşimiyle Atatürk’ün Bursa Nutku’nu hatmettim. İngilizce gazetelere ulaşımım sayesinde 59’ da Amerika’nın arka bahçesinde onların adamı Batista’yı alaşağı etmiş Küba’lı devrimciler Fidel Castro ve Che Guavera çoktan rol modelim olmuştu bile. Amerika’lılar Kominizme Mücadele Derneğine imam Fettulah Gülen’i İran’ın Hümeyni’sine koşut biçimde monte ettiler. Milli Türk Talebe Birliği (MTTB), Türkiye Milli Gençlik Teşkilatı (TMGT) ve Türkiye Milli Talebe Federasyonu (TMTF) gibi gençlik örgütlenmelerinde yoğunlaşan sağcı gençlik örgütleri  çatısı altına radikal olma yolunda ki İslamcıları topladılar.Buna karşılık ben okuldan kaçıp Sosyalist Fikir Kulüplerinin (SFK) birleşmesi ile oluşturulan Fikir KulüpleriFederasyonu’nun liseli temsilcisi olarak Cağaloğlu’da yapılan toplantılara katılırdım.

Unutulmaz Yıl: 1968 &Devrimin Kalesi: ODTÜ

68’li yıllar küresel dünya için unutulmaz bir yıldır. Meydana gelen olaylar ve olayların ortaya çıkış şekli adeta sıralanmış halkalar şeklinde devam etmekteydi. Vietnam Savaşı, aya seyahat, Martin Luther King ve Robert Kennedy’nin öldürülmeleri ve Prag da Sovyet tankları, hepsi adeta inadına tek bir yıla sığdı. O yıl, dünyanın dört bir yanında milyonlarca genç, setlerini yıkan nehirler gibi meydanlara hep birlikte aktılar. Bu, 20. yüzyılın en kalabalık ve en coşkulu ayaklanmasıydı. Avrupa sokakları şiddetle tanıştı. Üniversiteler işgal ve boykotu gördü. Devrim ateşinin işçilere de sıçramasıyla hayat felç oldu ve 1968 insanlık tarihine “başkaldırı yılı” olarak geçti.Ülkemizde gençlik hareketlerinde bir dönüm noktası da 29 Nisan 1968 mitingidir. Bu miting, Ankara’da zafer meydanında milli ve demokratik bir güç birliğinin kurulması yolunda büyük bir öneme sahiptir. Bu mitinge bağımsızlıktan ve demokrasiden yana olan bütün kuruluşlar, gençler katıldı ve miting gerçek milliyetçilerin omuz omuza güçlü bir gösterisiyle son buldu. Bu mitingle Türkiye’deki devrimci mücadelenin; yani milli demokratik devrim mücadelesinin temel sloganı onbinlerce kişi tarafından tekrarlandı: “Tam Bağımsız Gerçekten Demokratik Türkiye”.Tamda yangının üstüne gittim Odtü Mimarlık Fakültesine. Güvertede basketbol oynadığım conileri denize dökmek ve Vietnam katili Amerikan Büyükelçisi Komer’in arabasını yakmak burda nasip oldu. Odtü’de Amerikalıların parasıyla kurulmuştu ama hiçbir zaman onlara kul köle olmadı Odtü’lüler. Güneşin zapt edileceği günler özlemiyle Atatürk’ü Anma ve 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramımız kutlu olsun.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz