Bir sorumsuzluk hikayesi veya Bahçeli, Erdoğan’ı nasıl büktü?

0
266

TBMM’den karar çıktı, erken seçime gidiyoruz. Ancak, Erdoğan ve AKP yetkilileri özellikle Nisan’da kesin olarak erken seçimi reddedip, seçimlerin zamanında yapılacağını açıklamışken nasıl oldu da birden bire erken seçim kararı alındı?
Erken seçim kararı basit bir karar değil, hayati önemde. Düşünün, kamuoyu yoklamaları hep yetersiz çıkmış ve ‘seçimlere daha 1,5 yıl var sıkıntıları çözerim, seçimler zamanında olsun’ diye karar almışsınız, ancak, koalisyon ortağınız bile olmayan, seçimlerde ittifak yapacağınız küçük parti lideri sürpriz yapmış ve sizden habersiz bir erken seçim açıklaması yaparak sizi zor durumda bırakmış; ya erken seçimi kabul edeceksiniz, ya da ittifakı bozacaksınız.
Erdoğan’ın anlaşmalı olarak Bahçeli’ye erken seçim açıklaması yaptırdığını kabul etmiyorum. Bana göre bunu kabul edenler nefis bir siyasi pası değerlendirememişlerdir. Onlara sorayım, Siz Erdoğan gibi egosu tavan yapmış bir adamın hazır ana muhalefet partisi erken seçim teklifi dahi vermişken, Bahçeli’nin bir olup-bittisi ile erken seçime kolayca razı olacağını, karizmasının çizilmesini kabul edeceğini mı düşünüyorsunuz? Erdoğan, Bahçeli ile görüşmeye girerken bile “Erken seçim-meçim yok” diyormuş yakın çevresine…
Biliyorsunuz Erdoğan, seçim kararı alınmadan önce de, seçimin kanunlaşması sonrasında da MHP ile erken seçim konusunda bir anlaşması olmadığını açıkladı. Ben de merakla soruyorum; Bahçeli’nin erken seçimi gerekli gördüğü, Erdoğan’ın göremediği ve Bahçeli’nin yarım saatte Erdoğan’ı ikna ettiği gerekçe neydi?
Erdoğan, neden Bahçeli’nin kuyrukçuluğunu veya kolunu bükmesini bu kadar çabuk kabul etti?
Bahçeli’nin erken seçim istediği grup konuşması çok ilginç, tüm siyasetle ilgilenenlere metni dikkatle okumalarını tavsiye ediyorum. Bahçeli’nin konuşmasının siyasi analizine girmeden önce ondan bağımsız bir şekilde Bahçeli’nin aşırı risk alarak erken seçim istemesinin sebeplerini açıklayayım.
Bahçeli’nin erken seçim ile partisine sağlayacağı yararlar şunlar;
1-Genel seçimlerin mahalli seçimlerden önceye alınması MHP’yi yok olmaktan kurtaracaktır. Eğer, seçimler zamanında yapılsa ve önce mahalli seçimler olsa mahalli seçimde ittifak olmayacağı için MHP’nin tek bir önemli belediyeyi kazanması mümkün olmayacaktı. Şu anda 3 büyükşehir, 4 il belediyesi ile birlikte toplam 133 belediyesi olan MHP, oylarının yüzde 30’unu dahi İyi Partiye kaptırmış olsa bu belediyelerin beldelere ait olan 10’unu ancak çıkaracağını hesaplamış olmalı. Oyu da önemli ölçüde düştüğünde AKP’nin MHP ile genel seçimlerde ittifak yapması da anlamsız hale gelecekti. MHP’nin bu durumu görüp öncelikle genel seçimleri yaptırmak üzere erken seçim talep etmesi kendisi açısından çok doğru bir hamledir.
2-Erken seçimle MHP, İyi Partinin seçimlere girmesini de engelleyebilirse müthiş bir siyasi beceri göstermiş ve bir taşla 2 kuş vurmuş olacaktı. Hem MHP hem de AKP’nin çok işine gelen bu durumu, CHP 15 milletvekilini İyi Partiye aktararak bozmuş oldu.
Gelelim Bahçeli’nin erken seçim talepli konuşma içeriğinin kısa analizine. Bahçeli, çok önemli bir şey söylüyor ve “Türkiye’nin … 3 Kasım 2019’a kadar istikrar ve denge halinde ulaşması her geçen gün zorlaşmaktadır” diyor. Yani mevcut dış politika ve ekonomi ile devam etmek mümkün değildir diyor. Bahçeli’nin bu tespitleri hemen akla ‘Ülkeyi bu hale getiren kadrolar ve zihniyet bu durumda niçin devam etsin ki?’ sorusunu sorduruyor. Ancak, bana göre bu tespitlerin hiç biri Erdoğan’ı erken seçime razı edecek gerekçeler değil. Peki ne?
Bana göre Bahçeli’nin konuşması analiz edildiğinde dış mihraklar tarafından ‘Türkiye karışacak ve karıştırılıyor’ mesajını alıyorsunuz. Bu mesaj kuvvetle vurgulanıyor ve ardından ekonomik, dış politik gelişmeler ve olumsuzluklarla birlikte oluşturulacak kaos ortamı bir darbeyi hazırlayacaktır kapalı mesajını da okumak mümkün. Sanırım Erdoğan’ı da bu noktadan yakalayarak ikna ediyor. Ülkeyi tek başına yöneten, tüm istihbarata sahip Erdoğan’ın bu noktayı görememesi, Bahçeli’nin göstermesi ve ikna etmesi ise çok ilginç. Demek ki devlet kurumlarının göremediği, raporlamadığı bir konuyu Bahçeli görmüş ve Erdoğan’ın evhamını, korkularını kullanarak kendisine kabul ettirebilmiş…
Muhalefet partilerinin öncelikle sorgulaması ve gündeme getirmesi gereken konu Bahçeli’nin konuşmasıydı…
Biliyorsunuz, bir yıl önce 16 Nisan Referandumunda halka sunulan Anayasa değişiklikleri arasında seçimlerin 2019 Kasım’ında yapılması vardı. Bir yıl önceden bu günleri göremeyen bu iki miyop lider bakalım Türkiye’yi nereye götürecekler?
Diğer yandan geçen Pazar YSK Başkanı ilginç bir açıklama yaptı ve uyum kanunları çıkmadan özellikle Cumhurbaşkanlığı Seçim Kanunu çıkmadan seçim takvimini açıklayamayacağını açıkladı. Kanunun TBMM’den çıkması 10 gün sürse erken seçimin yapılması mümkün olmayabilecek… Sorumsuzluğu görüyor musunuz?
Siyasi hırsla hareket eden Bahçeli ve onun sürüklediği evhamlı Erdoğan, Türkiye’yi tam ortadan bölerek, gererek, kutuplaştırarak bir bilinmeze yönelttiler…

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz