Bir Mürtedin idamı

0
815

Mürted, deyimi Arapça bir kelime olup İslâm dininden çıkarak başka bir din seçen kişiler hakkında kullanılır.

İslâm hukûkuna göre bir kimse Hıristiyan veya Yahudi olarak Müslümanlar arasında yaşayabilir. Hiç kimse bir Hıristiyanı veya bir Yahudi’yi İslâmı kabul etmesi için zorlayamaz. Bunun da sebebi Kur’ân’ın, “Dinde zorlama yoktur” âyet-i kerîmesidir. Gayrımüslim olan kişi bütün halk gibi normal vergilerini verdikten sonra “baş vergisi” de denilen “cizye” vergisini ödeyerek canını, malını, namusunu devletin güvencesi altına alınmasını sağlar. Bu yüzden gayrımüslimler için “ehl-i zimmet” deyimi kullanılır. Ancak bir kimse ihtidâ edip kendi isteği ile Müslüman olduktan sonra irtidâd edip eski dinine dönecek olursa cezası kesin olarak idamdır.


Bu kısa girişten sonra Osmanlı Tarihi’nden vereceğimiz ilginç bir irtidâd olayı sonucunda tekrar eski dini olan Hıristiyanlığa geri dönen papaz efendinin hikâyesini aktaracağız.
Yıl 1812, aylardan Temmuz. İstanbul’da sıcak bir gün. Maliye Bakanlığı’nın eski yetkililerinden Başbakı Kulu Osman Ağa’nın yanına bir papaz efendi gelir. Papaz büyük bir saygı ile kendisini tanıtır. Ben sizin eski kölelerinizdenim deyince Osman Ağa eski kölesini tanır. Ama bir türlü gördüklerine inanamaz. Osman Ağa, 30 yıl önce köle pazarından bu çocuğu satın aldığı günü hatırlar. Sonra onu yıllarca okuttuğunu, kabiliyetini görerek Kur’an-ı Kerimi ezberleyip hafız olursa kendisini âzâd edeceğine dair söz verdiği gün gözünde canlanır. Ve hâfızlık sınavını başarı ile verdiği günü, hürriyetine kavuştuğu günkü o inanılmaz sevincini hatırlar.

- Reklam -


Genç hâfız hürriyetini kazanmanın da mutluluğu ile tam 30 yıl İstanbul’da Müslüman olarak yaşar. Günlerden bir gün ana-baba ocağına gidip yaşayan eski akrabalarını görmek ister. İşte ne oldu ise bu sırada olur ve bu eski akrabaları içerisinde tekrar eski dini olan Hıristiyanlığa geri döner. Kısa zamanda papaz olur. Ama 30 yıl Müslüman olarak yaşamış olmak dolayısıyla sanki bu günahını affettirmek istermiş gibi “dîn-i İsa” yolunda kendisini feda ederek büyük bir sevap kazanmak sevdasına düşer. İstanbul’a gelir eski sahibini bulur ve “mürted olduğunu ve bu yüzden idam edilmesi gerektiğini” efendisine söyler. Osman Ağa buna nasihatler eder. Ancak hiçbir nasihat kâr etmez. Osman Ağa, çaresiz kalır ve “Var Kâimmakam Paşa efendimize halini ifade eyle” diyerek sadaret kaymakamına gönderir. Adam, Divân-ı hümâyûna çıkar: “Ben Müslüman idim, kâfir olup Hıristiyan oldum” der. Kaymakam Paşa da dilinin döndüğünce nasihat edip göndermek ister ancak papaz efendi kendini idam ettirip “İsa şehidi” olmakta kararlıdır. “Belki aklı başına gelir diyerek tomruğa, yani zindana koyarlar. Zindanda 20 gün kadar kalır ancak hiçbir pişmanlık eseri görülmez. Aksine “beni yolumdan etmeyiniz” diyerek bütün mahpusları taciz edince, tekrar Divân-ı hümâyunda çıkarılır, yargılanır ve katline fetva verilerek eski vilayet bahçesinin girişinde Bâb-ı hümâyun önünde boynu vurulur.


Kendini idam ettirmek için İstanbul’a gelen papaz efendi isteğine kavuşur ve fanatik bazı Hıristiyanlar bunun kutsallığına inanarak yere saçılan kanını pamuklarla toplayarak sakladıkları Tarihçi Câbî Ömer Efendi tarafından tarihin unutulmaz garip olayları arasında kayıt edilir (Câbî Tarihi, c.II, Hazırlayan Mehmet Ali Beyhan, Türk Tarih Kurumu, Ankara 2003, s.863).
Yıl 1812… Osmanlı’nın “hasta adam” ilan edildiği yıllar. Gayrımüslimler üzerinden Osmanı Devletinin iç işlerine sürekli müdahale edildiği yıllar. İşte 30 yıl abdest alıp namaz kılmış, Kur’an’ı ezbere bilen bir eski Hıristiyan’ın akrabalarının etkisiyle tekrar Hıristiyan olub kendini zorla idam ettirmesinin ibretlik hikâyesi. İsteyen istediği gibi yorum yapabilir. Olay bu kadar. Bence çok düşündürücü bir olay.

- Reklam -
Önceki İçerikLottie Moss büyüledi
Sonraki İçerik24 HAZİRAN BORSASI..!
Prof. Dr. Yılmaz Kurt
Prof. Dr. Yılmaz KURT 1971 yılında Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'ni; 1983 yılında DTCF Tarih Bölümü'nü bitirdi. 2003 yılınd doçent; 2009 yılında Profesör oldu. Tarih Bölümü Başkanlığı ve Osmanlı Araştırmaları ve Uygulamaları Merkezi Müdürlüğü görevlerinde bulundu. Türk Tarih Kurumu, Çukurova Tarihinin Kaynakları dizisinde 6 kitabı yayınlandı. Osmanlıca Dersleri 1 kitabı 25. baskısını yaptı. Evli ve 2 çocuk, 5 torun sahibidir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz