Bir Karamollaoğlu hikayesi

0
208

Yıllar sonra “gözde ve bilge siyasetçi” olarak Cumhurbaşkanı adaylığına kadar yükselen Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, yaptığı söyleşilerde geçmiş karıştırılınca karşısına hep 1993 Sivas katliamı çıkıyor. Çıkmasının nedeni bir fotoğraf.

Bu fotoğrafın hikayesini hem tarihe not düşmek hem konuya açıklık getirmek için 25 yıl sonra yazalım.
O yıllarda şimdi yayın hayatında olmayan Doğan Grubuna bağlı Ekonomi ve Politika Dergisi’nin Ankara Temsilcisi olarak çalışıyordum. Pir Sultan Abdal Şenliklerini organize edenler Ankara medyasını Sivas’a davet ediyorlardı. İşin görselliğini ön plana çıkarak haber yapılması amacıyla bir foto muhabirini görevlendirdim. Kadere bakın ki, Ankara’dan giden tek profesyonel gazeteci bizim foto muhabiri olacaktı.
2 Temmuz günü saat 16 gibi foto muhabirim telefondan (o zaman cep telefonu yok) Sivas’da büyük olayların yaşandığını ve halen devam ettiğini bildirdi. Ben de kendisine dikkatli olmasını, can güvenliğinin gazetecilikten önce geldiğini ama fırsat bulursa birkaç kare resim çekmesini tavsiye ettim. Aradan zaman geçti, haberler gece saat 21 gibi netlik kazanmaya başladı. Onlarca insan hayatını kaybetmişti dahası bizim muhabir de aynı otelde kalıyordu ve artık kendisinden haber alamıyorduk.
Aklımıza en kötü senaryolar geliyordu. Sivas’la haberleşme kopmuş, kente giriş ve çıkışlar yasaklanmıştı. İki aylık bebeği olan eşini sakinleştirmeye çalışırken gece yarısı telefon çaldı. Arayan bizim muhabirdi. Sesini duymanın verdiği rahatlamayla (biraz da sitem ederek) kendisine ilk bulduğu araçla hemen Sivas’ı terk etmesini ve Ankara’ya gelmesini istedim ama gazetecilik dürtüsü ile sormadan edemedik, olaylardan birkaç kare çektiğini söyledi.
Bu gazetecilik denen meslek böyle bir şey; adamınız (saldırıya uğrayan gruptan ayrılması nedeniyle otele girmediğinden) katliamdan sağ kurtuluyor, bunu hemen unutup haberi, fotoğrafı, görüntüyü soruyoruz. Uykusuz bekleyişten sonra bizim genç arkadaşımız sabah 9 gibi Ankara’ya ulaştı. Yanında sadece fotoğraf makinesi vardı, diğer tüm eşyaları otelde yanmıştı.
İlk işimiz negatifleri yıkamak oldu. ( o zaman şimdiki dijital sistemler icat edilmemişti). Ardından fotoğraf karelerinden ne olup bittiğini anlamaya çalıştık.
Ve işte o fotoğraf. Yazar Aziz Nesin indirilirken itfaiye aracının yanında herkesi provoke ettiği net bir şekilde anlaşılan sakallı, gözlüklü biri duruyordu.
Bu resimlerin yayınlanması için aynı grupta olduğumuz Milliyet Gazetesi’nin İstanbul’daki Genel Yayın Yönetmenini aradım. Durumu anlattım, O da hemen resimlerin negatiflerini ilk uçakla gönderilmesini istedi.
Ertesi gün, Pazar günü Milliyet gazetesine baktığımda başımızdan kaynar sular aktı. Resmin altında o sakallı kişi için Sivas Belediye Başkanı Temel Karamollaoğlu yazılmıştı. İstanbul’u aradık, benim gibi yüzlerce kişi de yanlışlığı söyledi ama iş işten geçmişti. O resim ve altındaki yazı Karamollaoğlu adının Sivas olaylarının baş aktörlerinden biri olarak mimlenmesine yetmişti.
Sivas olaylarına ilişkin çok şey anlatan fotoğraf o kadar çok yayınlandı ki bugün bile herkes nedense bunu Karamollaoğlu’yla eşleştirerek konuşuyor.
Bu; medyanın insanları nasıl etiketlediği, ömür boyu, yüz bin defa “hayır bu kişi ben değilim” diye ispat etseniz dahi medya üzerinden yapılan bir suçlamanın, iftiranın, isim yanlışlığının nasıl kalıcı izler bıraktığı ve insanların üzerine nasıl yapıştığı gösteren en üzücü örneklerinden biridir.
Karamollaoğlu’nun olaylardaki konumunu bilmeyiz ama bu fotoğrafın habercilik açısından öyküsünün bilinmesini istedik.

- Reklam -

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz