Bina satıldı Kent Konseyi sokağa atıldı

0
399

5393 sayılı belediyeler kanununun 76. Maddesine göre kurulan Kent Konseyi görev yaptıkları binanın Adalet Bakanlığı’na satılmasının ardından ortada kaldı. Kent Konseyine belediye tarafından yeni bir yer verilmemesi konseyin tüm faaliyetlerini askıya almasına neden oldu.

Kent Konseyine ulaşmak istememizle birlikte konseye ulaşabileceğimiz herhangi bir adresin olmadığını fark ettik. Konsey eski yerinde bulunmuyordu. Bunun üzerine Kent Konseyi başkanı Seyfi Saltoğlu’na ulaştık ve binalarının boşaltıldığını, Başkan Tuna tarafından yer tahsis edilmediğini öğrendik.

Bunun üzerine röportaj talebinde bulunduğumuz Saltoğlu’yla buluşarak Kent Konseyi hakkında söyleşi yaptık. Saltoğlu söyleşimizde binalarınınsatıldığınıve yeni yer gösterilmemesinin detaylarını anlattı.

- Reklam -

– Soru: Sizi tanıyabilir miyiz?

Saltoğlu: 1984’den, 2009’a kadar Ankara Büyükşehir Başkan Vekilliği, Keçiören Belediye Başkan Vekilliği, belediye meclis üyeliğinin yanı sıra hem Kent Konseyi başkanlığı yürüttüm hem de Kent Konseyinin yanı sıra 18 defa belediye meclisinde tüm partilerin oy birliğiyle meclis başkanlığına seçildim. 2009 yılında 25 yılı tamamlayarak ayrıldım. Güzel bir intiba bırakmak için Kent Konseyi başkanlığını da kabul ettim. Odası olmayan görevimin başındayım.

– Soru: Size ulaşmak istedik ancak ulaşamadık şu an için nerede faaliyet gösteriyorsunuz?

Saltoğlu: Tabelamız Güvenpark dolmuş duraklarının karşısında 8 katlı bir beyaz binamız var. 2014’de göreve geldiğimden beri hatta daha öncesinde başkan vekilliği yaparken oradaki binayı kullanıyorduk. 2014 yılı 13 Haziran’da Kent Konseyinin yönetim kurulu üyeliğinden başkan oldum.

Sivil toplum kuruluşları 13 Haziran’da seçime gitti beni başkan olarak, yönetimimi de yönetim olarak ayrı ayrı seçtiler. Bu seçim bir yıllığınaydı. 07.03.2005 tarihinde Kent Konseyinin yönetmeliği 5393 sayılı belediyeler kanununun 76. Maddesine göre kurulmuş. Resmi gazetede de 2006’da 26313 sayılı kanunla yayınlandı. Bu resmi bir kuruluş, buda gönüllü bir çalışma.

İlk sene Kent Konseyinin adı çok duyulmamıştı. Meclis başkanı olmamdan dolayı Kent Konseyi başkanlığını da 2006’dan 2009’a kadar makamımda yürüttüm. 2009’da yerel yönetimden ayrıldıktan sonra meclis üyesi olarak seçildim tabi sivil toplum kuruluşu temsilcisi de olacağımdan dolayı Ankara Ticaret Odası’nı temsilen o günkü Ticaret Odası’nın başkanı beni görevlendirdi. Yönetimde çalıştım, 2014 Haziran’ına kadar o görevi yönetim kurulu olarak götürdüm.

2014 13 Haziran’dan itibaren de üç defa seçime girdik. Her sene seçilerek geriye kalan 5 yıllığına seçilmiş olduk. Bu 5 yıl da belediye başkanlarının süresiyle başlayıp süresiyle bitmektedir. Biz siyasi bir yer değiliz, biz bir sivil toplum kuruluşuyuz. Dolayısıyla yönetimde her kurumu temsilen insanlar var. Bizde Ankaralılardan, Ankara’dan gelenlerden kendi çapımızda bir sivil toplum kuruluşu olarak Ankara’da ki hemşericilik bilinci içinde çalışmaya devam ettik.

– Soru: Ziyaretlerde bulundunuz mu?

Saltoğlu: Genel başkan yardımcılarını, TBMM başkanlarını, valiyi, sanayi odası başkanını, ticaret odası başkanını ve belediye başkanlarının tümünü ziyaret ettik. Biz bir Kent Konseyiyiz, Ankara’da çalışmaktayız. Sizi ilgilendiren konularda bizi de bilgilendirirseniz el birliğiyle Ankara’da bir bütün olarak çalışmak istiyoruz dedik.

Ne yapmamız gerekir konusunda fikir alış verişi yaparken yönetim değişikliği oldu. Yönetim değişikliği olur olmaz bizim bulunmuş olduğumuz binayı Adalet Bakanlığı’na sattılar. Satıldıktan sonra duyduk.

Satılmasının ardından bize de mutlak suretle bir yer verirler diye düşündük. Buranın herhangi bir bütçesi yok, sadece iyi niyetiyle çalışan bir sivil toplum kuruluşu. Vali beyi ziyaret ettiğimizde Kent Konseyine gördüğünüz aksaklıkları mutlaka duyurun dedi. Bizde zaman zaman duyurduk. Hatta ODTÜ yol açılışında Eymir’i savunduk, yanlış yapıyorsunuz dedik.

Belediye başkanı değişince kendisinden randevu istedik. Hem kendisini tebrik edelim hem de Kent Konseyini anlatalım istedik. Randevu vermediler. Basın yayına gelen biri sanki kendisi belediye başkanıymış gibi onu da ziyaret ettim. Onlara Kent Konseyini benim kurmadığımı, kanunla kurulan bir sivil toplum kuruluşudur. Bütçesi de yoktur, bütçe isteğimizin de olmadığını anlattım. Bize şu an da 400’e yakın her dernekten bir kişi üye olabiliyor. Böyle olunca bunların toplamı da 70-80 bin üye yapıyor.

‘Evet’, ‘Hayır’ kampanyalarında hangi sendika, hangi sivil toplum kuruluşu toplantı yapacaksa merkezi olduk. Toplantı yaptılar, kendi fikirlerini orada anlattılar. Bu faaliyetleri belediyenin basın yayınına bakan arkadaşımıza anlattım ‘Kent Konseyine ne gerek varmış?’ dedi.

– Soru: Kent Konseyi nereye bağlı?

Saltoğlu: 2012 senesinde büyükşehir belediye meclisinin kararı var. Kent Konseyinin bütün masrafları basın yayın kanalıyla ödenecektir diye karar çıkmış. Yani Kent Konseyi basın yayına bağlı. Bu kararı da kendilerine tebliğ ettik. Baktık olmuyor vali beye ve Ankara milletvekillerine mutlaka bize bir yer verilsin ki bizde orada gidip faaliyetlerimizi gösterelim dedim.

Birçok yer boş olmasına rağmen, birçok yeri de benim tespit etmeme rağmen bizi ciddiye alan olmadı. Sonuç itibariyle bir baktık ki belediye başkanını da etrafında ki bu insanlar yönlendiriyor. Kent Konseyi adına resmi randevu istedim, onu da vermediler. Çaba sarf ediyorum, bir maaşı da olmamasına rağmen tamamen gönüllülük esasıyla hareket ediyoruz. 

Böyle ilerlerken bir baktık binanın suyu Adalet Bakanlığı’na satıldığı için kesildi. Ancak bir etik vardır. Su kesilmez, doğalgaz kesilmez, elektrik kesilmez. En sonunda cumhurbaşkanımızın yanına grup toplantısında gittim görüşme imkanı buldum. Vakit dar olduğu için kısa anlatma imkanı buldum. Cumhurbaşkanımız ilgilendi, kendisine teşekkür ediyorum başbakanla çözün bu işi dedi.

Bir müddet sonra başbakandan da randevu istedim ancak yoğun olduğundan dolayı randevu alamadım. Sonradan sayın cumhurbaşkanımızın özel kalem müdürü Hasan Doğan’a olayı anlattım. En azından bir randevu verirseniz konuyu detaylıca anlatayım dedim. Ben seni ararım ağabey dedi ancak oda geri dönüş sağlamadı, sanırım oda yoğun.

– Soru: Başbakanla konuşma fırsatınız oldu mu?

Saltoğlu: Ankara Ticaret Odası’na başbakanımız geldiğinde kendisiyle konuşma fırsatım oldu. Anlattım, yerimiz yok dedim. Oda yoğun olduğu için tamam dedi. Cumhurbaşkanımızın ve başbakanımızın talimatını Ankara Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri’ne ilettim. Genel sekreter Asım Bey’e benim sırtımda bir sorumluluk olduğunu, bu sorumluğu halktan aldığımı, sivil toplum kuruluşlarının sorumluluklarının üzerimde olduğunu ve buraya çalışmak için geldiğimi söyledim.

Beni seçen sivil toplum kuruluşları bize bir sorumluluk vermiş, bu sorumluluğu yerine getirmek zorundayım. Ancak sonuç olarak bir netice alamadım.
Medya beni arıyor, sizde aradınız. Artık beni arıyorlar neredelerse ben oraya gidiyorum.

– Soru: Size neden yer vermediler belirli bir nedeni var mı?

Saltoğlu: Neden yer vermediklerine bir anlam veremiyorum. Kaldı ki yer vermelerini bir kenara bırakalım destek olmaları gerekir. Onu da yapmıyorlar. Biz buraya tayinle gelmedik ki, bizi seçtiler bizde geldik. Türkiye Cumhuriyeti’nde 5 dönem yerel yönetimlerde seçilen tek insanım. Ben kendimi halka adadım, kapımı hiçbir zaman kapatmadım. Rahmetli Özal’la 10 yıl politika yaptım.

Bugün belediye başkanının etrafında bulunan birkaç arkadaşın aşamadığı konular var, bir türlü anlaşamadık. Tabi satmış olabilirler, bizi de çıkartabilirler ancak günümü tamamlayana kadar mutlak suretle bir yerde görevimi yapmak zorundayım. Devlette devamlılık ilkesi çerçevesinde bu işin yürümesi gerekir. Bugün ben varım, yarın başka bir arkadaşım olacak. Ben oda meraklısı değilim, evimde de kabul edebilirim, iş yerimde de kabul edebilirim ancak etik olmaz. Aynı zamanda ayaklarına da giderim ancak oda etik olmaz, biz faaliyet göstermek, hesap vermek, hesap sormak zorundayız.

– Soru: Belirli bir yerinizin olmayışı faaliyet göstermenizi engelliyor mu?

Saltoğlu: Engelliyor tabi, engellemez olur mu hiç? Bütün sivil toplum kuruluşlarına bir salon kurmuştuk. Tabiri caizse tırnaklarımla kazıyarak kurdum. Kim istediyse geldi, toplantılarını yapabildi. Tekrar söylüyorum satmalarına bir şey demiyoruz, satılabilir ancak yanında ki arkadaşlarına talimatı vererek yer göstermeleri gerekiyordu.

Sayın belediye başkanımızın etrafında bir çember var. Kendisinin milletvekilliği döneminden kendisini çok iyi tanırım. Ben büyükşehir belediyesi başkan vekiliydim. Sayın belediye başkanımızın milletvekili olduğu dönemde ne zaman bir talebi olduysa yerine getirmek için elimden gelen gayreti sarf ettim. Ben randevu bile alamadım.

Burası kanunla kuruldu, kanunla kurulan yere engel olamazsınız. Oturup istişare yapılır, gerekçesi şudur, siz gerekçeyi söylemiyorsunuz suyu kesiyorsunuz, doğalgazı kesiyorsunuz. Burası başka bir ülke mi?

Kimseyi suçlamak amacında değiliz, bu konuda biraz sitemliyim siz sorduğunuz için anlatıyorum.

– Soru: Şu an Kent Konseyine ulaşmak isteyen biri nasıl ulaşacak?

Saltoğlu: Şu an odasız bir Kent Konseyinin seçilmiş başkanıyım, aradıkları zaman ben ayaklarına giderim, dertleri varsa dinlerim. Biz her hafta toplantı yapıyorduk. Fikir üstüne fikirler geliyordu çok güzel bir ekip kurmuştuk. Oluşturduğumuz kurulda herkes fikrini söyleyebiliyordu.

Bugüne kadar vatandaşlardan gelen taleplerle tavsiye kararları alıp büyükşehir belediye meclislerine kararları yolluyorduk. Yolladığımız tavsiye kararlarının yüzde 80’ini Melih Gökçek döneminde geçti. Şu an tavsiye kararı alamadığımız gibi, tebrik etmeye randevu istedik onu da vermediler. Çalışmalarımız öylece ortada kaldı.

Ben çalışmak istiyorum, taşıdığım sorumluluğun gerekliliklerini yerine getirmek istiyorum. Bu işi gönüllü olarak sevdiğim için yapıyorum.

- Reklam -

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz