BİLGİN: YÜZLERCE GAZETE KAPANMA TEHLİKESİNDE

0
99
- Reklam -

Ankara Ulus’taki Atatürk anıtı önünde toplanan gazeteci örgütleri ‘sansür yasası’ olarak nitelenen kanun teklifinin geri çekilmesi için eylem yaptı.

Esma ALTIN/ ANKARA

Ankara’da Gazeteciler Cemiyeti ve beraberindeki pek çok sendika ile dernek Meclis’te görüşülen “sosyal medya ve dezenformasyon yasası” ile ilgili bir araya gelerek tepki gösterdi.

- Reklam -


Basın Kanunu ile ilgili Meclis’te görüşülen “sosyal medya ve dezenformasyon yasası” ile ilgili gazeteciler ve pek çok sendika, dernek Ankara Ulus’taki Atatürk Anıtı önünde bir araya gelerek eylem yaptı.. 

Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin, söz konusu değişiklikler ile basına ağır bir sansür uygulanmaya çalışıldığını iddia ederek; “Önümüzdeki hafta Meclis’e bir kanun gelecek. Adı Basın Kanunu ama gazeteciliğin gelişmesi için hiçbir madde yok. Yasa teklifinde; para cezaları, hapis cezası, kapatma, internet basınına ağır denetim ve basın kartı iptalleri ve dezenformasyon adı altında bağımsız haberciliğe sansür var. Dezenformasyon denilerek yasa teklifinin 29. Maddesi ile  Türk Ceza Kanunu’na  Madde 217/A eklenerek ‘gerçeğe aykırı bir bilgiyi alenen yayanlara’ hapis cezasını öngören  yeni bir suç tipi yaratılmak isteniyor.” dedi.

‘YÜZLERCE GAZETE KAPANMA TEHLİKESİ ALTİNDA’

Dezenformasyon denilerek yasa teklifinin 29. Maddesi ile  Türk Ceza Kanunu’na  Madde 217/A eklenerek ‘gerçeğe aykırı bir bilgiyi alenen yayanlara’ hapis cezasını öngören  yeni bir suç tipi yaratılmak istendiğini savunan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Bilgin, açıklamasında şunlara yer verdi; “Bu maddeye göre halk arasında endişe, korku veya panik yaratmak nedeniyle ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni ve genel sağlığı ile ilgili gerçeğe aykırı bir bilgiyi, kamu barışını bozmaya elverişli şekilde alenen yayan kimse 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılacak. Failin, suçu gerçek kimliğini gizleyerek veya bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlemesi halinde söz konusu ceza yarı oranında artırılacak. Söz konusu yasayla yüzlerce gazete; geçim kaynağı olan resmi ilanları alamayacak ve kapanmakla yüz yüze kalacak. Tüm toplumu yazmaktan ve sosyal medyadan eleştirmekten alıkoymak istenmektedir. Bu durum sadece gazetecilerin değil, tüm toplumun sorunudur.”

‘ANADOLU BASINI GÖZDEN ÇIKARILMIŞTIR’

Gazetecileri dışlayarak bir basın yasası düzenlenemeyeceğini ifade eden Bilgin, sözlerine şöyle devam etti; “Önerilerde bulunduk, itiraz ettik ama nafile. Tek bir cümlemiz hile dikkate alınmadı. Bu nedenle Türkiye’deki bütün basın örgütleri basın tarihinde belki de bir ilki gerçekleştirerek bir dayanışma örneği gösterdi. Basın tarihimize geçecek bu güzel fotoğrafı görüyorsunuz. Meclise gelecek olan yasanın geri çekilmesini istiyoruz. Basın yasalarını gazetecilere danışılarak yapılmalı dedik ancak dinlemediler.”

Basın olarak dezenformasyon önemsediklerini ancak bunun yolunun yasadaki gibi hapis cezalarından geçmediğini savunan Bilgin, şunları söyledi; “Yasada yazılı basının kapısına kilit vuracak maddeler var. Öyle ki Anadolu basını küçük sayılmış gözden çıkarılmıştır. Anadolu’daki yaklaşık 1000 gazete yaşam kaynakları olan resmî ilanları büyük oranda kaybedecektir ve kapanma tehlikesiyle karşı karşıya gelecektir. Ayrıca bu yasada Anadolu basını çalışanları özlük haklarını geliştirecek hiçbir önlem de alınmamıştır.”

‘SADECE GAZETECİLERİN DEĞİL, TOPLUMUN ÖZGÜRLÜĞÜ ENGELLENMEKTEDİR’

Yasanın tum toplumun özgürlüğünü tehdit edecek düzeyde olduğunu belirten Bilgin, şunları ekledi; “Bu yasa temel insan haklarına, haberleşme özgürlüğüne ve basın özgürlüğüne aykırıdır. Güvence altına alınan haklarınıza aykırıdır. Bu yönüyle sadece gazetecilerin özgürlüğü değil, tüm toplumun özgürlükleri engellenmektedir.  Bu yasa toplumsal bir otosansür yapısını tüm Türkiye’ye yayacaktır.”

Basın açıklamasının ardından başta Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin olmak üzere beraberindeki sendika, dernek ve meslek örgütü temsilcileri gazetecilerin simgesi olan kalemleri Atatürk Anıtı önüne bırakarak tepkilerini gösterdi. 

- Reklam -