Bilgin: Muhalefet etme yasağı demokrasiyle bağdaşmaz

0
6

Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin, Ekim ayında basın ve ifade özgürlüğü alanında ciddi sıkıntılar görüldüğünü belirterek, “İzmir’de yaşanan deprem bize memleketçe hüzün yaşatırken haberlere dolayısıyla bilgiye erişimini engelleyen sayısız yasaklamalar gündemdeydi. Son olarak ana muhalefet partisi CHP’nin hazırlattığı kitapçığa toplatma kararı alınmasıyla durum demokrasiyle izah edemeyeceğimiz şekilde eleştiri ve muhalefet etme yasağına dönüşmüştür” dedi.


Bilgin, Gazeteciler Cemiyeti Özgürlük için Basın (ÖiB) programı kapsamında yayınlanan Ekim 2020 raporuna ilişkin yazılı açıklamasında, Eylül ayında yürürlüğe girmesiyle çok sayıda haberlere erişim yasağı gerekçesi olan internet mecrasına ilişkin yeni düzenleme nedeniyle bu ay da çok sayıda engelleme kararı alındığını ifade etti. Bilgin, ÖİB Ekim ayı raporunda detaylarına yer verildiği üzere “kişilik hakları” bahane edilerek yolsuzluklar, ihale süreçleri gibi kamuoyuna bilgilendirme amaçlı haber değeri taşıyan tüm içeriklere yasaklamalar getirildiğini işaret etti.
 
“İsmail Demirbaş’ın tutuklanmasıyla dehşete kapıldım”
Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Bilgin, “Eylül ayında başlayan erişim engellemeleri rüzgârı Ekim ayına adeta fırtına olmuş ve hız kesmemektedir. Haberler engellendiği gibi bu yasaklama kararlarıyla ilgili haberlere de yasaklar getirilmesiyle adeta söz konusu tüm olayları internet ortamından yok etmek amaçlanmaktadır.  Bu maalesef halen ülkemizde ölümlere neden olan Covid-19 virüsü salgını özgürlük aleyhine gerekçe olarak kullanılmaya da devam edilmektedir. Salgın gerekçesiyle pek çok ilde her türlü etkinlik yasaklanırken, İçişleri Bakanlığı, barolarca yapılacak genel kurul toplantıları takvimine müdahale etmiştir ve yasal hükümler genelgeyle yok sayılarak toplantılar 2 Aralık’a kadar yasaklanmıştır.  Salgına ilişkin halkı uyarıcı açıklamalara imza atan Türk Tabipleri Birliği (TTB) de iktidarca en üst düzeyde hedef alınmıştır. Anayasa Mahkemesi’nin basın ve ifade özgürlüğü lehine kararları göz ardı edilerek, muhalif kesimlere yönelik yasaklamalar ve yargılamalar sürmüştür. İçişleri Bakanlığı’nın Covid-19 salgınıyla ilgili genelgeleri uyarınca her türlü basın açıklaması, gösteri, yürüyüş gibi aslında Anayasayla güvence altına alınmış ifade özgürlüğü hakları göz ardı edilmiştir” diye konuştu.

Bilgin, Manisa’nın Soma ve Karaman’ın Ermenek ilçelerinden Ankara’ya yürümek isteyen maden işçilerinin hem gözaltılar hem de pek çok noktada kolluk güçleri müdahalesiyle karşılaştığını örnek gösterdi. Maden şirketlerinden alacaklarını tahsil edemediklerini dile getirmeyi amaçlayan dolayısıyla Anayasal ifade özgürlüğü hakkını kullanmak isteyen işçilere TBMM önünde de müdahale edildiğini engellendiğini kaydeden Bilgin, “Antalya’da İsmail Demirbaş adlı bir vatandaşın sokak röportajında iktidarı ekonomi ile ilgili eleştirdiği için aynı günün akşamı gözaltına alındığını raporda görüyoruz. Yine vatandaşımız çok üzücü bir şekilde Emniyet’te yalan ifade vermeye zorlandığını açıkladı. Sonrasında Kasım ayında bu vatandaşımız için tutuklanma kararı verilmesinden de dehşete kapıldım. Cumhurbaşkanımızca yeniden reform ve demokrasi vurgusu yapıldığı günlerde ekonomik gidişattan duyduğu üzüntüyü ve sadece görüşlerini ifade ettiği için İsmail Demirbaş’ın hapsedilmesi kabul edilemez” dedi.
 
“Muhalefet etme yasağı”
Türkiye’nin basın ve ifade özgürlüğü ortamına ilişkin en vahim kararlarından birisine ise Ekim ayı sonunda imza atıldığını kaydeden Bilgin, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun TBMM’de dolayısıyla yasama dokunulmazlığı kapsamındaki konuşmalarından hazırlanan “21 Soruda FETÖ’nün Siyasi Ayağı” adlı CHP’nin kitapçığına basım, dağıtım ve satış yasağı getirildiğini hatırlattı. Bunu vatandaş Demirbaş olayı ile birlikte değerlendirdiğinde artık “eleştirme, muhalefet etme yasağı” noktasına gelindiğini söyleyen Bilgin, Türkiye’nin demokratik, anayasal ülke olma iddiasıyla hiçbir şekilde örtüşmeyen bu kararlardan en kısa sürede vazgeçilmesini umut ettiklerini dile getirdi.


Basın özgürlüğü açısından Ekim ayında 45’i hükümlü ve 40’u tutuklu veya gözaltında olmak üzere toplam 85 gazetecinin cezaevlerinde olduğunu belirten Bilgin, Eylül ayına kıyasla artış eğilimi ortaya çıktığını belirterek, bunun Kasım ayında devam etmemesini dilediğini bildirdi. Bilgin, ÖiB Ekim ayı raporundaki veriler itibariyle “İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesi’nin Sözcü yazarları ve yöneticileri hakkında ‘FETÖ’ye bilerek ve isteyerek yardım’ suçlamasıyla İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 27 Aralık 2019’da verdiği hapis cezalarını onaması dikkat çekti. Eğer Yargıtay da istinaf kararını onarsa örneğin Sözcü yazarları Emin Çölaşan’ın üç yıl altı ay 15 gün ve Necati Doğru’nun üç yıl altı ay 15 gün hapis cezası nedeniyle cezaevine girmesi söz konusu olacak. Van’da 11 Eylül’de gözaltına alındıklarında kötü muameleye maruz kaldıkları vurgulanan Osman Şiban ve Servet Turgut isimli köylüler ile ilgili haberleri kaleme alan gazeteciler de tutuklandı. Vatandaşlardan Turgut’un 30 Eylül’de yaşamını yitirdiği olayı haberleştirdikleri için MA muhabiri Adnan Bilen, Cemil Uğur Jinnews muhabiri Şehriban Abi ve Nazan Sala ‘devlet aleyhine toplumsal olayları haber yaptıkları’ gerekçesiyle ‘örgüt üyeliği’ suçlamasıyla tutuklandı. Yeniçağ yazarı ve İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in basın danışmanı Murat İde’nin ise, 2015’te yazdığı bir yazısı sebebiyle hakkında 2018’de açılan bir dava kapsamında Ankara yerine parti gezisi sırasında Giresun’da gözaltına alınması tartışıldı” gelişmelerini aktardı. Bilgin, “Ekim ayı içerisinde Yeni Demokrasi, Mezopotamya Ajansı, Rudaw Türkçe gibi mecralara tümüyle erişim engellemesi getirildi. Sözcü, Cumhuriyet, BirGün, Evrensel gibi pek çok medya kuruluşunun internet sitelerindeki haberlere de erişim engellendi” bilgilerini paylaştı.


Bu arada RTÜK’ün, TGRT’nin yayınında Sözcü hakkında “İt, köpek, morfinleşmiş, haysiyetsiz, ahlaksız, fosseptik çukuru, bidon kafa” denilmesini “ifade özgürlüğü çerçevesinde” değerlendirdiğini kaydeden Bilgin, Korkusuz yazarı Memduh Bayraktaroğlu’nun ise “Ben de size aynı kelimelerle hitap edebilir miyim” diye sorduğu için RTÜK’ün kendisi hakkında şikâyette bulunduğunu açıkladığını hatırlattı.


ÖiB Ekim 2020 raporuna ve geçmiş aylara ilişkin raporlara ise, www.gazetecilercemiyeti.org.tr, www.pressforfreedom.org ve media4democracy.org internet adreslerinden ulaşabilirsiniz.