Bilgin: Cezasızlık gazetecilere saldırıları teşvik ediyor

0
16

Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin, Ocak ayında başkent Ankara’da ve diğer illerde gazetecileri hedef alan saldırıların cezasızlık sonucu teşvik edildiğini söyledi. Bilgin,  “Caydırıcı nitelikte cezalar verilmediği sürece benzeri olaylara zemin yaratılmaktadır. Gazetecilere ve dolayısıyla halkın haber alma hakkı için yürüttüğümüz gazetecilik mesleğine yönelik saldırılara karşı iktidarı ve muhalefetiyle siyaset kurumunca topyekün tepki verilmesini bekliyoruz. Mevcut ceza mevzuatı da saldırı fiilini işleyenlere karşı mutlaka tavizsiz şekilde uygulanmalıdır” dedi.


Bilgin, Gazeteciler Cemiyeti Özgürlük için Basın (ÖiB) programı kapsamında yayınlanan Ocak 2021 raporuna ilişkin yazılı açıklamasında geçmişte AKP’nin milletvekili adayı olan Prof. Dr. Melih Bulu’nun Boğaziçi Üniversitesi’ne rektör atanmasını protesto ve dayanışma eylemlerine katılanlara yönelik gözaltı işlemlerinin ve tutuklama kararlarının ifade özgürlüğü tartışmalarını gündeme getirdiğini hatırlattı. Türkiye’nin insan hakları ihlalleriyle ilgili Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde (AİHM) inceleme altındaki dosyalar sayıları itibariyle Rusya’dan sonra ikinci sırada olduğu söyleyen Bilgin “AİHM 2020 raporuna göre, 62 bin civarında beklemedeki başvuru dosyasından 11 bin 750’sinin Türkiye aleyhinde olması dikkat çekicidir” dedi.

İfade özgürlüğü bakımından Türkiye’nin ağırlaşan gündeminde siyasetçi ve gazetecilere saldırılar yaşandığını kaydeden Bilgin, Gazeteciler Cemiyeti’nin de hemen akabinde tepki gösterdiği saldırılar içerisinde özellikle başkente organize şekilde yapıldığı gözlemlenen Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ ile eş zamanlı olarak Gazeteciler Cemiyeti üyesi ve Yeniçağ Ankara Temsilcisi Orhan Uğuroğlu’nun evleri önünde hedef alınmasının öne çıktığını anımsattı.
Basın özgürlüğü açısından geçen yıla kıyasla cezaevlerindeki gazeteci sayısında düşüş olmakla birlikte gazeteciler aleyhine adli süreçlerde olumlu yönde değişiklik olmadığını açıklayan Bilgin,  Ocak sonu itibarıyla hapiste 42’si hükümlü ve 36’sı tutuklu olmak üzere toplam 68 gazeteci cezaevinde bulunduğunu söyledi.
 
“Cumhurbaşkanını eleştirmek suç olmamalı”
Bilgin Cumhurbaşkanlığı makamının son Anayasa değişiklikleriyle icra organı haline dönüştüğünü ve partili Cumhurbaşkanının da icranın başı olarak eleştirilebilmesi gerektiğini, Cumhurbaşkanının eleştirilmesinin suç olmaktan çıkarılması gerektiğini söyledi.
“Eski Başbakanlık makamı yerine şimdi yürütme organı Cumhurbaşkanlığı makamı olduğu için eskiden olduğu üzere Cumhurbaşkanı’na yönelik ‘devletin başı’ diye daha az eleştiriler olmasını beklemek yanlıştır” diyen Bilgin, “Sadece Partili Cumhurbaşkanı’na değil elbette hiçbir kimseye, siyasetçiye hakareti kabul edemeyiz. Ancak sert, keskin eleştiriler söz konusu olabilmeli çünkü artık Cumhurbaşkanlığı makamı, hükümet organı durumunda. Dolayısıyla anayasal açıdan ‘tarafsız Cumhurbaşkanı’ ilkesi geçerliyken Türk Ceza Kanunu’nda öngörülmüş üzere ‘Cumhurbaşkanı’na hakaret’ suçu gerekçe gösterilerek tüm muhalif eleştirileri cezalandırmak amacıyla gazeteciler ve siyasetçiler başta olmak üzere ifade özgürlüğünü engelleyen anlayıştan acilen vazgeçilmelidir,” ifadesini kullandı.


“Sayın Cumhurbaşkanı’nın, savcılıklarca ve temsil yetkisi verdiği avukatlarınca yürütülen adli süreçler ile yargıya ilave yük getirildiği ve bunun yanı sıra vatandaşların demokratik ülkelerde en doğal hakkı olan eleştirebilme hakkının engellendiği durumunu yeniden değerlendirmesi beklentimizdir” diyen Bilgin, ÖİB Ocak ayı raporunda kayda alındığı üzere Adalet Bakanlığı verileri itibariyle Erdoğan’ın döneminde 2014-2019 yılları arasında “Cumhurbaşkanı’na hakaret” suçu kapsamında soruşturma açılan 128 bin 872 kişiden 903’ünün çocuk olduğunu ve dokuz bin 556 kişiye mahkumiyet kararları verildiğini de hatırlattı.

Nazmi Bilgin’in verdiği bilgiye göre, ÖiB Ocak ayı raporunda şu gelişmeler göze çarptı: “Gazeteci Mustafa Hoş hakkında Denizli – Çivril’de Süleymancılar olarak bilinen tarikat yapılanmasına ait yurttaki cinsel istismar iddialarını gündemde tuttuğu için dava açıldı. Melis Alphan 2015’te Diyarbakır’daki Nevruz kutlamalarında çektiği ve paylaştığı bir fotoğraf gerekçesiyle soruşturma konusu yapıldı. Anayasa Mahkemesi’nin sosyal medya paylaşımı nedeniyle tutuklanmasına ilişkin hak ihlaline uğradığı yönünde karar aldığı Hakan Aygün hakkında yerel mahkemece aynı paylaşımdan dolayı inceleme yapılmasına karar verildi. Mahkeme, Aygün gibi Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) Akdeniz Şubesi Başkanı Engin Korkmaz hakkında sosyal medya paylaşımları gerekçesiyle “Cumhurbaşkanı’na hakaret” suçlamasıyla yürütülen davaya müdahil olunması için Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın avukatlarına tebligat gönderilmesine karar verildi. Medya kuruluşlarına hükümet kontrolündeki farklı mekanizmalar aracılığıyla cezalandırma politikası devam etti. Ticaret Bakanlığı, Evrensel’in 25. yaş kutlaması reklam filmine 20.953 lira idari para cezası verdi. Basın İlan Kurumu, BirGün’e, RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin’in kendisiyle ilgili şikayeti üzerine iki gün resmi ilan kesme cezası verdi.”
 
“2020’de kartopu gibi başlayan sansür kararları çığ gibi büyüyor”
Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Bilgin, aylık raporda pek çok yeni internet mevzuatı uygulamaları kaynaklı erişim engellemeleri kararları gözlendiğini de belirterek, “2020 yılı son baharında kartopu gibi başlayan sansür niteliğindeki kararlar 2021 yılı başlangıcı itibariyle çığ gibi büyüyor. Anayasa’da halkın haber alma hakkı güvencesine yer verilmesine rağmen yolsuzluklar, usulsüzlükler gibi içerikli haberlere erişim engelleme kararları gün geçtikte çok katmanlı sansürlemeye dönüştü. Erişim engelleme kararlarıyla ilgili haberlere engelleme ve ardından bu engelleme kararlarıyla ilgili engelleme kararları alınması zinciri oluşmaya başladı. Haber engellemelerine ‘kişilik hakları ihlali’ gerekçesi gösterilirken, kamuoyu bilgisine açık olması gerekli kamu ihalelerine ilişkin haberlerini de toplumsal hafızadan silmeye yönelik kararlar alınması dikkat çekti” dedi.
Bilgin, Ocak ayında ifade özgürlüğü kapsamında akademisyenleri ve öğrencileri hedef alan tartışmalar yaşanmaya devam ettiğini sözlerine ekledi.