Dünya gezegeninde yaşayan canlılar arasında hiç şüphe yoktur ki insan en gelişmiş türdür ve gezegendeki canlı türleri arasında piramidin en üst basamağında yer almaktadır.

İnsanoğlu da bir çok diğer canlı türleri gibi bu gezegende ihtiyaçlarını karşılayabilmek ve varlığını sürdürebilmek için üretim yapmak zorundadır ve gözlemlerimiz bize en gelişmiş, en kompleks üretim süreçlerinin insanoğlu tarafından gerçekleştirilmekte olduğunu göstermektedir.

Gezegenimizin zorlayıcı şartları ve insanoğlunun biyolojik yetersizlikleri fakat buna karşın  gelişmiş zeka seviyesi gezegenimizdeki en kompleks üretim biçimini geliştirmesini sağlayan temel unsur olmuştur.

Sonuçta üretim süreçlerindeki başarısı hiç şüphe yok ki insanoğluna gezegenin efendisi olma başarısını getirmiştir.

Bu makale de insanoğlunun üretim süreçlerini inceleyecek ve insanoğlunun üretim sürecinde geldiği son aşama olan Bilgi çağını anlamaya çalışacağız.

ÜRETİM İÇİN GEREKEN UNSURLAR NELERDİR?

İnsanoğluna üretim yapabilmek için üç temel faktör gerekir, bunlar:

  • MADDE
  • ENERJİ
  • BİLGİ

olarak sayılabilir.

Madde ve enerji doğada sonsuz miktarda bulunmaktadır. İnsanoğlu ne madde ve nede enerji üretebilir sadece doğada bulunan madde ve enerjiyi dönüştürerek ihtiyaçlarını karşılamada kullanabilir.

İnsanoğlunun doğada bulunan madde ve enerjiyi dönüştürerek ihtiyaçlarını karşılamak için kullanma yetisini üretim bilgisi yahut da kısaca  BİLGİ olarak tanımlıyoruz.

Madde ve enerji kaynaklarının sonsuzluğu bütün insanlık tarihi boyunca hiç değişmediği halde insanoğlunun ihtiyaçlarını karşılamada gösterdiği başarı radikal biçimde değişmiştir bu değişimin tek sebebi insanoğlunun sahip olduğu BİLGİ faktöründeki nicelik ve nitelik değişimleridir.

Gerek zaman boyutunda gerekse toplumlar ve bireyler arasındaki boyutta ihtiyaçları karşılamada gösterilen başarı toplumsal gelişmişlik düzeyini belirleyen temel unsurdur. İhtiyaçları karşılamada ki başarıyı etkileyen ana faktörün ise bilgi faktörü olduğu son derecede açıktır.

Günümüzde yaşayan toplumların geçmişte yaşayan toplumlara göre ihtiyaçlarını daha büyük bir başarı ile karşılayabildikleri açık ve net bir gerçekliktir. Aynı zaman diliminde yaşamalarına rağmen bazı toplumların diğer toplumlara göre ihtiyaçlarını karşılamada daha başarılı oldukları da gözlemlenebilmektedir.

Toplumlar arasında gözlemlenen başarı farkını yaratan ana etken toplumların sahip oldukları Bilgi seviyeleri arasındaki farklılıklar olduğunu düşünmememiz için hiçbir neden yoktur.

Ekonomi teorileri insanoğlunun üretim süreçlerini daha kolay anlayabilmek için bu süreci bir kaç ana döneme ayırmaktadırlar, bu dönemler genel olarak:

  • AVCI TOPLAYICI ÇAĞ
  • TARIM ÇAĞI
  • SANAYİ ÇAĞI
  • BİLGİ ÇAĞI

olarak tasnif edilmektedir.

Bu dönemler arasında insanoğlunun ihtiyaçların karşılama başarısında çok önemli farklılıklar gözlemlenmektedir. Örneğin arkeolojik kayıtlara göre avcı toplayıcı dönemde insanlar barınma ihtiyaçlarını doğal mağaralar yahut da çok basit sazdan barınaklar ile karşılamaktaydılar bir sonraki dönemde barınma ihtiyacını daha başarılı bir şekilde taş, kerpiç ve yahut ahşap evler ile karşılayabildiklerini görürüz. Sanayi çağında ise çeliğin kullanıldığı gökdelenler karşımıza çıkar. Bütün bu barınakların temel fonksiyonunun aynı olmasına rağmen ihtiyaçları karşılamada gösterdiği başarı son derecede farklıdır. Aradaki nitelik farkı insanoğlunun barınak üretme faaliyetindeki BİLGİ birikiminden kaynaklanır.

Bütün bu süreç boyunca gözlemlediğimiz temel fenomen bilgi faktöründeki değişim, nicelik ve nitelik olarak artıştır, artık hem daha çok insan bilgiye sahiptir hem de sahip olunan bilgi bir önceki döneme göre daha gelişmiş ve komplekstir.

Sanayi çağına kadar Bilgi faktöründeki yavaş ilerleyen bu gelişim yerini sanayi çağı ile beraber geometrik oranda artan bir gelişime bırakmıştır. Üretim fonksiyonu için artık bilgi faktörü birincil üretim faktörü haline gelmiştir ve diğer tüm faktörlerini dahi artık derinden etkilemektedir.

Bilgi birikimindeki bu gelişim sonsuz miktardaki madde ve enerji kaynaklarına daha fazla erişimi mümkün kılmakta bu sayede de insan ihtiyaçları artık daha büyük bir başarı ile karşılanabilmektedir ve hiç şüphe yoktur ki trendin bu şekilde devam etmesi halinde gelecekteki insan ihtiyaçlarını karşılama da bugünden de fersah fersah ileride olan bir başarı düzeyi yakalanabilecektir.

Bu çıkarım bizi yeterli bilgi miktarına ulaşılması halinde insan ihtiyaçlarını karşılama da herhangi bir kısıtlılığın söz konusu olmadığı sonucuna ulaştırmaktadır. Bir başka ifade ile insan ihtiyaçlarını karşılamada evrende var olan sonsuz madde ve enerji kaynaklarına ulaşmada ki tek kısıt Bilgidir diyebiliriz. Üretim sürecinde insanlığın sahip olduğu bilgi miktarı nicelik ve nitelik olarak arttığı müddetçe çok daha fazla madde ve enerji kaynağı insan ihtiyaçlarını karşılamada kullanılabilir işte sahip olunan bilgi miktarının bu kritik eşiği geçip üretim fonksiyonunda ana belirleyici unsur ve birincil üretim faktörü olduğu çağa biz BİLGİ ÇAĞI adını veriyoruz.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz