Biden Kabusu

0
84

Hiç şüphesiz ki Türk Amerikan ilişkileri herhalde 1974 Kıbrıs Barış harekatından bu yana en gerilimli döneminden geçiyor. Türkiye ve Amerika Birleşik Devletleri arasında bir çok ciddi ve çözümü oldukça zor sorun bulunmaktadır.

Yakın zamana kadar sorun odakları olarak İran, Suriye, Libya, S400, FETÖ konuları başı çekmekteyken, bugünler itibariyle Doğu Akdeniz, ve Kıbrıs’ta Maraş’ın açılması gibi başka sıcak başlıklarda gerilim yaratan konular olarak denkleme girmiş bulunmaktadır.

Bilindiği üzere Amerika’da Trump o ya da bu sebepten ötürü Kongreye karşı Türkiye’nin yanında yer almakta, Türkiye’ye uygulanacak yaptırımları dizginlemekte ve bir denge sağlamaktaydı. Fakat bir aydan daha kısa bir süre sonra 3 Kasım gününde Amerika’da başkanlık seçimleri var, bütün analistler Biden’ı favori olarak görüyor, Trump’ın kazanmasının ise sürpriz olacağını ifade ediyorlar.

Özelikle pandemi süreçlerindeki kötü yönetimi Trump’ın seçilme şansını oldukça kötü bir şekilde düşürmüş bulunmaktadır, önümüzdeki birkaç hafta zarfında Trump’ın arayı kapatabilmesi çok da mümkün görünmemektedir.

Trump kazanır ve Senato çoğunluğunu da korumayı başarabilirse Türkiye için durum iyiye gitmese de bugünkünden daha kötü olmayacaktır, lakin Biden kazanır ve hele hele birde Senato çoğunluğunu da alırsa, emin olun Türkiye’nin başı ciddi bir biçimde ağrıyacak demektir.

Bu ihtimale karşı Biden kimdir, siyasi görüşü nedir, kime hangi lobilere yakındır ve muhtemel politikaları ne olacaktır biraz detay paylaşayım:

Joseph Biden, 20 Kasım 1942 tarihinde dünyaya gelmiştir. Biden 1965 yılında Delware Ünivesitesi’nden siyaset bilimi üzerine eğitim aldı ve ardından da Syracuse Üniversitesi Hukuk Fakültesinde okuyarak avukat olarak 1969 yılında mezun oldu.

Ocak 1973 tarihinde 31 yaşında iken Amerika Birleşik Devletleri Delaware eyaletinin senatörü olarak göreve başladı ve 20 Ocak 2009 tarihinde Amerika Birleşik Devletleri’nin devlet başkan yardımcısı olana kadar da bu görevde kaldı.

Joe Biden, Senatörlük yaptığı dönemin önemli bir bölümünde, Senato Dış İlişkiler Komitesi’nin üyeliğini ve başkanlığını yapmıştır.

Obama’nın Başkanlığı döneminde Amerika Birleşik Devletleri’nin başkan yardımcısı olan Joe Biden 36 yıl boyunca aralıksız Senatörlük yapmış bulunmaktadır.

Biden kendini ‘Yahudi olmayan bir Siyonist’ olarak tanımlamaktadır.

Biden’ın Türkiye ve Türklere, yaklaşımı ise oldukça olumsuzdur. Kıbrıs Barış Harekâtı sonrasında Türkiye’ye uygulanan silah ambargosunda Biden oldukça aktif bir rol oynamıştı, silah ambargosu uygulanmasını isteyen dört senatörden biriydi.

Biden aynı zamanda daha sonraki yıllarda Yunanistan ile Türkiye arasında 10’a yedi oranını da koyduran kişiydi.
Biden ABD Senatosu’nda Kıbrıs konusunda Türkiye’ye kan kustururken, Ege Kıta Sahanlığı ve hava sahası konularında da daima Türkiye aleyhine oy kullandı. 2001 yılında Rum asıllı senatör Sarbanes ile Türkiye’nin satın alacağı helikopterlerin satışını engelledi.

Biden, 80’li yıllardan itibaren Ermeni soykırımı konusunda Türkiye’nin suçlu ilan edilmesini isteyen tüm tasarılara da olumlu oy vermiş bulunmaktadır. 2007 yılında Hrant Dink’in ölümü konusunda Türkiye’yi suçlayan bir tasarının hazırlayıcısı olan Biden, 2008 yılı Ocak ayında yeniden sunulan Ermeni soykırımı tasarısının da ortak sunucusu olmuştur.

Biden Irak’ın dini mezhepler ve etnik yapılanması dikkate alınarak üçe ayrılmasını da önermişti. Biden ‘in görüşüne göre Irak, kuzeyde Kürtler, güneyde Şiiler ve orta ile batı kesiminde ise Sünni Araplar egemen olacak şekilde üçe bölünmelidir.

Biden Türkiye’ye yardımın kesilmesi ve Rum kesiminin AB’ye girmesi için de destek verdi. Özal’ın Washington ziyareti sırasında Kıbrıs’tan Türk askerlerinin çekilmesini de istemişti.

Son konuşmalarından birinde ise Biden, “Trump yönetimini Türkiye’ye provokatif davranışlardan vazgeçmesi için baskı uygulamaya ve Erdoğan’ı Ayasofya kararını değiştirmeye çağırıyorum. Ayasofya’nın tekrar müze olarak hizmet vermesini ve herkesin kullanımına açık olmasını diliyorum” demişti.

Amerika’da Kongrenin Türkiye’ye bakışı zaten oldukça olumsuzdu, şimdi birde Biden seçilirse zaten pamuk ipliğine bağlı ilişkileri tamamen kopması oldukça yüksek bir olasılıktır.

Bu olasılık gerçekleşirse sadece siyasi sonuçlar değil aynı zamanda ekonomik sonuçlarda doğacaktır. Borç içinde yüzen, mevcut borcunu çevirebilmek için bile taze borca ihtiyaç duyan Türk ekonomisi için oldukça zor bir dönem geliyor demektir, kur hareketleri de bunu gösteriyor zaten. Ekonominin tüm aktörleri Biden’in kazanması durumuna göre pozisyonlarını yeniden gözden geçirmelidir, sonra çok geç olur demedi demeyin…