Beste, hastalığı ile mücadelesini ‘Kanserle Dans’ filmiyle anlattı

0
11

Abdulkadir AYDINIŞIK/EDREMİT (Balıkesir), (DHA)- BALIKESİR’in Edremit ilçesinde 1,5 yıl önce gittiği doktorda kanser olduğunu öğrenen Beste Acar (26), kemoterapi tedavisinde saçlarının döküleceğini ya da ölmeden önce gelinlik giyemeyeceğini düşündü. Ancak kendisini bırakmayarak hastalıklı mücadeleye başlayan Beste, savaşını da herkese göstermek için arkadaşı Fulya Tezer’in kamerasının karşısına geçip kısa film çekti. Filmin adını da ‘Kanserle Dans’ koydu. 
Edremit ilçesinde annesi ve kız kardeşiyle yaşayan Beste Acar, 15 yıl önce gittiği doktor kontrolünde kanserle tanıştı. Kötü haberi ilk duyduğunda üzülerek 10 dakika boyunca ağladığını anlatan Beste Acar, annesinin daha fazla ağlaması üzerine o an itibariyle ağlamayı bıraktığını belirterek, “Ben yıkılırsam, herkes yıkılacakmış gibi geldi. Ben yıkılmamayı tercih ettim. Çünkü yaşamayı çok seviyorum ve bu hastalık ne kadar yıkılırsan, o kadar bedenini sarıyor” dedi.
Geçen yıl aralık ayında Beste Acar hayalindeki gibi saçlarını ördürüp, gelinlik giyerek, Fulya Tezer’in kamerasının karşısına geçti. ‘Kanserle Dans’ adını verdikleri filmde dans edip, eğlendi. Enerjik görüntüsüyle kısa filmde kanserle mücadelesini anlattı. Beste Acar ile arkadaşı Fulya Tezer, Kazdağları’nda çektikleri 2 dakika 40 saniyelik kısa filmi sosyal medya hesaplarından paylaştı. Takipçileri, Beste Acar’ın kanserle mücadelesini takdir edip, kısa filme çok sayıda beğeni bıraktı. 
‘KANSER BENİ AYAĞA KALDIRDI’
Onkoloji hastanesine ilk girdiğinde kendisini bir karanlığın içine giriyormuş gibi hissettiğini anlatan Beste Acar, “İçeride herkes ağlıyor, çok mutsuz. Profesör beni ilk gördüğünde ‘Bunun adı kanser ve her şeyi beklemek zorundasınız’ demişti. O zaman da üzülmedim. Dediğim gibi üzülürsem, bunun bedenimi saracağını biliyordum ve ben ölmek istemiyorum; hala istemiyorum. Ameliyat oldum. Ameliyatım başarılı geçti. Daha sonrasında herhangi bir kemoterapi, radyoterapi görmedim. Çok şükür, şu anda da kontrollü bir şekilde devam ediyoruz. Beni gerçekten kanser dizlerimin üzerine çökertmedi. Beni ayağa kaldırdı, beni silkeledi. ‘Yaşıyorsun ve durma koş’ dedi. Kendime bu soruyu sordum? Yarın, hayatının biteceğini söyleselerdi ne yapardın? Ben o günden beri kendime bu soruyu sordum. Hayal ettiğim ne varsa, yapabileceğim ne varsa onu yapmak için gayret ediyorum. Ölüme değil, yaşama sarılıyorum” diye konuştu.
‘KANSER AH, VAH, TÜH DENİLECEK BİR HASTALIK DEĞİL’
Arkadaşı Fulya Tezer’in büyük bir destekçisi olduğunu söyleyen Beste Acar, sözlerini şu şekilde sürdürdü:
“O benim ayakta durduğumu görünce daha da duygulandı. Dedim ki, bunu herkes bilmeli ve görmeli. Kanserin ah, vah, tüh denilecek bir hastalık olmadığını, herkesin ayakta durması gerektiğini, mutlu olması gerektiğini, kendi kendine mutlu olmayı öğrenmesi gerektiğini düşündük. Bunu göstermek istedik insanlara. Bu süreci çok daha ağır geçiren insanlar var. Kısa bir video çekmek istedik. Doktor; ‘Bunun adı kanser, başına her şey gelebilir’ deyince, ilk önce saçlarımı ördürdüm. Kemoterapi görürsem saçlarımın döküleceğini ve ördüremeyeceğimi düşündüm. Bir daha gelinlik giyemeyeceğimi düşündüm ve bu yüzden gelinlik giymek istedim ve o gün alabildiğince eğlendim. Klipte sürekli dans ettim ve kanserle de dans ediyorum. O beni yenemez. Şu an iyiyim, doktor kontrollerim devam ediyor. Ama şu an gayet iyiyim.”
‘İSTEYEN TÜM KANSER HASTALARINA ÇEKİM YAPARIM’
Beste Acar’ın can dostu fotoğrafçı Fulya Tezer, bu hastalığın daha farklı bir yüzü olduğunu insanlara göstermek ve farklılık yaratmak istediklerini söyledi. Tezer, “Diğer kanser hastalarına da açık bir çağrıdır. Kanserle mücadele eden bütün kalplere, elimden gelen fotoğraf ve videoyla onlara çok güzel hatıralar bırakmak istiyoruz. Yaşadığım sürece kanser hastalarına fotoğraf ve video çekimi hediyem olacaktır” “dedi.

FOTOĞRAFLI