Bilindiği üzere 31 Mart yerel seçimlerinde Ankara, İstanbul, Mersin, Adana başta olmak üzere bir çok büyükşehir belediyesinde başkanlık iktidardan muhalefete geçti. Her ne kadar İstanbul için 31 Mart sonuçları iktidar tarafından kabullenilemeyip, sudan bahaneler ile seçimler yenilenmiş olsa dahi İstanbul’da yapılan ikinci seçimde de muhalefet hem de bu defa açık farkla başkanlığı kazanmıştı.

Yerel seçim öncesinde muhalefet belediyelerdeki israf ve yolsuzluk iddialarını devamlı olarak gündeme taşımış ve gündemde tutmuştu. Halk da bizzat gözlemlediği bu israf ve yolsuzluklar konusunda ikna olmuş olmalı ki bu kadar köklü bir değişikliğe gitti ve on yıllardır aynı siyasi görüş tarafından yönetilen bir çok belediye başkanlığını değiştirdi. Binlerce kiralık lüks makam aracından ithal ağaçlara, hep aynı firmalara fahiş fiyatlar ile verilen ihalelere kadar bir çok konuda muhalefet iddialarda bulunmuş ve eleştiri getirmişti.
AKP yöneticileri bile İstanbul’da İspark’ın nasıl zarar edebildiğine akıllarının ermediğini söylemişti.
Ankara’da ki çılgın yatırım ANKA Parkın kaça mal olduğu, bir fizibilite hesabının olup olmadığı, niye atıl kalıp işletilemediği, şehrin neden yerli ağaçlar ile değil de her biri 26.000 TL’ye varan fiyatları ile çok pahallı ithal ağaçlar ile yeşillendirildiği ve benzeri bir çok soruda muhalefet tarafından dillendirilmişti.
Geçtiğimiz günlerde Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Mansur Yavaş ilk yüz günlük icraatları hakkında bazı açıklamalarda bulunmuştu.
Bu açıklamalarda;

  • “Şeffaf belediyecilik” hedefi doğrultusunda Belediye Meclis toplantıları ve ihaleler vatandaşların da izleyebilmesi için canlı yayınlanmaya başlandığını açıklamış ve ASKİ’nin düzenlediği çelik boru ihalesinin de sosyal medyadan canlı olarak yayınlandığını ve bu yayını 400 bin kişinin takip ettiğini,
  • Belediyenin ihalelerinin bundan sonra yine belediyenin kendisi tarafından yapılarak israf yolsuzlukların önlenmesi yolunda adımlar atıldığını,
  • Belediyede tasarruf dönemi başlatılarak ilk etapta makam araçları dahil belediye araçlarının sayısının düşürülmesine başlandığını,
    -Ankaralıların zaman zaman şikayetlerinin arttığı özel halk otobüsleri ile ilgili adımlar atılarak, vergi gelirlerinde kaçak olmaması için diğer ulaşım araçlarında kullanılan Ankara Kart uygulamasına geçildiğini söylemişti.
    Sayın Mansur Yavaş aynı açıklamasında Ankara’da ilk yüz gün içinde 136 milyon TL bütçe fazlası verdiklerini belirterek uygulamaya koydukları israf ve yolsuzlukla mücadele politikalarının ilk olumlu sonuçlarını aldıklarını da belirtmişti.
    Aynı şekilde İstanbul Büyükşehir Belediye başkanı Ekrem İmamoğlu’da israf ve yolsuzluklar ile mücadele stratejisi çerçevesinde belediye tarafından kiralanmış yüzlerce ihtiyaç fazlası aracı Yenikapı’da sergileyerek bundan böyle bu tip israf kalemlerine müsaade ve müsamaha gösterilmeyeceğini ifade etmişti.
    İstanbul, Ankara ve benzeri dev metropollerin iyi yönetilmesi buralarda israf ve yolsuzluğun önlenmesi vergi veren halkın vergilerinin doğru ve verimli bir şekilde hizmet üretmekte kullanılması çok ama çok önemlidir.
    Partizanlığın yerini liyakat ve ehliyetin alması, doğru niteliğe sahip ve doğru sayıdaki işgücü ile belediye hizmetlerinin görülmesi hem şehirde yaşayanların yaşam kalitesini arttıracaktır ve hem de yaşamını ucuzlatacaktır.
    Yerel yönetimlerde israf ve yolsuzluğun önlenmesi, şaşaa ve debdebe yerine mütevazilik ve iktisadilik gibi Türk toplumunda her zaman övgüye mazhar olan davranış biçimlerinin tüm yönetim kademelerine yayılması muhakkaktır ki tüm milletimizin hayrına olacaktır.
    İnsanlar verdikleri vergiler sonucunda yeterince ve kaliteli hizmetler alacaklarını düşünürlerse, halkın ödediği vergiler ile maaş alıp hizmet gören seçilmişlerin bu vergileri sorumluca ve bihakkın kullandığına kanaat getirirlerse elbette ki vergi ödemekten kaçınmayacaklar ve ödedikleri vergileri de helal edeceklerdir.
    Devlet, şirket ya da belediye hiç fark etmez ekonomik kaynakların rasyonel ve verimli kullanılması tüm üretim birimleri için çok ama çok önemli, asla vazgeçilemeyecek bir husustur, başarının anahtarı burada gizlidir. Belediyeler sudan, ekmeğe itfaiye hizmetinden yola kadar kent halkına dokunan bir çok mal ve hizmet kalemini üretmektedir, bu üretim esnasında kaynakları verimli kullanmak, israftan uzak durmak ve yolsuzluğun bir kara delik gibi kaynakları yutmasını engellemek belediye yönetiminin en önde gelen görevi olmalıdır.
    Türkiye’nin Başkenti Ankara’da Sayın Mansur Yavaş’ın ve Türkiye’nin en büyük kenti İstanbul’da sayın Ekrem İmamoğlu’nun sürdürdüğü “şeffaflık” ve “israf ile mücadele” politikalarının tüm kentlerde ve merkezi yönetimde de aynı hassasiyet ile uygulanmasını beklemek de Türk milletinin hakkıdır diye düşünüyorum.

Facebook Comments

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz