“Büyük ve Asil Türk Milleti, Ordularımız 9 Eylül sabahı İzmir’imizi ve yine 9 Eylül akşamı Bursa’mızı kurtardılar. Akdeniz, askerlerimizin zafer ezgileriyle dalgalanıyor.

Asya İmpartorluğuna yeltenen küstah bir düşmanın ,muharebe meydanlarına gelmek cesaretinde bulunan ordu komutanlarıyla kumanda heyetleri ,günlerden beri TBMM Hükümeti’nin esiri bulunuyorlar.

Düşmanın başkumandan tayin ettiği General (Trikopis) birçok gece ve gündüz umutsuzca muharebatı ve kurtuluşu tecrübe ettikten sonra nihayet mahiyetindeki Generaller ve Erkânı harbiyeleri ve kumanda ettiği ordunun elinde kalabilenleriyle arzı teslimiyet eyledi. Eğer Yunan kralı da bugün esirler meyanında bulunmuyorsa bu taç sahiplerinin şiarı, esasen yalnız milletlerinin safalarına iştirak etmek olduğundan ve muhabere meydanlarının felaketli günlerinde onların saraylarından başka bir şey düşünmemek tabiatlarındandır.

Garp fabrikalarının çelik zırhları ile kaplanan muazzam Yunan orduları artık Anadolu dağlarında zabitleri tarafından terk edilmiş zavallı sürüler, cinayetlerinden dehşete düşerek kudurmuş kitleler ve ağaç diplerinde kalmış dermansız yaralılardan ibaret kaldı. Düşman ordularının savaş malzemelerinin üçte ikisi topraklarımızdadır. Düşmanın esirlerden başka insan kaybının yüzbinden ne kadar fazla olduğunu tayin etmek zordur. Resmi yetkiyle müjdelerim ki bizim insan kaybımız dörtte üçü hafif yaralı olmak üzere on bin nüfüsa ulaşmaktadır.

Büyük Türk Milleti, Ordularımızın kabiliyeti ve kudreti düşmanlarımıza dehşet, dostlarımıza emniyet verecek bir yetinlik ile tezahür etti. Millet orduları 14 gün zarfında büyük bir düşman ordusunu imha ettiler. Dörtyüz kilometrelik fasılasız bir takip yaptılar. Anadolu’daki bütün istilacıları kovarak istila edilmiş torraklarımızı geri aldılar. Büyük zafer, münhasıran senin eserindir. Çünkü İzmir’imizi siyasi çıkarlarla düşmana teslim etmek isteyenlerle milletimizin hiçbir ilgisi yoktu. Bursa’mızı istila eden Yunan kuvvetleriyse ancak aymazlarla işbirliği ederek başarılı olmuşlardı.Vatanın kurtuluşu, milletin karar ve iradesiyle kendi kaderi üzerinde kayıtsız şartsız hakim olduğu zaman başlamış ve ancak milletin vicdanından doğan ordularla olumlu ve kati neticelere ermiştir.
Büyük ve soylu Türk Milleti, Anadolu’nun kurtuluş zaferini tebrik ederken sana İzmir’den, Bursa’dan, Akdeniz ufuklarından ordularının selamını da taktim ediyorum”
Türkiye Büyük Millet Meclisi Reisi Başkumandan Mustafa Kemal 13.9.1922

FACEBOOK YORUMLARI