BAŞKENTTE KÜLTÜR VE TARİH ÇALIŞTAYI

0
57
- Reklam -

Kültür-Sanat Muhabirleri Derneği tarafından ikincisi düzenlenen “Anadolu Tarihi ve Kültürel Değerlerini Anlama Çalıştayı” Ankara Ticaret Odası (ATO)’nın ev sahipliğinde gerçekleştirildi.

Esma ALTIN/ANKARA

İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü tarafından desteklenen ve Kültür- Sanat Muhabirleri Derneğince düzenlenen “Anadolu Tarihi ve Kültürel Değerlerini Anlama Çalıştayı” nın ikincisi gerçekleştirildi. Yıldırım Beyazıt Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Oğuzhan Aydın moderatörlüğünde gerçekleştirilen çalıştaya; Ankara Kent Konseyi (AKK) Başkanı Halil İbrahim Yılmaz, Başkent Ankara Meclisi Başkan Yardımcısı Sanem Arıkan, Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB) Kültür ve Tabiat Varlıkları Daire Başkanı Bekir Ödemiş ve 21. Dönem Ankara Milletvekili AKK Kale Meclisi Sözcüsü Şevket Bülent Yahnici konuşmacı olarak yer aldı. Pandemi koşullarına uygun olarak gerçekleştirilen çalıştayda, konuşmacılara ayrı ayrı plaketleri takdim edildi.

- Reklam -

‘TARİH VE MEDENİYET ŞEHRİ’

Kültür- Sanat Muhabirleri Derneği Başkanı İbrahim Gökdemir, çalıştay ile ilgili görüşlerini aktardı. Çalıştay başlamadan önce kısa bir konuşma yapan Gökdemir bu etkinlikte samimiyetle yanında olduklarını belirttiği İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya ve ATO Başkanı Gürsel Baran’a teşekkürlerini sundu. Ankara’nın bir tarih ve medeniyet şehri olduğunu vurgulayan Gökdemir sözlerine şöyle devam etti; “Anadolu topraklarında bulunan geniş tarih ve kültür yelpazesinin gelecek nesillere aktarılmasında bu yaptığımız çalışmalarla önemli bir ivme kazandığımıza inanıyoruz. 2021 yılının Nisan ayı itibari ile Diyarbakır, Hatay, Nevşehir, Aydın ve Trabzon illerimizde yeni yerler keşfetmek, Anadolu topraklarında var olan tarih ve kültürel değerleri kamuoyuna aktarmak üzere yine yollara düşeceğiz. Bu çalışmalarımızın yanı sıra 5 bin yıldır kesintisiz yaşamın olduğu tarih ve medeniyet şehri başkent Ankara’da İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü destekleri ile iki yıldır Anadolu Tarihi ve Kültürel Değerlerini Anlama Çalıştayı düzenlemekteyiz. Yaptığımız her etkinlikte içerisinde yaşadığımız başkentimiz Ankara’ya ayrıcalıklar tanımaktayız. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın destekleri ile geçen sene tam da bugün gerçekleştirdiğimiz medya, kültür, sanat ve turizm buluşmaları 40 vilayetimizden 100’ü aşkın kültür-sanat muhabirlerimizin katılımıyla Ankara’da startını vermiştik. Bu programımızda gazetecilik mesleği gereği Ankara’ya defalarca gelmiş olmasına rağmen Ankara’ya sadece bir başkent gözü ile bakan meslektaşlarımıza Ankara’nın bir başka yüzünü tanıtma fırsatı bulduk. Siyasetten, bürokrasiden uzak tarih ve kültür şehri Ankara’yı tanıttık. Ankara Kalesi, Roma hamamı, birinci ve ikinci Meclis, Beypazarı ziyaretleri yaparak başkent Ankara’nın tanınmayan yüzünü anlattık. Yakın zamanda 81 vilayetimizden kültür sanatla iştigal yazar ve gazetecinin bulunduğu 300 kişilik, daha büyük bir dev organizasyonla başka bir Ankara’yı tanıtmak için kolları sıvamış bulunmaktayız.”

AK Parti Ankara Milletvekili Arife Polat Düzgün, son 18 yılda başkent Ankara için kültür, sanat anlamında yaptıkları çalışmaları anlattı. Düzgün: “Son 18 yılda başkentimize kültür, sanat ve turizm özelinde 870 milyon TL yatırım yapılmıştır ve bunun 184 milyon TL’si 119 tane kültür varlığının restorasyonu için ayrılmıştır. Opera Binası’nın restorasyonu, Kurtuluş Savaşı Müzesi’nin onarımı, Anadolu Medeniyetler Müzesi gibi Ankara’mızı, değerli Cumhuriyetimizi temsil eden, bizim için çok önemli olan bu kültürel varlıkların restorasyonu yapılmıştır. Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası Binası açıldı.” dedi.

‘ANKARA’YI ANLAMAK ANADOLU’YU ANLAMAKTIR’

AKK Başkanı Halil İbrahim Yılmaz Ankara’nın Anadolu tarihi açısından bir hazine olduğunu ifade ederek şunları söyledi; “Ankara’yı anlamak Anadolu’yu anlamaktır. Milli mücadelenin karargahı. Ankara Romalılardan Osmanlı’ya pek çok medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Anadolu’daki yerleşim hayatı ile neredeyse eş değerde gücü olan bir kenttir Ankara. Mustafa Kemal Atatürk’ün bu kenti başkent olarak tercih etmesinin nedeni de yine bu kentin tarihinden kaynaklanmaktadır.”

Ankaralı olmanın sadece orada doğmak ve büyümek ile alakalı olmadığına vurgu yapan Yılmaz şunlara dikkat çekti; “Ankara’da yaşamak bu kente karşı bir aidiyet duygusu hissetme ile alakalıdır. Ankara hepimizin. Bir ülkenin başkenti o milletin evidir. Bu kent doğal kaynaklarıyla, tarihiyle tüm değerleriyle beraber bütün olarak düşünülmelidir. Bu anlamda bu çalıştay aslında geçmişimizi anlayıp geleceğimize vizyon koyma çalıştayıdır. Yaşayabilmek için gelecek yüzyıl neler yapmalıyız bunları anlamaya çalışmalıyız. Ankara Anadolu’nun ortak değerlerinin simgeleştiği bir kenttir.”

Kentleşme sürecine değinen Yılmaz şunları aktardı; “Kentleşme süreci ile alakalı olarak bizim kendi kültürümüze, kendi değerlerimize göre bir süreç yönetmemiz gerekiyor. Bu kentte kendi kültürüne göre bir şehirleşme, kendi kültürüne göre bir kalkınmayı konuşmak zorundayız. Kent kültürü üzerinden doğru tanımlama yaptığımız zaman istihdam sorunumuzu da çözeriz. Kent aidiyetinin olduğu bir yerde açlık yoktur. Örneğin; önümüzde Sakarya Meydan Muharebesi’nin 100. Yıl dönümü var. Bunun için Türkiye’nin dört bir yanından bütün çocuklar eylül ayından Ankara’ya getirilip bu muharebenin yapıldığı yeri görmeleri gerekiyor. Bizim buna ihtiyacımız var.”

‘SANATÇIYI YAŞAT, MİLLET YAŞASIN’

Kültürel değerlerimize sahip çıktığımız sürece tam anlamıyla bir millet olabileceğimizi belirten Başkent Ankara Meclisi Başkan Yardımcısı Sanem Arıkan şunları dile getirdi; “Kültür-Sanat Muhabirleri Derneği’ne, bu projede emeği geçen bakanlıklarımıza, her projemizi destekleyen ATO Başkanımıza çok teşekkür ederim. Kültür- sanat muhabirleri bizim için çok önemlisiniz. Çünkü siz bu ülkenin askerlerisiniz. Millet olarak kalabilmemiz için değerlerimize ve kültürümüze sahip çıkmamız gerekiyor. Kültür bu konuda çok önemli. İşte bizi bu vatanın askeri yapan bu kültürün taşıyıcısı olmamız. Kültürümüzü, sanat eserlerimizi, geleceğimizi bizden sonraki nesillere doğru bir şekilde aktaramazsak yok oluruz. Onlara aktarmak için de biz çalışacağız, siz kültür-sanat muhabirleri olarak da bunları milletimize aktaracaksınız. Kültürümüzü yaşatmak için gerçekten destek bekliyoruz. Ben kendimi kültüre ve sanata adadım.”

Ankara’yı ve kültürel değerlerini korumanın  geleceğimizi de korumak olduğunu vurgulayan Arıkan şu ifadeleri kullandı; “Ankara sadece bu ülkenin başkenti değil. Ankara, dil, din, ırk, kültür vadisi. Biz Ankara’yı korursak bütün dünyada bize bağlanmış herkesi, geleceğimizi korumuş olacağız. Anadolu çok önemli. Siyasette de, her şeyde , kültürde de önemli. Bu nedenle Anadolu’daki kültürel değerlerimizi korumalıyız. Nereye baksak bir sanat eseri var. O sanat eseri ile bu vatanın geçmişini, tarihini, duygularını, yaşadıklarını her şeyi görebiliyoruz. Örneğin; Ankara’daki oyalara, işlemelere bakın. Ankara kadınlarının çok önemli bir yeri vardır. Ankara 1200-1300’lü yıllarda dünyanın en önemli ticaret merkeziymiş. Bunun sebebi Ankara’da tiftik keçisi ve sof dokumacılığın olmasıdır. Şu an sof dokumacılığı ile ilgili yeni çalışmalar başlatacağız. Ayrıca birkaç kampanya da başlatacağız. Birincisi; geleneksel sanatlarda sanat eseri üreten sanatçıları yaşatmak. Atalarımız da ne demiş; insanı yaşat, devlet yaşasın. Biz de sanatçıyı yaşat, millet yaşasın diyoruz.

Geleneksel sanatçılara dikkat çeken Arıkan şunları söyledi; “Geleneksel el sanatçılarını korumamız lazım. Kültür Bakanlığı’na bağlı yaklaşık bin 335 geleneksel el sanatçımız var. Örneğin; Murat Ateş. Ankara’da yaşayan bir sanatçı ve bu sanatçımızın şu anda daha bir eşi yok. Kesme hat sanatı yapıyor ve o kadar değerli bir sanat ki Osmanlı’dan kalma ve başka bir temsilcisi yok. Bu nedenle sanatçılarımızı destekleyelim. Anadolu’daki kadınlar duygu ve düşüncelerini sanatlarına aktarmışlar.”

Sanat ve zanaat kavramlarını açıklayan ve farklılıklarını dile getiren Arıkan; “Sanat ve zanaat bazen birbiri ile karıştırılıyor. Sanat ve zanaat arasında bir fark var. İkisi de el ile yapılıyor, ikisini de sanatçı yapıyor ama sanat eserinde bir tane yaptığınız zaman o tektir. Başka bir benzeri olmuyor. Ama zanaatta yapılan bir şey devamında tekrar yapılabiliyor. Sanatçılar ve zanaatçılar bizim için aynı. Ankara’da çok kıymetli ama kaybolan sanatlar vardı. Örneğin; bakırcılık. Ankara’da çok özel bakır dövmeciliği sanatı vardı.  Ankara’daki bakır dövmeciliği diğer yörelere göre farklıdır. Daha az gösterişli ve süsleri incedir. Ankara bakırları bir zamanlar çok ünlüymüş. Çok kullanışlı olduğu için süsten çok, yararlı olmasına önem verilirmiş.” dedi. 

- Reklam -