Başkanların yetkisine tırpan

0
19

31 Mart 2019 tarihinde yapılan ve AKP’nin çok ağır bir hezimete uğradığı yerel seçimlerden kısa bir süre sonra Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 15 Mayıs 2019 tarihinde yayımlanan bir genelge ile belediyelerin iştiraki olduğu şirketlerde bulunan belediye tüzel kişiliğine ait temsilcilerinin değiştirilmesi yetkisinin belediye meclislerine verildiği duyurulmuştu.

Bu genelgenin yayınlanmasının ardından belediye başkanlarının şirket yönetimlerine atadığı kişilerin tescil yapılmamaya başlanmıştı.

Bu karar elbette iktidarın kaybettiği, muhalefete geçen belediyelerde belediye başkanlarının elini kolunu bağlama, iş ve atama yaptırmama operasyonuydu. Kısaca siyaseten uygulamaya konulan bir intikam operasyonu da denilebilir.

- Reklam -

Belediye başkanlıklar AKP’de iken hiç akıllarına gelmeyen bu cin fikir belediye başkanlıkları kaybedilince birden bire ortaya atılmıştı.

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na Mansur Yavaş’ın seçilmesinin ardından belediyenin yüzde 99.67 oranında hissedarı olduğu BELKO şirketine Kerim Yılmaz atanmıştı. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın genelgesini gerekçe gösteren Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü ise Kerim Yılmaz’ın ticaret sicilinde tescil ve ilanı işlemini yapmamıştı.

Bu durum üzerine Ankara Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlı 10. Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açmış ve Mahkeme, Kerim Yılmaz’ın tescil işleminin yapılmamasını yasaya aykırı bulmuştu.

Mahkemenin bu kararı üzerine de Kerim Yılmaz, BELKO Genel Müdürü olarak atanmıştı.

10. Asliye Ticaret Mahkeme’sinin verdiği bu karara itiraz edildi ve bunun üzerine dosya Danıştay’a geldi.

Danıştay’da son sözü söyleme makamı olan İdari Dava Daireleri Kurulu da, tüm belediyeleri ve belediye başkanlarını yakından ilgilendiren bir karar verdi, belediye başkanlarının yetkisini kısıtlayan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın genelgesinin iptali ve yürütmesinin durdurulması talebiyle açılan davada, genelgenin iptali ve yürütmesinin durdurulması talebinin reddine karar verdi. Bu kararın ardından belediye başkanları, belediye şirketlerinin yönetimine belediye meclislerinin onayı olmadan yönetici atayamayacaklar.

İşin açığı ülke genelinde bir tek adam yönetimi kuran, her türlü kararı ve atamayı tek bir kişinin imzasına bağlayan AKP iş belediye başkanlıklarının muhalefete geçmesine gelince tornistan edip başkanların bu yetkisini tırpanlıyor.

Özellikle meclis çoğunluğu ile belediye başkanlığının farklı partilerde olduğu Ankara ve İstanbul gibi Büyükşehirlerde bu kararın ciddi bir kaosa neden olacağı atamalarda liyakat değil sadakat arayan AKP iktidarının doğru, iş bilir ve liyakat ehli kişilerin belediye şirketlerinin yönetimine atanmasına engel olacakları aşikardır.

“Kartal İmam Hatip” sendromunun ve sen, ben, bizim oğlan birde hısım akraba olgusunun belediyelerde de yayılarak yeni Belediye Başkanlarının iş ve eylemlerini sabote edeceği beklenmelidir.

AKP iktidarı döneminde devlet yönetimine egemen olan bizden olan olmayan ayrımı belediyelere de yayılarak bir süre daha devam edecek gibi görünüyor.

Bunlar ve benzeri tedbirler yokuş aşağı yuvarlanan AKP iktidarının güç kaybetmesini engeller mi?

Elbette engellemez, hatta şöyle söyleyeyim bu gibi sabotaj operasyonları sonrasında belediye başkanlarının olası başarısızlık ve yetersizlikleri bile AKP sabotajı gerekçesi ile iktidara fatura edilir.

Diğer yandan Belediye Şirketleri çok büyük ölçüde belediyelerden aldıkları işler sayesinde çarklarını çevirebiliyorlar, demedi demeyin bu tip kaos yaratacak siyasi operasyonlar sonucunda bu şirketlerin belediyeler ile iş yapması aksarsa olan şirkete olur piyasa koşullarında rekabet etme yeteneği olmayan bir çok şirket, dükkanı kapatıp gitmek zorunda kalır!

Bu tip kaos yaratan siyasi operasyonları belediyelerin yardım toplama faaliyetleri sırasında da görmüştük. Yıllarca yasa dışı olarak tarikat ve cemaatlerin yardım toplamasına dahi karışmayan, THK’nın kurban derisi toplama imtiyazına bile şiddetle karşı çıkan AKP iktidarı iş belediyelerin salgın koşullarında yardım toplama, halka yardım etme çabalarına gelince küplere binmiş bankalarda toplanan yardım paralarına bile el koymuştu.

Muhalefete geçen belediyeler üzerindeki AKP operasyonları, anlaşılan AKP’nin iktidarı kaybedip, operasyon yapamaz hale gelmesine kadar devam edecek gibi görünüyor.

Liyakat ehli atamalar konusunda sabıkası fevkalade kötü olan AKP iktidarının belediyelere bu şekilde el atması elbette bu şehirlerde yaşam ve hizmet kalitesini de düşürecektir.

- Reklam -

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz