Gazetecilik, fedakarlık ve sorumluluk isteyen, zor şartlarda yapılan, toplumu bilgilendirme açısından önemli bir meslektir. Topluma doğru haber verme, objektif olma, onurlu, erdemli, adaletli ve vicdanlı bir mesleği icra eden gazeteciler, önemli bir görevi yerine getirmektedirler.

24 Temmuz’da Gazeteciler ve Basın Bayramı’nı buruk bir şekilde kutladık. Basın Bayramında pek çok siyaset adamı, sendikacılar ve belediye başkanları tarafından bildiriler yayınlandı.. Bildirilerde Basın Bayramı’nın önemine değinilerek, özellikle Türk basınındaki sansür ile ilgili konular bu bildiriler yer aldı.
Ben de CHP Denizli Milletvekili Kazım Arslan’a 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı ve basının içinde bulunduğu bugünkü durumu sordum
Soru: Basınımızın ayakta kalması için neler yapmalıyız?
Arslan: Gazeteciliğe dünya genelinde en çok engelin konduğu ülkelerden biriyiz. Yazdığını yayınlatamayan, yayınlattığında dava tehditleriyle karşılaşan, ek iş yapmadıkça geçimi zorlaşan gazetecilerimiz, hakikat ile hayalleri arasına sıkışıp kalmıştır. Gazetecilik mesleğinin idealleri, evrensel ilkeleri bugün siyasi baskı ve vergi tehditleri karşısında en zor günlerini geçiriyor. Darbe dönemlerinde dahi bu kadar sansüre, oto sansüre ve mesleki itibar kaybına uğramayan basınımız, sendikasızlaşmanın, tekelleşmenin kavşağında daha fazla dayanışmayla ayakta kalabilecektir.
Soru: Medya nasıl
bağımsız olabilir ?
Arslan: Yapılması gerekenler çok açıktır: Özgür basını yasama, yürütme ve yargıdan sonra, demokrasimizin dördüncü kuvveti haline getirmeliyiz. RTÜK’ü bir baskı ve sansür aracı olmaktan çıkarmalı, medyada tekelleşmeye son vermeliyiz. Medyanın bağımsızlığını sağlamak için, medya kuruluşu sahiplerinin başka ticari faaliyetlerde bulunmasını sınırlandırmalıyız.
Gazetelerin dağıtımının bütün medya sahiplerinin ortak olduğu bir şirket tarafından yapılmasını sağlanmalı, gazetelerin dağıtımının tekelleşmesine son verilmelidir. Medyada sendikalaşma yasayla zorunlu hale gelmeli, medya çalışanlarının özgürlükleri patronlarına karşı güvence altına alınmalıdır.
Soru: Yerel medya gerekli
desteği alabiliyor mu?
Arslan: Medya kuruluşlarını iktidar güdümüne sokmak için kamu kaynaklarının ödül, cezaların sopa olarak kullanılmasına son verilmelidir. Basın İlan Kurumu ve RTÜK yeniden yapılandırılmalı, her iki kurumda da gazeteci sendikalarının temsil edilmesini sağlanmalıdır. Televizyonlarda gösterilen zorunlu ilanların kamu spotu adı altında ücretsiz propaganda aracı olarak kullanılmasına son verilmelidir. Yerel medyanın özgür ve objektif bir biçimde yayın yapabilmesi için ekonomik sorunlarını çözecek, bağımsızlıklarını destekleyecek adımlar atılmalıdır.
Soru: Tutuklu gazetecilerle ilgili ne düşünüyorsunuz ?
Arslan: Tutuklu gazeteci ayıbı kanayan yaradır. Yazar, gazeteci ve medya çalışanlarının maruz bırakıldığı işten attırma, ambargo, hukuksuz yargılama, sansür ve hakaret davaları gibi uygulamaların önüne geçilmelidir. Basın mensuplarına karşı işlenen suçları kamu görevlilerine karşı işlenen suçlarda olduğu gibi ağır biçimde cezalandırılması sağlanmalıdır. Ayrıca Anadolu basını ve medyası çok zor şartlarda görevlerini yaptıkları için, onların da daha iyi ve verimli çalışabilmelerinin şartları mutlaka  sağlanmalı, yaşamalarına imkan tanınmalıdır.

FACEBOOK YORUMLARI