Bir süredir, kulaktan kulağa yayılan ama artık resmi rakamlara yansıyan batık ve sorunlu kredilerin bankacılık sisteminde yarattığı sıkıntı derinleşiyor.

Hal böyle olunca, bugün için sadece kamu bankalarına ait;. 22 milyar lirası tamamen ümit kesilmiş batık, geri ödemeleri düzenli yapılmadığı için en az 50, toplamda yaklaşık 72 milyar, özel bankalarla birlikte 330 milyar lirayı geçtiği iddia edilen sorunlu kredi alacaklılarına çözüm getiriliyor. Ancak çözümün maliyeti yine vatandaşa yüklenecek.

Bugün, yarın uygulanmaya sokulacak yeni sistem önümüzdeki yıllarda ekonominin ve özellikle kamu maliyesinin, sonuçta hepimizin başını çok ağrıtacak. Yeni sistemin işleyişini özetle anlatalım:
Bir süre önce, başta kamu bankaları olmak tüm bankacılık sektörüne konut ve otomobil gibi (sorunlu veya sorunsuz) ipotekli kredi alacaklarına karşılık “varlığa ve ipoteğe dayalı menkul kıymet kağıdı” (VİDMK) çıkarma imkanı getirilmişti. Sistem bu kağıtlar üzerinden çalışacak. Bankalar ilk başta sorunlu kredi alacaklarını bu kağıtlar üzerinden satışa çıkaracaklar.
Bunları kim alır derseniz, alıcı hazır: Türkiye Kalkınma Bankası (TKB). Yılladır aktif olarak ekonomide bir türlü yerini bulamayan TKB’ye, yine geçenlerde sırırsız fon kurma ve menkul kıymet alım satımı olmak üzere çok geniş yetkiler verilmişti.

TKB, bu yetki kapsamında, VİDMK kağıtlarını kamuya ait devlet içi borçlanma senedi, tahvil, bono gibi nakit değeri taşıyan kağıtlarla değiştirilebilme özelliğine sahip bir fonda toplayacak ve o da buradan satışa çıkaracak.

YÜK MB VE HAZİNE’DE

Buraya kadar bir işler normal görülse de önemli olan böyle kağıt alış verişinin nakte çevrilmesi. İşte bu noktada devreye Merkez Bankası (MB) ve Hazine girecek.
TKB, VİDMK’lara dayalı fonu bankalara takasla geri verilecek, bankalar da bunların nakte çevrilmesini MB’dan ya da Hazine’den isteyecek.
Böylece ilk başta kamu bankaları en az 50 milyar liralık sorunlu kredi alacaklarına karşı “sorunsuz, geri ödemesiz, taze para” bulacaklar ama MB ve Hazine de milyarca liralık VİDMK fonlarıyla baş başa kalacaklar.

GİDEN VATANDAŞIN PARASI

Sistemin diğer sonuçlarını daha da netleştirelim. Vatandaş açısından;
• Yeni sistemin sonu, sınırı yok. TKB, isterse bankaların elindeki her türlü sorunlu kredileri çeşitli fonlarla toplayabilecek. Sonra da “al gülüm ver gülüm” misali değişik fon adlarıyla para çevrilmesi için bankalar üzerinden MB’ye veya Hazine’ye gönderebilecek.
• MB ve Hazine de kendisine dolaylı yollara gelen yüz milyar liralarca VİDMK’ya dayalı benzeri fonları nakte çevirmek için kaynak arayışına girecek. Günlük nakit akışı yetmeyince tekrar borçlanmalar başlayacak, bildiğimiz faiz-borç sarmalı içinden daha da çıkılmaz hale gelecek. Örneğin, ilk aşamada 50 milyar lirayı nereden bulacaklar?
• Hazine ve MB demek, vatandaşın parası demek. Ödenen vergiler ve diğer gelirler, VİDMK fonları üzerinden banklara akacak. Tıpkı, köprü, hava alanı, şehir hastaneleri projelerinde verilen garantiler karşılığında aktığı gibi. Diğer deyişle batık ve sorunlu kredilerin bütün risklerini yine Hazine ve MB, dolaysıyla vatandaş üstlenecek.
• Eğer vatandaş kredi geri ödemesi yaparsa, bu para MB ve Hazine’ye ödenecek. Yani bu iki kuruluş vermedikleri kredinin alacaklısı olacaklar.

BANKALAR AÇISINDAN

• Bu sistemle özellikle kamu bankalarının, öz sermaye artırımı sıkıntısına girmeyecekleri, yurt içi ve dışı piyasalardan yüksek faizle para aramak zorunda kalmayacakları, ya da yönetimin, özellikle kamu bankalarına İşsizlik Fonu başta olmak üzere diğer kaynaklardan doğrudan doğruya kaynak aktarmaması öngörülüyor
• Bankalar artık bu tür batık ve sorunlu kredilere karşılığını için büyük tutarlarda karşılık ayırmayacaklar. Buradaki rahatlamayla bilânçolarda batık ve sorunlu kredileri tahsil edilmiş ve nakte çevrilmiş görülecekler.
• Bu yolla bankalarda paranın bollaşması, buna bağlı olarak kredi ve mevduat faizlerinin düşmesi hedefleniyor. MB ve Hazine bu parayı bulmak için yüksek faiz vermek zorunda kalırsa ne olacak? Kamu maliyesi yine tıkanacak.
• Bu arada faaliyet alanları yeniden düzenlenmekte olan Emlak Bankası’nın da şişmiş konutları ipotek yoluyla satın alarak bu tür kağıt oyunlarıyla inşaat sektörüne kaynak bulmak için devreye alınacağı da konuşuluyor.
Şunu hatırlatalım. Bu sistemin benzeri 11 yıl önce ABD’de uygulanmış, ipotekti konut borçlarına bağlı onlarca yeni türev kağıt çıkarılmış, bu kağıtlar elden ele dolaşırken konut satışlarının durması üzerine emlak (mortgage) krizi patlamıştı. Çok sayıda bankanın iflas ettiği o günlerde FED, 7 trilyon dolar basarak nakit para dağıtarak bankacılık sistemini ayakta tutmaya çalışmıştı. Bunun zararlarını faiz artırımlarıyla ve varlık alımlarıyla daha yeni aşıyor.
O günleri çağrıştıran bu sistemin, umarız, ilerideki yıllarda IMF gibi kuruluşların desteğine ihtiyaç duyulacak şekilde çıkmaza dönüşmez.

FACEBOOK YORUMLARI

SONSÖZ YORUMLARI

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen adınızı girin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.