Bankalar sınavda

0
138

Yeni ekonomi programında üzerinde dikkat çekici bir başlıkta bankacılık sektörüydü. Programa göre bankalar bir anlamda sınavdan geçeceklerdi. İşte bu sınav başladı. Bankaların güncel mali yapılarını tespit etmek içi sorular gönderiliyor, “gerçekçi” cevaplar isteniyor.

Şunu ilk başta belirtelim: medyada kaynağını açıklamadan sağlam belge göstermeden isim vererek bir banka veya bankalar hakkında yazı yazmak, bilgi yayımlamak yasalar uyarınca yasak. “Falanca banka zorda, filanca banka para ödeyemiyor, battı, batıyor” gibi yazılar, beyanlar büyük suç teşkil ediyor. Bu açıdan bankalar hakkında görüş ortaya koyarken bu yasal yasaklamalara biz de azami dikkat etmek zorundayız. Yoksa işin ucunda hapis cezası var.
Konumuza dönelim: Sınavı yapan Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK). Sınavın diğer adı stres testi. Yani bir kriz anında bir banka ani gelişmelere ne kadar dayanıklı? Örneğin; tüm müşterileri paralarını çekmeye kalktığında bunu karşılayabilir mi ya da batık kredilerini zamanında tahsil edebiliyor mu, gibi. BDDK, bankalardan ilk aşamada portföy yapılarını yani ellerindeki parasal araçları nerede, nasıl tutuyor, alacakları, verecekleri ne kadar, onu öğrenmeye çalışıyor. Sermaye yapıları, yeterlilikleri, nakit durumu da bu ilk sınavın diğer soruları.

İKMAL ÖĞRENCİLERİ GİBİ

Esas tehlike bu sınavda kalanlar. Eğer değerlendirmelerde yukarıda belirtilen ana başlıklar ve detaylarda sıkıntı varsa ikinci bir sınav başlıyor ki bu defa didik didik edilecekler. Bir anlamda okullardaki gibi ikmale kalmış sayılacaklar ve planlara göre ikmal alacaklar.
Aranan ne, duymak, görmek istenen ne hepsini bilmek veya kamuoyuna yansımasını beklemek zor ama geçen Temmuz ayında uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch’in not düşürümü ile birlikte yayınladığı rapora bakalım.

- Reklam -

Raporda, “Türk bankalarının çoklu risklerinin kredi profillerini tehdit etmeye devam ettiği, TL’nin değer kaybetmesi, yüksek faiz oranları ve yavaşlayan ekonomik büyümenin bankaların varlık kalitesi, performansı, fonlama ve likiditesi için ciddi riskler oluşturduğu” ifade edilmişti.
Çok şey anlatan bu cümlelerden sonra şimdi mali analiz, stres testi gibi uygulamalarla albenisi çok, karmaşık bilanço tabloları arasına gizlenen sektördeki tabiriyle “makyajlar” birer birer dökülecek. Bankacılık demek sırlar demek ama açıklamalara bakılırsa bu sorgulamalarla başta kur ve yüksek faizden hasar alanlara destek verilecekmiş.
Hazine ve Maliye Bakanı Albayrak, “bankacılık sektörümüze yönelik bu çalışma sonucuna göre gerekli görülürse mali yapıyı güçlendirecek kapsamlı bir politika setini devreye sokacağız” demişti.
Mesaj açık: sıkıntı yaşayan bankalara Hazine’den veya Merkez Bankası’ndan bir şekilde sermaye aktarımı yapılacak. Beyin jimnastiği yapalım: iş, el koymaya yani Tasarruf Mevduat Fonu’na devrine kadar gider mi? Bilinmez. 2001 ve öncesi süreçlerde 30’a yakın bankaya el koyulmuştu. Bazıları tamamen tasfiye edilmiş, bazıları da birleştirilerek ve mali yapıları güçlendirilerek satılmıştı. Bu operasyonlar Türkiye’ye milyarca dolara mal olmuştu, yüz binlerce de mağdur yaratmıştı. .
Bu kadar gürültü içinde tüm sektörlerde kırmızı alarm yaşanırken bankacılık sektörünün etkilenmemesi mümkün değil. Biz bunu yine yasal çerçevede hatırlatalım (varsa) sıkıntılar, zorluklar dedikodulara, söylentilere yol açmadan kitabına uygun olarak kamuoyu ile paylaşılsın ki 20 yıl öncesini tekrar yaşamayalım.

- Reklam -

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz