Yazımı ulu önder Atatürk’ün şahsi mal varlığını vasiyeti yoluyla CHP’ye bıraktığı İş Bankası hisselerinin Hazine’ye devredilmesi açıklamalarının ışığında okumanızı tavsiye ederim.

Önce ilgili yasaya bakalım. Bankacılık Yasa’sının 74. maddesi şöyle der:
“5187 sayılı Basın Kanununda belirtilen araçlarla ya da radyo, televizyon, video, internet, kablolu yayın veya elektronik bilgi iletişim araçları ve benzeri yayın araçlarından biri vasıtasıyla; bir bankanın itibarını kırabilecek veya şöhretine ya da servetine zarar verebilecek bir hususa kasten sebep olunamaz ya da bu yolla asılsız haber yayılamaz”.

Yasayı açarsak, medya yayın organları aracılığıyla veya üzerinden bir bankanın özellikle itibarına, şöhretine ve servetine zarar verebilecek bir konuya “bilerek” neden olunamaz. Bu madde ile itibar, güven müessesleri olarak tanımlanan bankaların koruma altına alınmasıdır.

Cezası bir yıldan üç yıla hapis ve bin günden 3 bin güne adli para cezası ve bundan dolayı maddi zarar oluşması halinde ceza altıda bir oranında artırılması.

Yasa maddesi özünde özellikle medyaya yönelikmiş gibi anlaşılıyor. Yani biz buradan kakıp “şu banka zorda, iflas ediyor, battı batıyor” gibi yazı yazsak veya bunu birine dayandırarak yine medya üzerinden yaysak cezası belli.

Peki, bu yasa maddesi siyasetçileri de bağlar mı? Çoğu hukukçulara göre bu suç herkesi bağlar, suçu işleyen o bankanın çalışanı, rakibi veya bankacılıkla ilgisi olmayan herhangi bir kişi olabilir.

Yani bir politikacı kalkıp, aynı şekilde bir banka hakkında iddialar ortaya koysa ve “sermaye yapısı şöyle değişecek, tüm veya bir bölüm hissesine devlet el koyacak, Hazine’ye devredilecek, şu veya bu yabancı yerli sermayeye satılacak” gibi açıklamalar yaparsa ve banka bundan zarar görürse,

Bu açıklamalar canlı yayınla TV’lerden, gazete manşetlerden duyurulursa;

Dahası bir banka hakkında açıklamalar yaptıktan sonra hisse değerleri hızla düşerse ve zarara uğrarsa, yasada dediği gibi servetine yani malvarlığına, sermayesine zarar veriliyorsa bunu yapan suçlu mu?

Hukukçulara göre kesinlikle suç işlenmiş sayılır ister asılsız haberle isterse kasten.
Bankacılıkta el koymalar, hisse yapısının değiştirilmesi gibi düzenlemeler gizli saklı yapılır. Geçmişte örneğin bir bankaya el koyulma sürecinde düğmeye basıldıktan sonra ilgili kurumlardan açıklama yapılır, genellikle Resmi Gazete’nin mükerrer sayısında ilan edilir, yorumlar, görüşler bunun üzerinden sürdürülürdü ama resmi duyurudan önce hiçbir şey yazılamaz, söylenemezdi.

Diyelim ki her şeye göze alıp bir banka hakkında açıklama yaptınız, yazdınız, söylediniz, bunlar üzerine müşterisi koşup parasını çekmeye başlarsa, bu “diğer bankalar da zorda” söylentilerle yaygınlaşırsa ortayı çıkan görüntüyü varın siz hayal edin.

Geçmişte benzeri bir durum yaşanmış, bir bankanın sahipleri özel uçaklarla yurt dışından bavullar dolusu para getirmiş ve müşterisini yatıştırmıştı.
Yorum sizin.

FACEBOOK YORUMLARI

SONSÖZ YORUMLARI

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen adınızı girin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.