Bakan Yanık, Hatay’da (2)

0
13
- Reklam -

BAKAN YANIK, SİVİL TOPLUM KURULUŞU TEMSİLCİLERİYLE BULUŞTU
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık, Antakya ilçesindeki otelde bu yıl 3’ncüsü düzenlenen sivil toplum buluşmaları toplantısı öncesi açıklamalar yaptı. Bakan Yanık, sivil toplum kuruluşlarını, sosyal hizmet uygulamalarında önemli paydaşlar olarak gördüklerini söyleyerek, “Sivil toplum kuruluşları aracılığıyla halkımızın istek ve taleplerine daha yakından bir projeksiyon tutuyor, ihtiyaçları daha net ve kısa yoldan görebiliyoruz. Böylelikle sosyal hizmet desteğine ihtiyaç duyan vatandaşlarımıza daha hızlı ulaşabiliyor ve gerekli müdahalelerde bulunabiliyoruz. Sivil toplum kuruluşları genel anlamda sorunları yerinde görüp çözmemize ışık tutan yol arkadaşlarımız oluyor. Biz de sivil toplum kuruluşlarını hem sosyal hizmet alanında verdiğimiz eğitimlerle destekliyoruz, hem de projelerinin hayata geçmesinde zaman zaman paydaş olarak katkı sunuyoruz. Böylelikle Bakanlığımız ve sivil toplumun istişare zeminini kuvvetlendiren, toplumsal barışa hizmet eden ve demokrasi iklimini koruyan önemli adımlar atıldığına inanıyoruz” dedi.
‘TÜRKİYE, İNSANLIK DERSİ VERMEKTEDİR’
Türk milletinin güzide bir millet olduğunu belirten Yanık, sözlerini şöyle sürdürdü: 
“Günümüzde evlerinden uzakta yaşamak zorunda kalan pek çok insanın tercih ettiği ilk durak Türkiye olmuştur. Şu an dünyada 26 milyon mülteci, 82 milyondan fazla yerinden edilmiş insan olduğu biliniyor. Küresel etkilerle yaşanan hızlı dönüşümler, savaş ve ekonomik krizlerle birleşince ulus devlet sınırları eski anlamını yitirmeye başladı. Gelinen noktada dünya çapında güvenli yaşam arayışları artmıştır. Bu durum bazen bir zorunluluk sonucudur bazen de daha iyisini arama yolculuğudur. Fakat değişmeyen husus, 21’inci yüzyılda ortaya çıkan yoğun nüfus hareketliliğidir. Öyle ki yaşanan gerçeklik, mülteci ya da göç krizi olarak adlandırılmaktadır. Özellikle belli coğrafyalardan insanlar akın akın bütün dünyaya dağılmaktadır. Çatışma ve zulüm sonucu her dakika neredeyse 20 kişinin evinden edildiği bir dünyada, iş birliği ve koordineli çalışma her zamankinden daha önemli, siz sivil toplum kuruluşlarıyla yapacağımız iş birliği ise çok daha kıymetlidir. Türkiye, 2011 yılı itibariye kitlesel olarak ülkemize giriş yapan Suriyeli sığınmacılara ev sahipliği yapmaktadır. Ülkemize sığınanlar arasında Afganlar, Iraklılar, İranlılar, Somalililer ile çatışma ve savaşlardan kaçan diğer ülke vatandaşları da bulunmaktadır. En önemlisi, ülkemize sığınmış bu insanların yüzde 70’inden fazlasını kadın ve çocuklar oluşturmaktadır. Nitekim savaş vb. zorlayıcı koşullardan en çok onlar etkilenmektedir. 3,7 milyonu Suriye’den olmak üzere toplamda 5 milyon sığınmacıya güvenli bir liman olan Türkiye, insan hakları standartlarını belirlediğini iddia eden ülkelere bu süreçte insanlık dersi vermektedir. Bizim hedefimiz; bize gelen, bize sığınan, bizimle yaşamaya devam eden herkese insan onuruna yakışan bir hayat sunmaktır.”
‘TÜRKİYE ELİNİ TAŞIN ALTINA KOYMUŞTUR’
Bakan Yanık, “Türkiye, göç akınlarının başladığı günlerden itibaren, tamamen insani sebeplerle, özellikle eğitim, sağlık gibi konularda kendi vatandaşlarına sağladığı imkanları, sığınmacılara da sunabilmek için elini taşın altına koymuştur. Bu çabalarımızın uluslararası toplum tarafından da desteklenmesi yönündeki çağrılarımızın neticesi olarak, Avrupa Birliği ile ülkemiz arasında, Türkiye’deki Mülteciler için AB Mali Yardım Aracı anlaşmaları imzalanmıştır.Bu anlaşmalar kapsamındaki nakdi yardım bağlamında Sosyal Yardımlar Genel Müdürlüğümüz, 3 önemli proje yürütmektedir: İlk projemiz; sığınmacıların gıda, yakıt, kira gibi temel ihtiyaçlarının, aylık nakit desteği ile karşılanmasını sağlayan, AB tarafından fonlanan en yüksek bütçeli insani yardım projesi olan Acil Sosyal Güvenlik Ağı’dır. Bu proje kapsamında, her ay Kızılaykart ile ihtiyaç sahiplerine düzenli nakit akışı sağlıyoruz” diye konuştu.
‘ÇOCUĞA YAPILAN YATIRIM GELECEĞE YAPILAN YATIRIMDIR’
2016 yılından bu yana, bakanlığın, Kızılay ve Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Dernekleri Federasyonu iş birliğinde sürdürdüğü çalışma ile Türkiye’de yaşayan 1,8 milyondan fazla sığınmacının temel ihtiyaçlarını karşıladıklarını belirten Yanık, “Türk çocukları için 2003 yılından bu yana uyguladığımız Şartlı Eğitim Yardımını, 2017 yılında Bakanlığımız, Millî Eğitim Bakanlığı, Kızılay ve UNICEF ortaklığında, Türkiye’de geçici ve uluslararası koruma altında yaşayan çocukları da kapsayacak şekilde genişlettik. Bu proje kapsamında, her 2 ayda bir, ana sınıfı ile 12. sınıf arasındaki öğrencilere, okullarına düzenli devam etmeleri koşuluyla yine Kızılaykart aracılığı ile maddi yardım yapmaktayız. Projeyle Eylül 2021 tarihli verilere göre, 706 bin 67 sığınmacı çocuk, en az bir kez Şartlı Eğitim Yardımı Projesinden yararlanmıştır. Eğitim hayatına sekte vurabilecek kültürel nedenleri bertaraf edebilmek için kız çocukları için ödeme miktarını, erkek çocuklarınınkinden; 9-12 sınıf arasındaki yardımları da daha küçük sınıflarınkinden biraz daha fazla tutmaya özen gösteriyoruz. Kayıp bir kuşağın önlenmesi için elzem olarak gördüğümüz bu projenin, 2022 sonrasında da fonlanmaya devam etmesi için sadece sığınmacılar için değil, tüm dünyanın geleceği için büyük önem arz etmektedir. Çocuğa yapılan yatırım geleceğe yapılan yatırımdır” ifadelerini kullandı.
‘ÖNCÜ BİR TÜRKİYE İÇİN HEP BİRLİKTE ÇALIŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ’
Yanık, konuşmasının sonunda ise, şunları söyledi:
“Güçlü bir gelecek, öncü bir Türkiye için hep birlikte çalışmaya devam edeceğiz. İnsanların refahı ve mutluluğu adına sunduğumuz bütün hizmetlerin yeryüzünde iyiliğin çoğalması ve insani değerlerin güçlenmesine katkı sunması adına birer ilham kaynağına dönüşmesini diliyorum. Bu duygularla hepinizi gönülden selamlıyor, hepinize hoş geldiniz diyorum. Bu toplantıların sadece bakanlık çalışmalarını şekillendirmek için değil bir ortak tutum belirlemek, bu milletin merhametini, mazluma uzattığı eli göstermek açısından da önemli olduğunu bir kez daha ifade etmek istiyorum.”
FOTOĞRAFLI

- Reklam -