Haftaya çok önemli makro ekonomik verilerle başlıyoruz. İlk başta 2018 yılı son çeyreği ile yıl geneline ait gayrisafi milli hasıla yani büyüme rakamları gelecek.

Yıl genelinin ötesinde en çok konuşacağız konu son çeyrekteki veriler olacak. Tahminler karışık ama yüzde 2’nin üzerine çıkan yok. Daha karamsar yorumcular eksi büyümeyi dillendiriyorlar.
Bu konuda haklı olabilirler. Bu dönemde kamu harcamaları hariç, büyümeyi etkileyen tüm sektörlerde veriler aşağıya doğru gitti. Özellikle sanayi, tarım, inşaat sektörlerinde aylık gelişmeler sıfırın altında indi, yüksek faizler, konkordatolar, iflaslar, zamlar yaşandı, üretimin yanı sıra tüketim de geriledi.
Dahası enflasyon, yüzde 25’lerden yüzde 20’nin biraz altına indi hem de enflasyonun baş sorumlusu olarak gösterilen döviz kurlarının stabil yani neredeyse aynı paritelerde seyretmesine rağmen.
Bu büyüme rakamları belki de 17 yıllık AKP iktidarlarının en kötü verileri olarak kayıtlara geçecek. Ve ne yazık ki buna yine 2018 yılı issizlik oranları da eklenecek.
En son geçen Kasım ayı itibarıyla 4 milyona yakın kayıtlı issiz rakamına ulaşmıştık. Geçen yılın son verileriyle işsiz sayısının da yine rekor düzeylere ulaşabileceğini söylemek mümkün.
Ekonomideki gidişatın diğer göstergesi olarak; bu kadar çok yapılandırma fırsatlarına rağmen geçen 1 Mart itibarıyla son bir yılda tasfiye edilecek kredi kartları toplamı bir milyar lira artarak 8.6, tüketici kredileri de 2.72 milyar lira artışla toplamda 13.5 milyar liraya ulaşması dikkat çekici.
Tüm bunları geçen Ağustos ayındaki döviz saldırına bağlamak tam gerçekçi olamaz. Bu gelişme olmasaydı başka bir yerden bugün yaşadığımız tablo ortaya çıkacaktı. Nedeni, enflasyonu küçümsedik, kurlardaki ani oynamaları önemsemedik, önlem almakta geç kaldık.
Şimdi önümüzdeki aylara bakalım. Ekonomi yönetimi seçimlerden sonra vergi, finans ve finans dışı sektörlerde ciddi yapılandırmalar vaat ediyor ama daha sıcağı sıcağına ABD ile yatırım sürecine gidebilecek S-400 füze konusu var. Bu haftanın en önemli konusu olmaya aday çünkü yine işin ucunda yaptırım tehditleri var. Bu da piyasalarında dalgalanmaların habercisi.
Sonuçta, zor bir hafta daha bizi bekliyor. Hızla küçüldük, işsiz sayımız arttı, dış tehditler yine ekonomi üzerindeki kırılganlığı tahrik ediyor. Bunları tersine çevirmek, rakamları yukarı doğru döndürmek bayağı zaman alacak.
MB REZERVLERİ
Geçen hafta içinde bazı haberlerde Merkez Bankası’nın (MB) brüt rezervlerinin yeniden 100 milyar doların üzerine çıktığı haberleri yayımlandı. Verilere göre, döviz yıl sonu itibarıyla 7.11 milyar dolar, altın rezervleri de bir milyar artarak toplamda 100 miyar 65 milyon dolara ulaşmış.
Ancak 1 Mart 2019 itibarıyla son bir yıla baktığımızda, toplam rezervler, dövizde 14,3, altında da 10,2 milyar dolar azalmış. Şunu da ekleyelim, geçen yılın 1 Mart–28 Aralık döneminde MB rezervleri 22,4 milyar dolar gerilemiş. Son iki ayda bunun sadece 8.13 milyar dolarını geri koyabilmişiz. Daha geride 14.27 milyar dolar açık var ki bu da yerine koyabilirsek MB’nin rezervleri artmış diyebilelim.

FACEBOOK YORUMLARI

1 Yorum

SONSÖZ YORUMLARI

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen adınızı girin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.