Ana Sayfa Güncel Haberler Ayçiçek Ekim Alanını 2 Katına Çıkartmalıyız

Ayçiçek Ekim Alanını 2 Katına Çıkartmalıyız

-

Ülkemizin petrolden sonra en çok dışarıyı bağımlı olduğu 10 kalem arasında yer alan ayçiçek hammaddesi konusunda TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu’ndan çözüm önerisi geldi. Hisarcıkoğlu, “Tarım alanlarını 2 katına çıkartmalıyız” dedi.

Ülkemiz ne yazık ki birçok sektörde olduğu gibi ayçiçeğin hammaddesi konusunda da dışa bağımlı durumda. Bu sektörde dışa bağımlılığın sonlandırılması durumunda ise 15, 6 milyar dolar ülkemizde kalacak.

Bitkisel Yağ Sanayicileri Derneği 39’uncu Olağan Genel Kurulu’nda konuşan Yönetim Kurulu Başkanı Tahir Büyükhelvacıgil,  Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ve Ticaret Bakan Yardımcısı Sezai Uçarmak sektörün sıkıntılarını ve çözüm yollarını ifade ettiler.

Bitkisel Yağ Sanayicileri Derneği (BYSD) Yönetim Kurulu Başkanı Tahir Büyükhelvacıgil, ayçiçeğindeki hammadde yetersizliği nedeniyle sektörün dışa bağımlı hale geldiğine dikkat çekti. Büyükhelvacıgil, bu durumdan kurtulmak için çiftçiye gerekli prim desteği ve teşviklerin verilmesinin yanı sıra yerli üretim artışı ve yılda 2,5-3 milyon ton ayçiçeği üretimi gerçekleştirilmesi gerektiğini ifade etti.

Büyükhelvacıgil, “Buğdayda olduğu gibi yağlı tohumlar da stratejik ürün kapsamına alınmalıdır.Ayçiçeği üretim programı da yeniden gözden geçirilmelidir.Desteklerin artırılması, sanayicinin sözleşmeli üretime daha çok ilgi duymasını sağlayacaktır. 2030 yılına kadar bunu iyi yönetirsek 15,6 milyar dolar ülkemizde kalır” dedi.

EKİM ALANLARINI 2 KATINA ÇIKARMALIYIZ

Genel Kurul’un açılışında konuşan Ticaret Bakan Yardımcısı Sezai Uçarmak, Türkiye’de bitkisel yağ sektörünün dünyayla rekabet edebilecek bir güce sahip olduğunu belirterek, “Bitkisel yağ sektörü hammadde bakımından dışarıya bağlı, bunun önlemlerini almak gerekiyor. Bu üretim planlamasıyla olabileceği gibi bizim gerek dağıttığımız kota sisteminin uygulama zamanlarını ayarlayarak gerekse dâhilde işleme rejimini yerli üretimi destekleyecek şekilde ayrıntısını planlamak suretiyle sektöre destek vermemiz lazım.” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, tarımın stratejik bir sektör olduğunu, yağlı tohumların ise ayrı stratejik öneme sahip olduğunu ifade ederek, “En çok ithalata bağımlı sektörlerden biri bitkisel yağ sektörüdür. Her sene, milyarlarca doları, dışarıya kaptırıyoruz. Oysa bitkisel yağ sanayimiz, güçlü firmalara, önemli bir üretim kapasitesine ve modern teknolojiye sahip. Ama ülkemiz bitkisel sanayicisinin, hammaddeye ulaşma gibi, ciddi bir sorunu var. Hammadde ihtiyacının büyük kısmı, ithalatla karşılanıyor. Bu nedenle, yağlı tohum üretiminin artırılması, stratejik bir önem taşıyor.Bu kapsamda, ayçiçeği ekim alanını, 2‘ye katlamamız lazım. Zira,ayçiçek yağının yüzde 70’ini yurtdışından alıyoruz.Ayrıca, sözleşmeli tarımla ve uygun destekleme politikalarıyla, ayçiçeğini, çiftçiye yeniden sevdirmeliyiz. Diğer bir önemli sorun, tağşiş;hem üreticiyi, hem de tüketiciyi mağdur ediyor. Bu konuda sizlerin, bu dernek çatısı altında, büyük bir mücadele verdiğinizi biliyorum. Biz de TOBB olarak, sizlerin yanındayız. Hep birlikte, sektörümüzü daha iyi seviyelere getireceğimize inanıyorum. Genel Kurulunuzun hayırlara vesile olmasını diliyorum” şeklinde konuştu.

DIŞA BAĞIMLILIK ARTIYOR

BYSD Başkanı Tahir Büyükhelvacıgil ise,bu sene 44’üncü yılını kutlayan BYSD’nin 9 milyar dolarlık işlem hacmine sahip bitkisel yağ sektörünü temsil ettiğini söyledi. Sektörün genel durumunu değerlendiren Büyükhelvacıgil, tarım ve gıda sektörlerinin, tüm dünyada olduğu gibi, Türkiye için de en kritik sektörlerden biri olduğunu aktardı. Büyükhelvacıgil, “Türkiye, tarım ürünleri ticaretinde dünyada önemli ülkelerden biri konumundadır ve coğrafi konumu ile farklı iklimsel farklılıkları sayesinde birçok tarımsal ürünün yetiştirilmesine imkân veren bir avantaja sahiptir” dedi.

Türkiye’de üretilen yağlı tohum miktarının yaklaşık 2,5 milyon ton, yağlı tohumlar içerisindeki ayçiçeği tohumu üretiminin ise 1,3 milyon ton civarında olduğunu dile getiren Büyükhelvacıgil,

“Türkiye,ayçiçek yağının yüzde 70’ini yurtdışından tüketiyor. 2018 yılı ham yağ ithalatımız 937 milyon dolar olarak gerçekleşti. Yağlı tohum ithalatımız ise 3,5 milyon tona dayandı. Ne yazık ki, yağlı tohum ve türevleri ithalatı tarımsal ürün ithalatında ilk sırada yer alıyor. Bir diğer ifadeyle, petrol, makine ve demir –çelikten sonra yaptığımız en büyük 10 ödeme kalemi içinde bulunuyor. 2018 yılında rafine Ayçiçek yağı ihracatımız ise 405 bin ton civarında gerçekleştirildi. Pazar kaybının önüne geçilecek tedbirleri almalı ve pazar çeşitliliğimizi artırmak zorundayız. Ham yağ ithalatımızı ise 1 milyon tonun altına düşürmek durumundayız. Hammadde ihtiyacımızı karşılamak için ekim alanlarımızı 2 katına çıkarmalıyız” diye konuştu.

ÇÖZÜM ÖNERİLERİNDE BULUNULDU

“Dışa bağımlılıktan kurtulmak zorundayız” diyen Büyükhelvacıgil, bu kapsamda atılabilecek adımlara ilişkin önerilerini şöyle sıraladı:

“Tarım ve Orman Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı, BYSD, diğer sektör paydaşları ve akademisyenlerin bir araya geleceği, “Milli Yağ Bitkileri ve Bitkisel Yağ Piyasası Konseyi” kurulmasını öneriyoruz. Bu konsey ortak akıl oluşturacaktır. Konseyin ortaya koyacağı eylem planı da sektöre ışık tutacak ve güçlendirecektir. Konsey, yağlı tohumlu bitkilerin stratejik ürün ilan edilmesine ilişkin eylem planına da hedefler yönünden yol gösterici olacaktır. Konuyu ilgili Bakanlarımızla paylaştık ve bu konuda yol alacağımıza inanıyoruz.”

15,6 MİLYAR DOLAR ÜLKEDE KALACAK

“Çiftçimize ayçiçeğini yeniden sevdirmeliyiz. Bunun için çiftçiye destek verilmesi gerekiyor. Sözleşmeli tarımın en iyi uygulanabileceği alanlardan biri yağlı tohum üretimidir. Sözleşmeli tarımla destekleme politikalarının entegrasyonu üretim artışımızın ana kaynaklarından birini oluşturacaktır. Desteklerin artırılması sanayicinin sözleşmeli üretime daha çok ilgi duymasını sağlar. Böylece, 2030 yılına kadar bunu iyi yönetirsek 15,6 milyar dolar ülkemizde kalır.”

Sektörün karşılaştığı sorunlara da değinen Büyükhelvacıgil, ikili anlaşma gereği Bosna Hersek’ten ithal edilen sıfır gümrüklü ham ve rafine ayçiçeği yağı ithalatının sektörde fiyat dengesizliğine yol açtığını belirtti. Bu durumun sektörde haksız rekabete yol açtığını ve ayçiçeği tohum üretimini olumsuz etkilediğini belirten Büyükhelvacıgil, ithalatta uygulanan gümrük vergilerinin belirlenmesi sırasında Ticaret Bakanlığı ile iş birliği yapılmasının önemini vurguladı.

TAĞŞİŞ YASASI ÇIKMALI

Çevre Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nde atık yağlar ile ilgili de önemli düzenlemelerin yapıldığını kaydeden Büyükhelvacıgil, “Bütün dünyada genel bir uygulama olan “çevreyi kirleten öder” uygulaması, üreten öder şeklinde dönüştü. BYSD olarak bizler kamuoyunun dikkatini bu konuya çekmeyi başardık” şeklinde konuştu.

Tağşiş sorununun, sektörün en önemli sorunlarından biri olduğunu kaydeden Büyükhelvacıgil, “Bu konuda denetimler sıklaştırılmalı ve uygulanan cezalar caydırıcı olmalıdır. Yeni dönemde ‘Tağşiş Yasası’nın çıkması sektör olarak en önemli beklentimizdir. Tağşiş, düzgün üretim yapan sanayicimizin rekabet gücünü kırarken, tüketicinin de sağlığını olumsuz etkiliyor ve yanıltılmasına neden oluyor.Bu konuda BYSD’nin hukuki mücadelesi ile önemli bir adım atıldı. İlk defa Türk Ceza Kanunu’na göre karar alındı ve gıda güvenliği için emsal oluşturacak bir karara imza atıldı” dedi.

2018 yılında sektörün, ülkemizle birlikte zor bir yıl yaşadığını aktaran Büyükhelvacıgil, sözlerine şöyle devam etti:

“Bu sorunları aşmanın tek yolu sektörün desteklenmesi ve üretimdir. Hedefimiz;
daha güçlü bir şekilde el ele vererek yağlı tohum ihtiyacını ülke içinden karşılayan bir sektör olabilmektir. Bitkisel yağ sektörü olarak ülkemiz için var gücümüzle çalışmaya ve üretmeye devam edeceğiz.”

SONSÖZ YORUMLARI

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen adınızı girin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Mehmet Akgün
Mehmet Akgünhttps://sonsoz.com.tr
2016 yılında Kocaeli Üniversitesi Gazetecilik bölümünden mezun olup, Sonsöz Gazetesi'nde 2017 Mart ayından beri aktif gazetecilik yapmakta...

Bu Haberler Kaçmaz!

55 ilaç geri ödeme listesine alındı

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk: 2'si kanser olmak üzere 55 ilacı daha geri ödeme listesine aldık.