Avusturya’nın uyanık başbakanı

65

Avusturya’da seçimler yapılırken daha başta söylemiştim şu yakışıklı genç çocuk kazanırsa Türkiye’nin Önündeki en büyük engellerden birisi olacaktır diye. Burada sık sık televizyona çıkıp konuşmalar yapan insanlardan bir tanesi de bana hadi canım önyargılı olma genç vizyonu yeni, vs, dediler bana ama  yok öyle şey!

Bu şu anlama geliyor her genç dünyaya modern, global pencereden bakan mutluluk habercisi gibidir. Bakın bunu Türkiye’deki 90 kuşağı ile ilgili söyledik yazdık çizdik, ama  bu farklı bir durum.

Avrupa’da geleneksellik mevcut yıllarca sistem oturmuş burada böyle yeni jenerasyon çok farklı,  büyük değişikler gibi kelimelerin sözlükten çıkartılması gerekiyor. Burada yıllardır yaşayan Türkler de bunu göremiyor.  Gençlik demek bütün insanlara hoşgörüyle yaklaşmak demek değildir, özellikle Avrupa’da. Genç insan yeniliklere açık olabilir ancak aileden gelen bir geleneksel hayata ve toplumlara bakış açısı vardır. Ailenizin fikri mutlaka sizin alt yapınız oluştur. Özellikle gelenekselci ailelerde yetişen muhafazakâr çocuklar tıpkı Avusturya’nın muhafazakar genç başbakanı gibi yabancılara çok sempatiyle bakmazlar. Zaten seçimi de bu adam böyle kazandı. Mültecilere karşı olumsuz fikirlerini tekrarlayarak, mülteci dostu ilan ettiği Angela Merkel’i eleştirerek oy topladı. Böyle birisinden genç ve yakışıklı diye Kanada başbakanının karakterini beklemek yanlış olur. Zaten bir Avusturyalı ne kadar yabancı dostu olabilir ki?

Hem birçoğuna göre Almanya ne çektiyse,  bu Avusturya’lılardan çekti. Hitler’ de Avusturyalı’ydı ama Alman olarak tarihe geçti. Avusturya küçük bir ülke ve inanılmayacak kadar ırkçı barındıran bir yer. Birebir şahit olduğum pek çok olay var o yüzden krema tabakasında yaşayan Türkler, Avusturya’da şöyle bir bohem hayat var, sanat vs diye konuşmasınlar. Bir avuç sanat düş günü için Avusturyayı yanlış değerlendirmemek lazım. Almanya’nın gücüne toparlar ama belli etmezler. Şimdi tek fark bu yeni seçilen  31 yaşındaki Başbakan Sebastian Kurz, Almanya’ya yönünü döndü. En azından dürüst davranıyor, kompleks yapmadan hadi yakınlaşalım diyor. Bu muhafazakar başbakan Kurz, Almanya ile insani, ekonomik, siyasi ve kültürel olarak birleştiren birçok unsur bulunduğunu”  söyledi Bild gazetesine verdiği demeçte. Bu da yetmedi ticari ekonomik pek çok işbirliğinden söz etti yani oldukça büyük bir işbirliği hedefliyor. Almanya zaten buna şimdiye kadar ihtiyaç duysaydı belirtirdi. Almanya’ya ihtiyacı olan asıl Avusturya’dır. Genç Başbakan daha önce sert dille eleştirdiği Angela Merkel ile yakınlaşma derdine girdi. Hatta aramızda espri yaptık ana oğul diye. Tabi hep evlatlar hata yapar ya seçim öncesi Merkel hakkında ileri geri konuşan evlat şimdi yine Merkel’in kanatları altına girmeye çalışıyor tabi bunu böyle göstermiyor işbirliği diyor adına.

Merkel’in göçmen politikası ile ilgili yanlışlarını ve Avrupa’ya verdiği zararı dilinden düşürmeyerek bu seçimi kazanmıştı. Şimdi bu yakınlaşmanın altında acaba Merkel’le işbirliği yaparak, “göçmenlere kucak açmak, ya da onların durumunu iyileştirmek mi olabilir, yoksa tam tersine bütün Avrupa’daki göçmenlere karşı sert kararlar alınmasını sağlamaya çalışmak mı” ?

İkincisi size daha mantıklı gelmiyor mu? Korkarım hedefinde bu var ve Avrupa’nın patronu olan Almanya’yı, kendi safına çekmek istiyor destek almak istiyor tecrübesizliğini kurt politikacının tecrübeleriyle örtmek istiyor. Akıllıca bir yaklaşım. Avrupa’da Almanya’yı dünyada Amerika iki yanınıza çekerseniz sırtınız yere gelmez. Bunu görenler akıllıca politikalarla hem kendilerini kurtarıyor hem de az da olsa söz sahibi oluyor ağrısız sızısız. İhtiyacım yok diyenler için de sürekli bir kavga mücadele sadece kendileri değil, vatandaşları için de sürüyor.
Politikacı olmak zor Zenaat. Elinizdeki kartları iyi göreceksiniz iyi yorumlayacaksınız ve iyi oynayacaksınız. Yoksa hem siz yenilirrsiniz hem de arkanızda ki koca bir milleti yakarsınız.