Her ne iş yaparsa yapsın, hep en iyisini başaracağından, hep ileri gideceğinden, önüne çıkan zorluklarda asla pes etmeyeceğinden emin olduğunuz insanlar vardır. Bugün sizleri bu tanıma uyan başarılı bir hukukçu ve aynı zamanda üniversiteden beri dostum olan Avukat Mustafa Keskin ve rehber köpek Tabs ile tanıştıracağım.

Mustafa, Türkiye’de rehber köpeği olan 4 görme engelliden biri.

İş hayatına aktif olarak katılan, duruşmalarda müvekkillerini savunan, bisiklete binmek de dâhil olmak üzere düzenli spor yapan, tiyatroya, konserlere giden sosyal bir birey. Yakın zamana kadar İstanbul’da elinde beyaz bastonu ile tek başına yürürken kendisine pekala rastlayabilirdiniz. Son üç aydır ise Tabs isimli Golden Retriever cinsi, özel eğitimli bir köpek ile güçlerini birleştirmenin haklı mutluluğunu yaşayan; daha özgüvenli bir Mustafa var karşımızda.

Rehber köpek Tabs, İstanbul merkezli “Rehber Köpekler Derneği” tarafından yaklaşık 1,5 senelik ağır bir eğitimden geçirildikten sonra Mustafa ile eşleştirilmiş.

Esasında oldukça masraflı ve meşakkatli bir eğitim süreci, Rehber Köpekler Derneği ve sponsorları sayesinde Mustafa’ya hiçbir ekonomik yük olmadan tamamlanmış.

Bu söyleşide Mustafa bize Türkiye’de rehber köpeği olan sayılı görme engelliden biri olarak tecrübelerini aktaracak.

Aynı zamanda, görme engellilerin eşit erişilebilir bir fiziksel çevreye, ulaşım ve sosyal imkanlara sahip olması için Türkiye’de atılan ve halen atılması gerekli olan adımlardan, gelecekteki planlarından bahsedecek.

Değerli okuyucu, ben bu söyleşiden rehber köpeklerin alelade köpekler değil; ciddi bir eğitim sürecini tamamlamış sertifikalı köpekler olduğunu öğrendim. Rehber köpeklerin Avrupa Birliği’nde hastaneler de dâhil olmak üzere her türlü kamusal alana alınmalarına ilişkin özel bir yasa olduğunu; benzer bir yasanın Türkiye’de 2 senedir tasarı olarak beklediğini öğrendim.  Bu sebeple, rehber köpek sahiplerinin Türkiye’de toplu taşımayı kullanırken, kapalı alanlara girerken sıkıntı yaşayabildiklerini öğrendim. Bu konuda Mustafa’nın çalıştığı şirketin, çeşitli özel kuruluşların, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin, İstanbul adliyelerindeki sayın savcıların ve Türkiye Barolar Birliği’nin değerli adımlar attıklarını öğrendim.

Esasında Mustafa çok fazla bir şey istemiyor. Kendisine dünyayı daha erişilebilir kılan rehber köpek ile kamusal alanda var olma hakkını talep ediyor.

Bunu yaparken de nedenlerini ve nasıllarını her zamanki sakinliği ve kendinden eminliği ile tane tane ortaya koyuyor. Bana da lafı daha fazla uzatmadan, sözü Mustafa’ya bırakmak kalıyor. Keyifli okumalar.

Rehber köpek Tabs söyleşi esnasında Mustafa'nın yanından bir an olsun ayrılmıyor.
Rehber köpek Tabs söyleşi esnasında Mustafa’nın yanından bir an olsun ayrılmıyor.

İstersen en klasik soruyla başlayalım. Bize biraz kendinden bahseder misin?

Elbette. İsmim Mustafa Keskin. 26 yaşındayım. Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde lisansımı ve yüksek lisansımı tamamladım. İki yıldır özel bir şirkette hukuk müşavirliği yapıyorum. 11 yaşından beri görme engelliyim. İstanbul’a üniversite için 8 sene önce geldim. O zamandan beri İstanbul’da yaşıyorum. Son üç aydır da Tabs isimli bir rehber köpeğim var. İki yaşında Golden Retriever cinsi bir köpek. Bana sokakta, işte, toplu taşımalarda; kısacası gittiğim her yerde rehberlik ediyor.

Olağan bir mesai günün nasıl geçiyor?

Çalıştığım şirketin Türkiye geneline yayılmış çeşitli faaliyetleri ve bayileri var. Gün içinde farklı şehirlerdeki bayilerden gelen hukuki soruları yanıtlıyorum. Ayda 2 ya da 3 sefer duruşmaya çıkmam gerekiyor. 

İşlerimi yaparken görme engelliler için tasarlanmış ekran okuyucu programlarını kullanıyorum. Bu programdan hem bilgisayarımda, hem de telefonumda var. Ekran okuyucu programı elektronik ortamdaki her türlü yazıyı sese dönüştürüp bana okuyor. Günümüzde avukatlık ile ilgili işlerin büyük çoğunluğu bilgisayar üzerinden gerçekleştiği için mesleğimin gerektirdiği her işi yapabiliyorum.

Tabs geldiğinden beri hayatın değişti mi? Tabs’in olağan bir gününe etkisi ne oldu?

Değişmez olur mu, hem de nasıl değişti! 7 gün 24 saat yanımdan ayrılmayan, sabah uyandığım zaman sevinçten beni kuyruk sallayarak karşılayan bir canlı ile yaşıyorum artık. Birbirimize çabuk bağlandık. Sabah ben kahvaltı ederken Tabs mamasını yiyor. Hazırlanıp işe gitmek üzere evden çıkıyoruz. Metro durağı evden yaklaşık 500 metre uzaklıkta. Metro durağına kadar yürüyoruz. 7-8 durak sonra Gayrettepe’de iniyoruz. 100 metre yürüdükten sonra işyerine varıyoruz.

Tabs işyeri binasını tanıyor. Hiçbir sorun olmadan işyerini buluyor. Şirkete varınca o masamın altında dinlenirken ben öğlene kadar çalışıyorum. Eğer hava güzelse, öğlen arasında Tabs ile beraber dışarı çıkıyoruz. Bütün gün kapalı alanda kalmaktan sıkılıyor. Hava güzel değilse de şirketin altındaki spor salonuna gidiyoruz. Orada ona oyun oynatıyorum.

İş çıkışı yine birlikte spor salonuna iniyoruz. Ben sporumu yaparken Tabs etrafta dolaşıyor ve diğer çalışma arkadaşlarımla oynuyor. Sonra yine metro ile eve dönüp birlikte yemek yiyoruz. Bakımını yapıyorum ve Tabs ile bir günümüz daha böylece bitmiş oluyor.

Tabs ile metroya binerken ya da başka araçları kullanırken herhangi bir sıkıntı yaşadığın oluyor mu?

İstanbul’da toplu taşımayı sorun yaşamadan kullanabiliyoruz. Çünkü rehber köpeklerin toplu taşımaya alınması hakkında Büyükşehir Belediyesi’nin almış olduğu bir karar var. Bu duyarlılığı gösterdikleri için kendilerine çok teşekkür ediyorum. Toplumun çoğunluğu da bizi olumlu karşılıyor. Tabs’i görünce gülümsüyorlar.

Ancak şöyle bir durum var. Şu anda Türkiye’de sadece 4 rehber köpek var. Bu nedenle toplumda rehber köpekler hakkında fazla farkındalık yok. Zaman zaman az da olsa, başka yolculardan veya görevlilerden köpekle toplu taşımaya binemeyeceğime ilişkin tepkiler alıyorum.

Böyle bir durumda ne yapıyorsun?

Böyle bir durumda onlara Tabs’in sıradan bir köpek olmadığını, görme engellilere yardım etmek üzere eğitilmiş bir rehber köpek olduğunu açıklıyorum. Tabs sayesinde yolda özgürce, önüme bir engel çıkar mı, basamak var mı, bariyer var mı, diye kaygılanmadan yürüyebildiğimi anlatıyorum. Onları ikna etmeye çalışıyorum. Bugüne kadar, bu açıklamalarım sayesinde metrodan inmeme sebep olacak kadar büyük bir sıkıntı yaşamadık. Karşı çıkan görevli veya yolcularla konuştuktan sonra yolumuza devam edebildik.

Rehber Köpek Tabs ve Mustafa ile metrobüse binerken peronda bir görevli yanımıza yaklaşıyor. Bize hayvan ile metrobüse alınamayacağımızı söylüyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin kararı uyarınca rehber köpeklerin metrobüse alınabileceğini söylüyoruz. Görevli ikna olmuyor ve amirini arıyor. Amiri geçmemize izin veriyor. Ufak bir gerginlik haricinde yolculardan veya şoförden herhangi bir tepki ile karşılaşmıyoruz.
Rehber Köpek Tabs ve Mustafa ile metrobüse binerken peronda bir görevli yanımıza yaklaşıyor. Bize hayvan ile metrobüse alınamayacağımızı söylüyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin kararı uyarınca rehber köpeklerin metrobüse alınabileceğini söylüyoruz. Görevli ikna olmuyor ve amirini arıyor. Amiri geçmemize izin veriyor. Ufak bir gerginlik haricinde yolculardan veya şoförden herhangi bir tepki ile karşılaşmıyoruz.

Ayda 2-3 sefer duruşmaya çıktığından söz ettin. Tabs geldiğinden beri birlikte adliyeye girmek konusunda sıkıntı oldu mu?

İlk başlarda sıkıntı yaşadık çünkü adliyeye hayvanların alınmayacağına ilişkin genel bir kural var. Ama son zamanlarda beni sevindiren bir gelişme oldu. İstanbul’da Çağlayan, Bakırköy ve Anadolu adliyelerinde sayın savcılarımız,  avukatların rehber köpek eşliğinde  adliyeye girebileceğine yönelik bir karar verdiler. Dolaysısıyla artık Tabs ile birlikte serbestçe adliyelere girebileceğiz. Sayın savcılarımıza da duyarlılıkları için teşekkür ediyorum.

Bu kararın alınmasından sonra hiç duruşmaya çıktın mı Tabs ile?

Hayır, çıkmadım. Tabs ile ilk duruşma tecrübemiz bu hafta olacak. Heyecanlı ve mutluyum.

Biz söyleşimizi yaparken Tabs de masanın altında uslu uslu oturup kah bizi dinliyor, kah uyukluyor. Söyleşiyi yaptığımız kafenin işletmecileri rehber köpek Tabs' e karşı çok ilgililer. Su kabını eksik etmiyorlar. Hayvanseverlerin halinden hayvanseverlerin anlaması ne güzel.
Biz söyleşimizi yaparken Tabs de masanın altında uslu uslu oturup kah bizi dinliyor, kah uyukluyor. Söyleşiyi yaptığımız kafenin işletmecileri rehber köpek Tabs’ e karşı çok ilgililer. Su kabını eksik etmiyorlar. Hayvanseverlerin halinden hayvanseverlerin anlaması ne güzel.

Bize Tabs’ten ve tamamladığı rehber köpek eğitiminden bahseder misin? İnsanların Tabs’ten korkmaları için bir sebep var mı?

Önce ikinci soruna çok kısa bir cevap vererek başlayayım. Tabs’ten korkmayı gerektiren hiçbir sebep yok. Zaten rehber köpeklerin eğitim sürecinde en dikkat edilen hususlardan biri saldırgan olmamaları.

Hatta şöyle bir örnek verebilirim. Rehber köpeklerin uysallığı o kadar ileri boyutta ki, Tabs bir sokak köpeği kendisine saldırdığında bile hiçbir tepki vermiyor. Oturarak köpeklerin gitmesini bekliyor.

Çok uzun ve meşakkatli bir eğitim alıyorlar rehber köpekler bildiğim kadarıyla.

Evet, rehber köpek adayları eğitmenler tarafından 8 haftalıkken bazı özellikleri dikkate alınarak seçiliyorlar. İnsana yakın mı, çabuk öğreniyor mu, aktif bir köpek mi?  Bu gibi özellikleri sağlayan köpekler gönüllü ailelerin yanına yerleştiriliyorlar.

Tuvalet eğitimi, saldırgan davranmama, bir şey kırıp dökmeme gibi bir rehber köpekten beklenebilecek temel konularda ilk eğitimleri gönüllü aileler veriyor. Dediğim gibi, saldırgan olmama konusu üzerinde özellikle duruluyor çünkü eğitimleri tamamlar ve rehberlik yapmaya başlarlarsa kamusal alanda çok sakin davranmaları gerekecek.

Ne kadar sürüyor rehber köpek adaylarının gönüllü aileler yanındaki eğitimi?

Gönüllü aile yanında 1yıl geçiyorlar. 1 yılın sonunda Rehber Köpek Derneği aday köpekleri sınava tabi tutuyor. Aday köpek sınavı geçerse, ikinci seviye eğitimlere, yani rehber köpek eğitimlerine başlanıyor. İkinci seviye eğitimler de 6 ay sürüyor.

Bahsettiğin bu ikinci seviye eğitimin kapsamında ne var?

Sınavı geçen köpeklere bir görme engelliye nasıl yön göstereceği, merdivene yaklaşıldığında sahibini nasıl uyaracağı, asansör komutu verildiğinde asansörü nasıl bulacağı ya da yolda bir engel çıktığında engelin etrafından nasıl dolaşacağı öğretiliyor.

Ve sonra yine sınav…

Aynen öyle. Altı aylık ikinci eğitim de bitince, köpekler yeniden sınava tabi tutuluyor. Bu sınavı geçen köpekler kendilerine uygun bir görme engelli ile eşleştiriliyor.

Uygun görme engelli ne demek?

Köpekle görme engellinin yürüyüş hızları uyum sağlıyor mu? Görme engellinin köpeğe bakabilecek düzenli bir hayatı ve bağımsız hareket kabiliyeti var mı? Dernek köpek ile sahibini eşleştirirken bu gibi kriterlere bakıyor.

Görme engelli ile köpek eşleştirildikten sonra ikisine birlikte 3-4 haftalık bir eğitim veriliyor. Biz de Tabs ile oldukça yoğun geçen; hem teorik, hem de pratik bir eğitim aldık.

Yani Tabs seninle eşleştirilmeden önce yaklaşık bir buçuk yıl süren bir eğitime tabi tutuldu.

Evet her aşamayı geçmek için ayrı bir sınav vardı. En sonunda, Tabs ile ben birlikte son bir sınava daha girdik ve sertifikalarımızı aldık. Tabs’in sertifikası rehber köpeklik yapabileceğine ilişkin. Benim sertifikam ise, rehber köpekle yaşayabileceğimi belirtiyor.

Tabs ve Mustafa metrobüste.
Tabs ve Mustafa metrobüste.

Bahsettiğin sertifikanın geçerliliği ve fonksiyonu nedir?

Bu ülkeden ülkeye değişiyor. Bizim eğitmenimiz Slovenyalıydı ve Avrupa Rehber Köpekler Federasyonu’na üyeydi. Dolayısıyla eğitimi tamamladıktan sonra bize Avrupa’da da geçerli bir kimlik kartı verildi. Bu kimlik sayesinde Tabs ve ben Avrupa’da hastaneler de dahil olmak üzere her kuruma girebilir, her türlü taşıma aracına binebiliriz. Bu kimliğe sahip bir görme engelli ve köpeğine Avrupa’da her kapı açılıyor.

“Bunun dayanağı ne?” diye soracak olursan;

Avrupa Birliği ülkelerinde rehber köpeklere ilişkin detaylı yasalar var. Bu yasal düzenlemeler sayesinde, rehber köpekler tıpkı tekerlekli sandalye gibi her türlü kamusal alana girebiliyorlar.

Türkiye’deki yasal durum nedir peki? 

Türkiye’de ne yazık ki görme engellilerin rehber köpekleri ile birlikte her türlü kamusal alana girebilmelerini sağlayan bir düzenleme henüz yasalaşmadı. 2 yıldır tasarı halinde mecliste beklemekte.

Bu yasa bir gün Türkiye’de yürürlüğe girerse ne gibi avantajları olacak senin için?

Benzer bir yasa bir gün Türkiye’de yürürlüğe girerse her kuruma rehber köpeğim ile birlikte girmek hakkına sahip olacağım. Oysa şu anda rehber köpeğimle bir yere girebilmek için her kurum ile ayrı ayrı müzakere etmek zorunda kalıyorum. Şanslıyım ki insan haklarına çok duyarlı bir şirkette çalışıyorum. Ancak şirket dışında hareket özgürlüğüm kişi ve kurumların insiyatifine kalmış durumda. Bu yasa yürürlüğe girerse, hakkım olanı bir yasaya dayanarak herkese karşı savunabileceğim.

Tabs ile mekanlara girmene, toplu taşımayı kullanmana karşı çıkılmasının sebebi Türkiye’de çok az rehber köpek olması ve insanların bu konuda bilinçli olmaması olabilir mi ?

İstersen bu soruyu cevaplamak için yurt dışındaki tabloya bakalım. Mesela Almanya’da ilk rehber köpekler Birinci Dünya savaşı sonrasında gazilere tahsis ediliyorlar. Nereden baksan 100 yıllık bir süreçten bahsediyoruz. İngiltere’de şu anda sokakta yaklaşık 5000 tane rehber köpek var. Slovenya, nüfusu iki milyonluk küçük bir ülke olmasına rağmen orada bile rehber köpek sayısı 40. Nüfusu 80 milyon olan Türkiye’de 500.000e yakın görme engelli olduğunu biliyoruz. Ancak rehber köpek sayımız sadece 4.

Dolayısıyla insanların pek çoğu bir rehber köpeğin bir görme engelli için ne kadar önemli olduğunu bilmiyor. Bir rehber köpek alelade bir köpek değil. Bir görme engelliyi bağımsız hale getiren, özgürleştiren bir köpek. Bu bakımdan bir tekerlekli sandalyeden hiçbir farkı yok. Ben ve rehber köpeği olan diğer arkadaşlarım anlattıkça insanların Tabs’e bakış açısı yavaş yavaş değişiyor.

Esasında değişim bir öncünün insanlarda farkındalık yaratması ve hakkı olanı istemesi ile başlıyor.

Kesinlikle haklısın. Türkiye’de rehber köpeklerin eğitilmesinin ve Rehber Köpekler Derneği’nin kurulmasının hikayesini de anlatayım.

İngiliz Büyükelçisi Richard Moore’un eşi Maggie Moore da görme engelli. Türkiye’de görevlendirildiklerinde rehber köpekleri ile birlikte geliyorlar. Bir başka görme engelli kadın da bunu görüyor, etkileniyor, büyükelçinin eşiyle iletişime geçip rehber köpek istediğini söylüyor. Böylece Rehber Köpekler Derneği’nin temelleri atılmış, Türkiye’ye ilk rehber köpek gelmiş oluyor.

Böyle başlayan yolculuğunda Dernek 4 rehber köpek yetiştirdi. Ve biz, rehber köpeğe sahip 4 arkadaş olarak, Türkiye’de rehber köpeklerin bilinirliğini ve sayısını arttırmak için sürekli konserlere, etkinliklere, sergilere katılmaya, toplu taşımayla seyahat etmeye çalışıyoruz. Çalışıyoruz ki toplumun farkındalığı ve Türkiye’deki rehber köpek sayısı artsın.

Benzer bir öncülüğü üniversitede de yapmıştın. Koç Üniversitesi’nin 2010 yılına dek hiç görme engelli öğrencisi olmamıştı. Sen ilktin.

Aynen öyle. 2010 yılında Koç Üniversitesinin ilk görme engelli öğrencisi olarak hukuk fakültesinde eğitimime başladığımda okulda görme engellilere yönelik hiçbir altyapı yoktu. Yine çok şanslıydım ki okulum erişilebilirlik konusunda duyarlıydı. Rektörümüzün ve idarecilerimizin desteği ile Engelli Birimi kuruldu ben gelince. Yıllar içerisinde de okulumuzun engelli dostu bir kampüsü oldu. Hem fiziksel engellilere uygun tasarım değişiklikleri yapıldı, hem de kitapların elektronik ortama aktarılması ve Braille alfabesi ile basılması için gerekli ekipmanlar alındı. Farklı engel gruplarından öğrencilere uygun bir kampüs yaratmak için hep birlikte çaba sarf ettik. Ben mezun olurken, yani 5 sene sonra, kampüste 5 tane görme engelli arkadaşım daha vardı ve hepsi de burslu okuyorlardı.

2018 yılında hem yüksek lisansını tamamladın, hem de bir rehber köpek sahibi oldun. 2019 yılındaki planların nedir?

Eylül 2018’de bitti yüksek lisansım. Kasımda ise hayatıma Tabs girdi. Bu yüzden bu kışı Tabs’le birbirimize alışma süreci olarak değerlendirmek istiyorum. Ama yakında doktora sınavlarına hazırlanıp, önümüzdeki sonbaharda da İstanbul’da bir üniversitede yine hukuk alanında bir doktora programına başlamak istiyorum. 

Bunun dışında da şirketin spor salonunda spor yapmaya ve haftasonları da seramik kursuna gitmeye devam edeceğim. İkisi de çok keyifli ve hayatın stresini atmama yardımcı oluyor.

Tabs hayatını çok olumlu yönde değiştirdi ve aynı zamanda sana yeni bir misyon  da yükledi. Bu çok heyecan verici. 2019 yılı senin için geçmiş yıllardan daha farklı olacak gibi bir his var içimde. 

Tabs’ten önce dışa daha kapalı ve yalnız bir hayatım vardı. Örneğin haftasonu bir gün dışarıdaysam öbür gün evdeydim. Artık Tabs’le birlikte her gün dışarıdayım. Daha özgüvenliyim, biliyorum ki Tabs yanımda. Bu sebeple toplumun rehber köpekler konusunda farkındalığını arttırmak gibi bir sorumluluk hissediyorum.

Bundan sonra da bu sorumluluğumun gereklerini yerine getirmek için hız kesmeden çalışmaya devam etmek istiyorum. Aslında bu bir denizyıldızı hikayesi. Ne kadar kişinin farkındalığını arttırırsak, bizim için o kadar güzel. Eğer bir gün dışarı çıktığımda bir kişiye rehber köpeğin ne olduğunu anlatabildiysem, o gün benim için başarılı geçmiş demektir.

Bu sadece benim için değil; diğer 3 rehber köpeğin sahipleri için de aynı şekilde geçerli. Ne kadar bilinç, o kadar güzel hayat. Belki bir gün Türkiye’de de Avrupa’da olduğu gibi rehber köpeklere ilişkin bir yasa yürürlüğe girecek, binlerce rehber köpek sahipleri ile birlikte sokakta olacak ve her yere özgürce gidebilecekler. Her yer eşit erişilebilir olacak. Ben o günü hayal ederek çaba sarf etmeye devam edeceğim.

Son fotoğraf da İstanbul’un en renkli metrosundan . Farklılıklara saygı, biraz empati ve hoşgörü ile aşılamayacak engel yok.

Bir diğer Röportajım “Bakiye Duran: Hedeflerim Var! Maceraya Devam!

FACEBOOK YORUMLARI

SONSÖZ YORUMLARI

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen adınızı girin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.