AVRUPA GÜNÜ ETKİNLİKLERİ ANKARA CERMODERN’DE BAŞLADI

0
108
- Reklam -

Avrupa Birliği (AB)’nin temellerinin atıldığı gün olarak kutlanan 9 Mayıs Avrupa Günü kapsamında AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Nikolaus Meyer-Landrut
Ankara CerModern’de bir basın toplantısı gerçekleştidi. Toplantının ardından bu yıl “Umudumuz Hep Genç” sloganı ile yapılan etkinlikte Dijital Kolaj Sanatçısı
Uğur Gallenkuş’un “Paralel Evrenler” adlı sergisinin açılışı yapıldı.

ESMA ALTIN– 9 Mayıs Avrupa Günü kapsamında Ankara CerModern’de Avrupa Günü Resepsiyonu düzenlendi. AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Nikolaus Meyer-Landrut tarafından bir basın toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Landrut, Avrupa Gününü Rusya-Ukrayna savaşının gölgesinde kutladıklarını ve Avrupa entegrasyonunun daha önemli hale geldiğini belirtti. “Umudumuz Genç Olsun” sloganı ile düzenlenen etkinlikte bu yılı gençlerin yılı olarak ilan ettiklerini ve tüm olumsuzluklara rağmen barış mesajı verdiklerini vurgulayan Landrut; “Avrupa’da da, Türkiye’de de her yerde gençler ülkelerinin umududur ve geleceğidir. Avrupa entegrasyonu da daha fazla genci dahil etmemiz gerektiğini düşündüğümüz bir proje. Onları daha fazla bilgilendirmeli, bu çalışmalara daha fazla dahil etmeliyiz. Bütün bir yılı gençlik yılı olarak ilan ederek Avrupa entegrasyonunun onlara ne tür fırsatlar sunduğunu daha iyi açıklamak istediğimiz için gençlere yönelik yaptık.” dedi.
‘AVRUPA GÜNÜNÜN TEMELİNDE DEĞERLERİMİZ YATIYOR’


9-22 Mayıs tarihleri arasında kutlanan Avrupa Günü kapsamında gerçekleştirdiği basın toplantısında konuşan AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Nikolaus Meyer-Landrut, Avrupa Gününün önemi dikkat çekerek sözlerine şöyle devam etti; “Avrupa Günü, Schuman Günü, 9 Mayıs 1950 tarihinde Fransız Dışişleri Bakanı Robert Schuman çelik ve kömür üretimini Fransa, Almanya ve diğer kurucu ülkeler arasında entegre etme teklifini dile getirmişti. Burada amaç ülkeler arasında Avrupa Kıtasında savaşın imkansız hale gelmesini sağlamaktı ancak şu ana baktığımızda Rusya’nın Ukrayna’daki işgalinden dolayı, karabulutlar altında ve Avrupa entegrasyonu daha önemli hale geldi. Savaş devam ederken bugünü kutluyoruz. Bizim için bugünün temelinde değerlerimiz yatıyor. Bunlar, bizim hem savunmak hem kutlamak istediğimiz kilit değerlerimiz. Bu değerlerimiz tabii ki barış ve barışın bugün ne kadar önemli olduğunu görüyoruz.”
‘BÜTÜN BİR YILI GENÇLİK YILI OLARAK İLAN ETTİK’
Avrupa Gününün bu yıl “Umudumuz Hep Genç Olsun” sloganı ile kutlandığını ifade eden Büyükelçi Landrut, özellikle gençlerin Avrupa’ya göç etmek istemeleri hakkındaki görüşlerini aktararak şunları kaydetti; “Tüm yılı gençlik yılı olarak ilan ettik ve bu yılı da gençlere adadık. Çünkü Avrupa’da da, Türkiye’de de her yerde gençler ülkelerinin umududur ve geleceğidir. Avrupa entegrasyonu da daha fazla genci dahil etmemiz gerektiğini düşündüğümüz bir proje. Onları daha fazla bilgilendirmeli, bu çalışmalara daha fazla dahil etmeliyiz. Gençlerin entegrasyonun avantajları nelerdir, günlük hayatlarına ne tür katkısı var, getirdiği fırsatlar nelerdir, bunları daha iyi anlamaları gerektiğini düşünüyorum. Çünkü Türkiye’nin de katıldığı çok önemli bir değişim programımız var. Erasmus Plus. Gençler Erasmus Plus sayesinde başka ülkelerde, üniversitede ya da eğitim programlarında yer alabilirler. AB’den araçlar da Türkiye’ye geliyor. Buradan AB’ye de gidiyorlar. Bu yıl Avrupa Gününü gençlere adamakla kalmadık, bütün bir yılı gençlik yılı olarak ilan ederek Avrupa entegrasyonunun onlara ne tür fırsatlar sunduğunu daha iyi açıklamak istediğimiz için gençlere yönelik yaptık.”
Göç ve mülteci olaylarının yüzlerce yıldır devam ettiğini, farklı ölçeklerde, zamanlarda ve yerlerde gerçekleşebildiğini belirten Landurt, Türkiye’deki göçmen nüfusu ile ilgili şunları söyledi; “Bugün Türkiye büyüklük olarak baktığımızda dünyadaki en büyük mülteci topluluğuna ev sahipliği yapıyor. Bu durum, Türkiye’yi çok takdir ettiğimiz bir çaba, çalışma. Şehirleri, insanları, otoriteleri çok takdir ettiğimiz bir çaba. Suriye’deki kriz 11 yıl önce başladı. Mülteci ve göç krizi de uzun süredir devam ediyor. Bu konuda Suriyelilerin ülkelerine dönüp dönmeyeceği tartışılıyor. Bu konuda AB de eğer koşullar yerine gelirse güvenli, gönüllü ve onurlu geri dönüşlerden mutlu olur. Birleşmiş Milletler (BM) himayesinde BM Mülteciler Yüksek Komiserliği özellikle bu tür geri dönüşleri denetleyen, değerlendiren kurum. Eğer gelişmeler BM himayesinde geri dönüşlerin mümkün hale gelmesini sağlarsa Türkiye’den ama aynı zamanda Lübnan’dan, Avrupa’dan, Ürdün’den ve dünyanın pek çok yerinden Suriyeli mülteciler evlerine geri dönebilirler. Bu konuda birlikte çalışmadayız ve bu mümkün olursa hepimiz memnun oluruz.”

- Reklam -


‘KENDİ EGEMENLİĞİNİ KORUMAK İSTEYEN UKRAYNA’NIN YANINDA OLMALIYIZ’
Bu yılki kutlamalarda “barış” mesajının ön planda olduğuna dikkat çeken Büyükelçi Landrut, Rusya-Ukrayna Savaşı’na değinerek şunları dile getirdi; “Rusya tarafından Ukrayna’ya açılan bu saldırgan, temelsiz ve acımazsız savaş AB tarafından ve aynı zamanda Türkiye tarafından da kınandı. AB çok hızlı bir şekilde iki tür tedbiri hayata geçirdi. Bunlardan ilki, Ukrayna’ya her türlü desteği, yardımı sağlamak; ikincisi ise, daha önce eşi benzeri görülmemiş yaptırımları Rusya’ya karşı uygulamak. Bu yaptırımlar Rusya’nın savaş çabalarının azaltılması amacıyla yapıldı. Rusya’nın Ukrayna’da sürdürdüğü savaş sadece Ukrayna’ya karşı açılmış bir savaş değildir. Aynı zamanda özgürlüklere karşı açılmış bir savaştır. Kendi egemenliğini elinde tutmak isteyen bir ülkeye açılmış bir savaştır ve hepimizi endişelendiren bir konu olmalı. Dolayısıyla hepimiz Ukrayna’nın yanında durmalıyız.”
‘TÜRKİYE’NİN AB’YE ADAY OLMASIYLA İLGİLİ HERHANGİ BİR ŞÜPHE YOK’


Türkiye’nin AB’ye tam üyeliği süreci ile ilgili bu sürecin nasıl ilerleyeceği konusunda açıklamalarda bulunan Landrut, şunları ifade etti; “Son bir yıl içerisinde hem Türkiye hem de AB için hayati, siyasi öneme sahip bu tür alanlarla işbirliğimizi artırdık, yoğunlaştırdık. İklim değişikliği ile mücadele konusunda işbirliğini artırdık. Komisyon başkan yardımcısı ve Türk merciler arasında üst düzey diyaloglar düzenlendi. Güvenlik, ticaret, tarım, göç gibi bütün bu alanlarda işbirliğimizi yoğunlaştırdık. Şimdi de Türkiye AB’ye aday bir ülke. Türkiye’nin aday olması ile ilgili herhangi bir şüphe yok. Bu yönde yapılan ilerlemenin ölçüldüğü kriterler Kopenhag kriterleri, insan hakları, demokrasi, hukukun üstünlüğü. AB komisyonu bu gelişmelerle ilgili her yıl rapor hazırlar. Ne yazık ki son yıllarda bu raporlardaki bulgular Türkiye’nin bahsettiğim alanlarda geriye gittiğine yönelik bulgulardı ve bu yıl da ilerleme raporu AB Komisyonu tarafından muhtemelen sonbaharda yayınlanacak. Hem AB Konseyi hem de AB Parlamentosu ilerleme raporuna bağlı olarak karar veriyorlar. Bu raporda ne kadar olumlu, pozitif şey yansıtılırsa o kadar iyi olur. AB kurumları tarafından bir geriye gidiş olarak adlandırılan gelişmeler olduğunda bu da rapor edilecektir.”
AB’nin dijital dönüşüm konusunda yaptığı çalışmalara değinen Landrut, dijital dönüşümün şu anda herkes için önemli bir olgu olduğunu ifade ederek şunları belirtti; “Bu bağlamda yeni bir mevzuat oluşturuluyor. Farklı aktörleri destekleyecek yeni sistemler düşünülüyor. Belki Türkiye ve AB’nin bu alanda işbirliği yapabileceği bir durum olabilir. AB’nin programlarından Digital Europe’a katılmayı düşünüyor. Dolayısıyla burada işbirliğini artırmak mümkün olacak. Bu da çok önemli. Çünkü Türkiye gümrük birliği aracılığıyla ekonomik anlamda ortak pazarın da bir parçası. Bu nedenle değer zincirinde üretimin gelişmesi söz konusu olduğu zaman ve bu gelişmenin dijitalleşme yönünde gerçekleşmesi gerektiğinde bunun hem Türkiye’de hem AB’de yapılmasından hem ticaret hem ekonomik işbirliği fayda görecektir. Özel sektör de bu alana büyük bir ilgi gösteriyor. Bu yüzden bu alanda ilerlemenin mümkün olduğunu düşünüyorum.”
‘ZITLIKLARI BİR ARAYA GETİREREK EMPATİ KURMAYI AMAÇLADIM’
Konuşmasının ardından Dijital Kolaj Sanatçısı Uğur Gallenkuş’un “Paralel Evrenler” adlı sergisinin açılışına geçildi. Hayatın acı ve tatlı yanlarının bir arada yer aldığı sergiyi çok etkileyeceği bulduğunu ve çağımızın bütün zıtlıklarını ortaya koyduğunu belirten Büyükelçi Landrut, özellikle Ukrayna’daki savaş devam ederken sergide yer alan eserlerin kelimelerin anlatabileceğinden çok daha fazlasını anlattığını belirtti.
Çalışmaları ile farklı sorunları ele alarak insanların empati duymasını ve farkındalık yaratarak sorunları daha minimize hale getirmesini amaçladığını belirten Dijital Kolaj Sanatçısı Gallenkuş, şunları söyledi; “Savaşların yaratmış olduğu yıkım ve acıların hem Ukrayna işgalinde hem Suriye iş savaşında, Libya savaşında, Irak, Afganistan işgallerinde ve Avrupa2nın belirli bölgelerinde devam eden çatışmaları da görüyoruz. Fakat bunlar sadece bir haber görseli olarak düşünülüyor bazen. Bu sorunları tam anlayabilmek için empati kurmamız gerekiyor. Bu çalışmalarımda da iki zıtlığı bir araya getirerek yaşanan olaya farklı bir bakış açısı sağlamaya çalışıyorum. Çalışmalarımda bunu başardığıma inanıyorum.”
Sergi açılışının ardından geleneksel Avrupa Günü Resepsiyonuna geçildi. Resepsiyonda Avrupa’nın ve dünyanın en büyük sahnelerinde 15 yıl süren turneler veren La Caravane Passe grubu, müzikleri ile güzel anlara imza attı.

- Reklam -